KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Ağustos 2026 Pazar
°C

Kendisine değer verilmeyen çocuk öğrenmez

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üstün Dökmen, kendisine değer verilmeyen çocuğun öğrenmeye önem vermeyeceğini söyledi. Dökmen'den okul fobisine karşı öneriler:

Kendisine değer verilmeyen çocuk öğrenmez
05 EYLÜL 2006 SALI 13:09
0
1266
0
AA aa
Ankara Üniversitesi (AÜ) Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üstün Dökmen, ''Aile bilgiye değer verir, saygı gösterir ve ödüllendirirse çocuk öğrenmeye önem verir. Çocuk bilginin önemli olduğunu ailede görürse, okula değer verir, okuldan korkmaz'' dedi.

Dökmen, yaptığı açıklamada, aileleri, okula gitmekten korkan çocuklara baskı yapmamaları konusunda uyardı. Türkiye'de birçok anne-babanın, büyüklerinden öğrendiği sınırlı bilgiyle çocuklarını yetiştirmeye çalıştıklarını anlatan Dökmen, ''Okulların açılmasına birkaç gün kala çocuklarına ''eğitimin önemini'' anlatıp okula göndermeye çalışan anne-baba için yapılacak bir şey yok. Onlar bildikleri yöntemlerle çocuklarını okula göndersin. Ancak çok küçük yaşlardan itibaren çocuklarının eğitimiyle ilgilenenlere tavsiyelerim olabilir'' dedi.

ÇOCUĞUN BİLGİSİNE DEĞER VERDİĞİNİ GÖSTERMELİ

Ailelerin çocuklarına taşıyabilecekleri sorumluluklar vererek, çocukların iradelerini eğitmeleri, çocuklara ekip olmayı öğretmeleri gerektiğini ifade eden Dökmen şunları kaydetti: ''Çocuklarımıza çok iyi 'rol model' olmalıyız. Aile bilgiye değer verir, saygı gösterir ve ödüllendirirse çocuk öğrenmeye önem verir. Çocuk, bilginin önemli olduğunu ailede görürse, okula değer verir. Aileler, 1-2 yaşından itibaren çocuklarının görüşlerine 'saçma da olsa' değer vermeli, dikkatlice dinleyerek saygı göstermelidir. Bilgisine değer verilen çocuk, bilgi kaynağı olan okula bağlanır. Aksi takdirde bilgi kaynağını önemsemez, kaçar. Çocukların hayal dünyası geniştir, düşünceleri sınırsızdır. Onların düşüncelerini 'Olur. Yaparsın' şeklinde üstünkörü onaylamayın. Onları çok iyi dinleyin. Öğrendikleri, düşündükleri her şeyi sizinle paylaşmalarına izin verin.''

KORKUNUN NEDENİ ÇOK İYİ ARAŞTIRILMALI

Çocuklarında ''yüksek düzeyde'' okul fobisi olan velilerin psikologdan yardım alması gerektiğini kaydeden Dökmen, ''Eğer küçük düzeyde okula gitmeme isteği varsa çocukla diyalog kurularak, çocuğa bunun nedeni sorulmalı, sorun öğrenilip ortadan kaldırılmalıdır'' dedi.

Çocukların okula gitmek istememelerinin kendilerine göre makul sebebi olduğunu kaydeden Dökmen, sözlerine şöyle devam etti:

''Çocuk okulda kendini yalnız hissedebilir ya da arkadaşlarına uyum sağlayamamış olabilir. Çocuklar baş edemeyecekleri sorunlarla baş başa bırakılmamalı. Unutulmamalı ki çözülmeyen sorunlar ileride daha da büyüyerek karşımıza çıkar. Aileler, çocuklarını üstünkörü dinleyerek kendince ikna etmeye çalışmamalı. Korkunun nedenleri mutlaka öğrenilmeli ve üzerine gidilmeli.'

ÇOCUĞA ASLA YALAN SÖYLENMEMELİ

 Ailelerin çocuklara basit konularda bile yalan söylememesi gerektiğini kaydeden Dökmen, ''Çocuklar anne-babalarına her konuda güvenmeli. Çok basit konularda bile kendine yalan söylendiğini hisseden çocuk, önce ailesine, etrafındaki insanlara ve kendine güvenmez. Özgüvenini kaybeder'' diye konuştu. Dökmen, şöyle devam etti:

''Çocuklara ''Küçük beyaz yalanlar'' bile söylenmemeli. Kendisine sürekli yalan söylenen çocuk, önce anne-babasına sonra çevresindeki insanlara ardından kendine itimat etmez, güvenmez. Kaygılı, telaşlı davranışlar sergiler. Yalnız kalmaktan korkar. Bazı çocuklar, ailesinin kendini tekrar almayacağını, eve geri dönemeyeceklerini bile düşünebilir.''

ÇOCUKLAR AİLEYE BAĞLI OLMALI, BAĞIMLI DEĞİL...

Çocukların ''suflör kullanmadan'' yaşamayı öğrenmesi gerektiğini kaydeden Dökmen, ''Kültürümüz ve ülkemizin eğitim sistemi, çocuklarımızı büyüme, gelişme ve eğitim sürecinde suflörlük yaparak yetiştirmeye çok yatkın. Aileler, çocuklarının yerine düşünüyor, onların yerine yaşıyorlar çocuklarımıza kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğretmeliyiz ki eğitim hayatı başladığında yanında oturmak zorunda kalmayalım'' dedi.

Ailelerin çocuklarını ''öz güvenleri yerinde, kendine güvenli'' olacak şekilde yetiştirmeleri gerektiğini kaydeden Dökmen, ''Sürekli 'yasak listeleriyle' boğuşan çocuk, içe dönük yetişir, sosyalleşmesi gecikir, okula uyumları zorlaşır. Çocuklarımızın kontrollü şekilde dışa açılmasına izin vermeliyiz. Küçükken yasak. Büyüyünce yasak... Aileler yasak listelerini mümkün olduğu kadar kısa tutmalılar. Çocukların sürekli baskıyla büyütülmesi, önlerine sürekli yasaklar konulması insan haklarına bile aykırı. Evlerimiz züccaciye dükkanı gibi. Evde eşyalara dokunamayan çocuk, okulda da kitaba dokunmaz. Çocuklara nefes alanı oluşturulmalı. Çocuklarınızı küçükken adam yerine koyarsanız, hanım yerine koyarsanız, hayatının sonuna kadar adam ve hanım olarak kalır. Aksi takdirde sürekli size bağımlı hale gelir. Okula başladığında ise o yaşınıza rağmen yanındaki sırada oturmak zorunda kalırsınız. Okula gitmek istemez'' diye konuştu.

DİLENCİ TARİFESİYLE YETİŞTİRMEYİN

Çocukların duygu, düşünce ve isteklerinin ciddiye alınması gerektiğini kaydeden Dökmen, sözlerine şöyle devam etti: ''Çocuklarınızı dikkate alın ki onlar da sizi dikkate alsın, saygı göstersin. Koyduğunuz kurallar makul ve mantıklı olsun. Kendi kurallarınızı çiğnemeyin. Başkalarının çiğnemesine izin vermeyin. Örneğin bir kumarbaz 100 kez oynayıp 101'incide kazanırsa her seferinde oynar. Çocuğunuz da 100 kişiden para isteyip 101'incide alırsa her seferinde 100 kapıyı çalar. Bu durumda çocuk kendi alternatifini kendi yaratır. Okul için de sürekli bir alternatif arayışına gider. Kurallar sadece kural koyucu tarafından gevşetilsin.''



AA
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın