Kadınların sorunları çözülmelidir
Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Salih Kızılboğa, kadınların sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyledi.
07 MART 2012 ÇARŞAMBA 18:45 |
0 |
1464 |
0 |
|
AA |
aa |
|
Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Kızılboğa, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.
Kızılboğa, açıklamasında şunları kaydetti:
“Toplumsal hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olan kadınlarımızın maruz kaldığı sorunların çözülmesi yalnız kadınlar için değil, çocuklar, aile ve toplum için çok önemlidir. Bunun içinde kadınların sorunlarının çözümünde önemli adımların atılması gerekmektedir. Peygamber Efendimiz S.A.V. 1380 yıl önce Veda Hutbesinde “Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.” diyerek tüm insanlığa bir çağrıda bulunmuş ve kadın haklarının önemine dikkat çekmiştir. Günümüz Türkiye'sine bakıldığında ise kadın hakları konusunda ortaya çıkan manzara vahim boyutlara ulaşmıştır. Manzarada ne yazık ki şiddet, taciz ve cinayetler yer almaktadır. Bu insanlık dışı olayların sık sık kamuoyu gündeminde yer almasını görmek Türkiye'de kadın hakları ve kadınların korunması konusunda ne kadar gerilerde kalındığının açıkça bir göstergesidir. Referandumla ile birlikte Kadınlara pozitif ayrımcılık Anayasa'da yer almıştır. Bu pozitif ayrımcılıkta tıpkı memurların toplu sözleşmesi gibi metinden öteye gidememiş, hakları ileriye götüren bir kimliğe bürünememiştir. Kadın haklarının geliştirilmesinde hükümet üzerine düşen görevi yapmalıdır. Bu konuda somut adımlar atılmalıdır. Unutmayalım ki hak ve hukuk metinlerde anlam bulmaz uygulamalarda hayat bulur. Pozitif ayrımcılığa işlerlik kazandırmak, Şiddet, taciz ve Cinayet gibi insanlık dışı olayların önüne geçmek gibi hükümetin kadınlara karşı çok önemli bir sorumluluğu vardır. Bu konuda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bir lokomotif görevi üstelenerek kadınlarımızın sorunlarını çözmelidir. Bu konuda TBMM'de görüşülen Kadına Yönelik Şiddet Yasa Tasarısını ilk adım olarak görüyor ve kadın haklarını geliştiren düzenlemelerin de hayata geçirilmesini istiyoruz. Sağlık ve Sosyal Hizmet alanında şifa dağıtan, sosyal hizmetlerin sunumunda devletin şefkat eli olan kadınlarımızın çalışma hayatında da birçok sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Ne yazık ki çalışma hayatında da şiddet ve mobbing bunların başında gelmektedir. Kamuda şiddet ve mobbingin önüne geçilmesi için tüm sosyal taraflarla birlikte kamuda ortak bir çalışma başlatılmasını istiyoruz. Kamuda şiddeti ve mobbingi cezalandıran yasaların çıkarılmasını talep ediyoruz. Kadınlarımızı kamuda ikinci plana itilmesi uygulamasına son verilmelidir. Bugün yönetim kadrolarına baktığımızda sadece 1 kadın bakan ve 1 kadın valimiz vardır. Kamuda en üst memuriyet olan Müsteşarlık makamında 1 tane bile kadın yoktur. Bu tablonun da değişmesi gerekmektedir. Ayrıca kadınlarımız kötü çalışma koşullarında hizmet vermeye, alanları dışında çalıştırılmaya mahkum edilmek istenmektedirler. Kreş, lojman gibi bazı sosyal imkanlardan mahrum bırakılmaktadırlar. Sağlık alanında başta ebelerimiz ve hemşirelerimiz olmak üzere kadınlarımız özellikle kırsal kesimde hizmet üretirken karşılaştığı malzeme eksikliği, fiziki mekan yetersizliği gibi sorunlarla uğraşmakta kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacak mekanlar oluşturulmaması nedeniyle birçok tehlikeye maruz kalmaktadırlar. İdareciler artık 8 Martı kutlama mesajı yerine çözüme yönelik somut adımlar atarak hatırlamalıdırlar. Ayrıca burada sorunun çözümünde eksik kalan önemli bir unsurda kadınlarımızın aktif olmamasıdır. Türk kadını sesini duyurmalı, düşüncelerini açıklamalı ve sorunlarına çözüm için mücadele etmelidir. Sivil toplumda görev alan kadınlar Türk kadının temsilcisi ve ümididir. Kamuda çalışan bayanların seslerini güçlü olarak duyurabilecekleri örgütlerde hiç şüphesiz ki sendikalardır. Bu nedenle Türk Sağlık-Sen olarak kadınlarımızı sendikal mücadelemize ortak olmaya çağırıyor ve güçlü ailemizde sorunlarını çözmek için bir arada bulunmalarını istiyoruz. Türk Sağlık-Sen olarak tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, kadınlarımızın tüm sorunlarının göstermelik tartışmalardan uzak bir şekilde çözüm odaklı olarak irdelenmesini istiyoruz.”
|
01.06.2026 18:49
 |
Bingöl Üniversitesi'nde mezuniyet coşkusu |
Bingöl Üniversitesi 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Mezuniyet Töreni, protokol üyeleri, akademisyenler, öğrenciler ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Törende dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri takdim edilirken, mezuniyet coşkusu kep atma seremonisiyle taçlandı. |
|
01.06.2026 13:55
 |
Aftor Küme Evleri'nde yangın paniği |
Bingöl merkez Aftor Küme Evleri mevkiinde bir evin bitişiğindeki odunlukta çıkan yangın paniğe neden oldu. Alevlerin eve sıçraması itfaiyenin müdahalesiyle engellenirken, dumandan etkilenen iki kişi hastaneye kaldırıldı. |
|
01.06.2026 13:05
 |
Gülbahar Barajı için çağrı: Doğal güzellik var, temel ihtiyaçlar yok |
Kurban Bayramı tatilinde Bingöllülerin yoğun ilgi gösterdiği Gülbahar Barajı çevresinde yaşanan eksiklikler, vatandaşların tepkisini beraberinde getirdi. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken alan için ağaçlandırma, kamelya, çeşme ve seyyar tuvalet talebi öne çıktı. |
|
31.05.2026 18:04
 |
Bingöl ESOB'un yeni başkanı belirlendi |
Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) genel kurulunda başkanlık el değiştirdi. Üç adayın yarıştığı seçimde en fazla oyu alan Mesut Kurtaran, birliğin yeni başkanı oldu. Yılların başkanı Ali Bayram ise Şoförler Odası'nın ardından ESOB Başkanlığına da veda etti. |
|
31.05.2026 18:02
 |
Bayram tatilinin ağır bilançosu: 1 ölü, 39 yaralı |
Kurban Bayramı tatili boyunca Bingöl ve çevresindeki kara yollarında meydana gelen çok sayıda trafik kazası, bayram sevincini gölgeledi. Kent merkezi, ilçe yolları ve çevre illerle bağlantılı güzergâhlarda yaşanan kazalarda 1 kişi hayatını kaybederken, toplam 39 kişi yaralandı. |
|
31.05.2026 18:01
 |
Bingöl'de yağışlar ekimleri geciktirdi: Çiftçi güneşli havayı bekliyor |
Bingöl'de etkisini sürdüren yağışlı hava, bağ ve bahçe ekimlerini geciktirdi. Her yıl mayıs ayında tamamlanan ekimler, bu yıl haziran ayına girilmesine rağmen birçok bölgede hâlâ yapılamadı. Toprağın yeterince kurumasını bekleyen çiftçiler, havaların ısınmasını umutla takip ediyor. |
|
|