Izmir'de hüzünlü ders başı
Aksaraydaki katliam gibi kazanın ardından İzmir'de Zafer İlköğretim Okulu, en acı pazartesiyi yaşadı. Hafta sonu Kapadokya'ya yapılan gezi bütün okulu yasa boğarken, 33 kişinin öldüğü kazadan sonraki ilk ders zili dün çaldı.
17 NİSAN 2007 SALI 10:18 |
0 |
1320 |
0 |
|
AA |
aa |
|
Meslektaşlarını kaybeden öğretmenler, çocuklarına ağlayan veliler ve arkadaşlarını yitiren öğrenciler, okul önünde toplanıp saygı duruşunda bulunduktan sonra gözyaşlarıyla okuldan içeriye girdi. Üzerine bir demet papatya bırakılmış boş sıralar, yaşanan acıyı daha da büyüttü. Aksaray'daki kazada eşi Elif ve 2-A sınıfında okuyan kızı Fatma'yı kaybeden Halil İbrahim Çalmanda'nın sözleri ise yürekleri dağladı. Acılı baba 7-A sınıfında okuyan diğer kızı Başak'ı okula getirmişti. "Evde hâlâ eşimin ve kızımın eşyalarını kokluyorum. Bu acıyı kaldırmak çok zor.'' derken hayatta kalan tek varlığı Başak'a sımsıkı sarıldı. Hafta sonunda meydana gelen kazada 1 öğretmen, 4 öğrenci ve çok sayıda velisini kaybeden Zafer İlköğretim Okulu'nda eğitim hüzünlü başladı. Kazadan sonraki ilk eğitim gününde okula gelen öğrenci ve velilerin oldukça üzgün oldukları görüldü. Öğrenciler, hayatını kaybeden arkadaşları için uzun süre gözyaşı döktü. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Sağlık Müdürlüğü'nde görevli psikologlar, öğrencilere psikolojik destek vermeye başladı. Okuldaki her sınıfta 2 psikoloğun öğrencilerle konuştuğu bildirildi. Öğrencilerin görevlilere en çok "Şimdi arkadaşlarımız ne olacak?" sorusunu sordukları aktarıldı. İzmir Psikologlar Derneği üyesi Deniz Özel Eryılmaz, çocukların kısa sürede normale döneceklerini söyledi. Eryılmaz, "Hayatın devam ettiğini söylüyoruz." diye konuştu. Türkiye Psikologlar Derneği Travma Grubu Başkanı Şener Karaman, "Arkadaşlarını kaybeden öğrenciler, yas tutacaklar, ağlayacaklar, yalnız kalmak isteyecekler. Bu zor durumda biz de onlara yardımcı olacağız." dedi. Öğrencilerle ilgili herhangi bir sağlık sorunu yaşanması ihtimaline karşı 112 Acil Servis ekibi okulda hazır bulunduruldu. İzmir Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan da öğrencileri ilk eğitim gününde yalnız bırakmadı. Okulda eğitime ara verilmeyeceğini belirten Aydoğan, kazada bir ihmal veya başka bir unsur olup olmadığı ile ilgili adli ve idari soruşturmanın sürdüğünü söyledi. Çocuklarını okula bıraktıktan sonra okul önünde bekleyen velilerin oldukça üzgün oldukları görüldü. Aksaray'daki kazada eşi Elif ve 2-A sınıfında okuyan kızı Fatma'yı kaybeden Halil İbrahim Çalmanda, aynı okulun 7-A sınıfında okuyan diğer kızı Başak'ı okula getirdi. Evde hâlâ eşinin ve kızının eşyalarını kokladığını ifade eden Çalmanda, "Bu acıyı kaldırmak çok zor." diye konuştu. Hayatta kalan tek varlığının okula bıraktığı kızı Başak olduğunu belirten Çalmanda, onunla hayata tutunmaya çalıştığını söyledi. Okul önünde bekleyen velilerden Abdülkadir Sevinç ise kızı Azize'yi kazada kaybettiğini belirterek, "Ölen kızımı kim verecek bana? Bu ölümlerin sorumluları kim ise çıksın ortaya. O kadar kişiyi bu otobüse kim bindirdiyse hesabını versin." diye konuştu. İzmir'de Zafer İlköğretim Okulu 2-A sınıfı, 9 öğrenciyle öğleden sonra ders başı yaptı. Aksaray'da meydana gelen kazada arkadaşlarını kaybeden öğrenciler, aileleri tarafından okula getirildi. Veliler başta okula alınmadı. Öğleden sonra okula gelen öğrenciler bahçede toplandı. Hep bir ağızdan öğrenci andını okudu. Daha sonra diğerleri ve 2-A sınıfından 9 öğrenciyi, öğretmenleri sınıflara aldı. Okulda öğrenci velilerine de psikologlar tarafından destek veriliyor. Sabah saatlerinde okul önüne gelen 2-A sınıfı öğrencilerinden Aybek Kılıç, arkadaşlarının ölümüne çok üzüldüğünü ifade ederek, onları unutamayacaklarını dile getirdi. Bu arada, Sakarya'da uzak mesafelere okul gezileri yasaklandı. Sakarya Valiliği, Aksaray'da 33 kişinin ölümüyle sonuçlanan otobüs kazası sonrasında tüm okulların il dışı gezilerini yasakladı. Sakarya Valisi Hüseyin Atak, Kapadokya'daki kazanın kendilerini derinden üzdüğünü aktararak, "Bu kazaların bir daha yaşanmaması için okul gezilerini pazartesi gününden itibaren yasakladık. Hiçbir okul, ilköğretim okulu ve liselerde dış gezilere izin vermeyeceğiz." açıklamasında bulundu. 
|
21.08.2026 22:19
 |
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI |
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu. |
|
21.08.2026 21:07
 |
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp |
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu. |
|
21.08.2026 21:06
 |
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı |
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu. |
|
21.08.2026 21:04
 |
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü |
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor. |
|
21.08.2026 21:03
 |
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek |
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi. |
|
21.08.2026 21:02
 |
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı |
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi. |
|
|