KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Şubat 2026 Cumartesi
°C

'Kapsamlı tedbirler alınmalı, çözümler üretilmelidir'

Cezaevindeki mahpuslar için tedbirlerin arttırılması gerektiğini belirten Bingöl Borusu: 'Cezaevleri boyutuyla bu salgın ile etkili mücadele etmek ve olası yaşamsal riskleri minimize etmek için çok acil ve kapsamlı tedbirler alınmalı, çözümler üretilmelidir.'

`Kapsamlı tedbirler alınmalı, çözümler üretilmelidir`
19 MART 2020 PERŞEMBE 15:40
3
2161
1
AA aa

Bingöl Barosu, korona virüsle ilgili tedbirlerin cezaevlerinde de arttırılması gerektiğini belirten bir açıklaması yaptı.

Yapılan açıklamada; “Hepimizin bildiği ve takip ettiği üzere, Dünyamız küresel ölçekte bir salgın hastalık tehdidi ile karşı karşıya kalmış, şimdiden binlerce insan yaşamını yitirmiş, yüzbinlerce insanın yaşamını yitireceğinden endişe edilmektedir. Birçok kıtada baş gösteren bu salgın ile mücadele etmek üzere tüm dünyada olağanüstü tedbirler alınmaktadır. Covid-19 olarak bilinen ve ölümcül risklere yol açan bu virüsten hem korunmanın hem de yaygınlaşmasının önüne geçilmesinin yegane yolunun, hijyenik bir ortamda izolasyon olduğu da genel kabul gören bir gerçektir. Nitekim şimdilik alınan tüm tedbirlerin buna yönelik olduğunu hepimiz müşahede etmekteyiz. Bu salgın ile mücadele kapsamında Ülkemizde alınan önlemlerin bir kısmı amaca uygun ise de, ağır risk grubu olarak tanımlanabilecek diğer bir kısım alanlarda alınan önlemlerin bu amaca hizmet etmediğini, alınan tedbirlerin yetersiz kaldığını kamuoyunun dikkatine çekmek isteriz. Türkiye cezaevlerinde sayısı üç yüz bini bulan mahpuslar, bu risk grubunun başında gelmektedir. Mahpusların dış dünya ile tek iletişim yolu olan avukat ve yakınlarıyla görüş ve ziyaret haklarının kısıtlanması ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin tam olarak sağlandığını söylemek güçtür. Bu, amaca uygun bir tedbir değildir. Dış dünya ile tek temas yolu olan bu hakkın ellerinden alınarak fiziksel sağlıkları kısmen sağlansa da, bu kısıtlamanın mahpuslar ve yakınlarını ruhsal açıdan bir yıkıma uğratma riskini de barındırmaktadır. Kaldı ki virüs sadece mahpus yakınları tarafından değil, infaz koruma personeli ve diğer güvenlik personeli tarafından da cezaevine taşınabilecektir” denildi.

“MAHPUSLARIN BİR SAĞLIK KURULUŞUNA SEVKLERİ BAZEN AYLARI BULUYOR”

Baro tarafından yapılan açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye Cezaevlerinde koğuş ve hücre bazında kapasitelerinin çok üstünde mahpus tutulduğu, koğuşların ve ortak kullanım alanlarının havasız ve hijyenden yoksun olduğu; sıcak su, temizlik ürünleri ile diğer dezenfektanlara erişimin çok kısıtlı, kapsamlı bir sağlık hizmetine erişimin ise neredeyse imkansız olduğu bilinmektedir. Cezaevi Komisyonlarımızca hazırlanan raporlarlarda sıkça belirtildiği üzere birçok cezaevinde mahpusların bir sağlık kuruluşuna sevkleri bazen ayları bulduğu yönünde çokça tespitte bulunulmuştur. Cezaevlerinde binlerce hasta, yaşlı, kadın ve çocuğun bulunduğu göz önüne alındığında ne denli büyük bir risk ile karşı karşıya olduğumuz daha net anlaşılacaktır.

Cezaevleri boyutuyla bu salgın ile etkili mücadele etmek ve olası yaşamsal riskleri minimize etmek için çok acil ve kapsamlı tedbirler alınmalı, çözümler üretilmelidir. Bu kapsamda alınacak tedbir ve çözümlerin bir kısmı yasal düzenlemeler gerektirse bile, herhangi bir yasal düzenlemeyi gerektirmeyen çözümlerin bulunduğunu da kamuoyunun ve karar vericilerin dikkatine sunmak istiyoruz.

• Tutuklama müessesesinin son yıllarda istismar edildiği ve istisna olarak düzenlenen tutuklu yargılamanın temel ilke haline geldiği, hukuk camiasının genel kabulüdür. Cezaevlerinde, düşünce ve ifade hürriyetlerini kullandıkları gerekçesi ile tutuklanan ve halen tutuklu bulunan azımsanmayacak sayıda siyasetçi, belediye başkanı, aydın, gazeteci, avukat, öğrenci bulunduğu; bunlardan bir kısmının yaş ve hastalık sebebiyle corona virüsünün ölümcül risk grubunda olduğu bir gerçektir.

• Tek tek isimlerini sayamayacağımız hasta, yaşlı, hamile veya çocuklu kadın tutuklular, acil bir çözüm bulunmaması halinde telafisi imkansız yaşamsal risklerle karşılaşacaktır.

• Tutuklamanın tedbir niteliği ve son yıllarda istismar edilen bu yönü de dikkate alınarak halen tutuklu bulunan mahpusların, tutuklu yargılanması ile sağlık ve yaşam hakkının çatıştığı bu koşullarda, sağlık ve yaşam hakkına üstünlük tanınarak tahliye edilmeleri; ev hapsi ve benzeri adli kontrol hükümlerinin yaygınlaştırılarak varsa tutuklamadan elde edilebilecek kamusal faydanın bu suretle temini elzemdir.

• Tutuklular ile ilgili bu çözüm ve tedbirin herhangi bir yasal düzenlemeyi gerektirmediğini, talep veya resen tutukluluk incelemesi ile bunun mümkün kılınabileceğini önemle vurgulamak isteriz.

• Risk grubunda bulunan yaşlı, hasta, kadın ve çocuk hükümlüler yönünden ise, Ceza infaz kanunundaki “infaza ara verme” ve “özel infaz usülleri” konusunda bir kısım değişiklikler yapılarak veya ek hükümler konularak acil çözümler bulunmalıdır. Uzun süreden beridir Türkiye'nin gündeminde olan infaz rejimindeki iyileştirme konusunda gecikmeksizin bir düzenleme yapılmalıdır. Bu düzenleme yapılıncaya kadar salgın hastalık süresince infaza ara verilmesi veya cezanın evde infazı gibi tedbirlere başvurulması ile hükümlülerin sağlığa erişim hakkının temini ve dolayısıyla yaşam hakkının korunmasının sağlanması gerekmektedir.

• Salgın ile mücadele kapsamında, mahpusların avukat ve yakınlarıyla açık ve kapalı görüşlerine getirilen kısıtlamanın yaratacağı olumsuz etkileri en aza indirmek için mahpusların yakınlarıyla haftada 10 dakika olarak uygulanan telefon görüşlerinin süresi uzatılmalıdır.

•   Yine Ceza İnfaz kurumlarında çalışan tüm personellerin de salgına karşı genel sağlık durumlarının korunmasına yönelik tedbirler alınmalı, gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.”

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_56594)
20 Mart 2020 Cuma 03:30
Tahliye edilmeliler. Salgın cezaevinde asla engellenemez bu büyük bir gerçek
06.02.2026
14:36
Karlıova`nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Karlıova'nın Hafızası Kitapla Geleceğe Taşındı
Bingöllü yazar Sebeki Özmen'in kaleme aldığı 'Karlıova'da Doğal Yaşam ve Kültür' adlı eser, ilçenin doğasını, sözlü tarihini ve kuşaklar arasında aktarılan yaşam bilgisini edebi bir anlatımla kayıt altına alıyor. 224 sayfalık kitap, Karlıova'nın zorlu doğasıyla yoğrulan kültürünü gelecek nesillere taşıma amacıyla hazırlandı.
06.02.2026
13:51
Dağılma:
Dağılma: 'Anadil eğitimi, kimliğin ve kültürün geleceğidir'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın seçmeli ders tercih süresini 20 Şubat 2026'ya kadar uzatmasını değerlendiren Bingöl Üniversitesi Zaza Dili ve Edebiyatı Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Dağılma, özellikle Zazaca başta olmak üzere anadil derslerinin öğrencilerin kültürel kimliği ve dil mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
06.02.2026
12:56
Alban:
Alban: 'Bilime Değil Ranta Yatırım Yapılıyor'
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, deprem gerçeğine rağmen afet risklerini azaltmaya yönelik yatırımların yetersiz kaldığını belirterek, Bingöl'ün yüksek deprem tehlikesi altında olduğunu ve önleyici çalışmaların geciktirilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
06.02.2026
12:38
Baraç:
Baraç: 'Deprem Kader Olabilir, İhmal Değil'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada hem deprem sürecindeki kriz yönetimini eleştirdi hem de Bingöl'ün ciddi deprem riski altında olduğunu vurgulayarak yetkililere önlem çağrısında bulundu.
06.02.2026
12:15
Hülakü, Bingöl`ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
Hülakü, Bingöl'ün deprem hazırlığı için Meclis Araştırması istedi
DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, Bingöl'ün deprem riskine karşı hazırlık düzeyinin araştırılması için TBMM'ye Meclis Araştırma önergesi verdi. Hülakü ayrıca yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, afet planları ve kurumların hazırlık durumuna ilişkin iki ayrı soru önergesiyle bakanlıklardan ayrıntılı bilgi talep etti.
05.02.2026
18:15
'Zazalar Kürt mü?' tartışması yeniden gündemde
Sosyal medyada yeniden alevlenen 'Zazalar Kürt'tür / değildir' tartışması akademik çevrelerde yıllardır sürerken, sosyal medyada karşıt görüşlerin birbirini etiketlediği ve tartışmanın ideolojik bir zemine kaydığı görülüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın