
Ankara 7. İdare Mahkemesi, karar verirken Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görüşüne başvurdu ve davalı idarenin konferans salonunu kapatma işleminin hukuki olduğuna karar verdi.
Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 2006/177 esas, 2007/1470 nolu kararında; “633 sayılı Kanun ile ibadet yerlerini yönetmekle görevli olan Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan Cuma namazlarının kıldırılması yönünde bir izni bulunmayan davacı vakfın faaliyetlerinin, 633 Sayılı Kanun'un 35. maddesinin ‘Cami ve mescitler Diyanet İşleri Başkanlığı'nın izni ile ibadete açılır ve başkanlıkça yönetilir' hükmüne aykırılığı tartışmasız olup, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır” denildi.
HUKUK SKANDALI İLKAV Başkanı Mehmet Pamak, özel bir mekânda toplu namaz kılmanın mer'i mevzuat çerçevesinde izne tabi olmadığını, Cuma namazı kılmayı izne bağlayan yasal bir dayanağın da bulunmadığını hatırlatarak, “Konferans salonumuzu izinsiz mescid hükmüne sokarak haksız ve hukuksuz olarak kapatan idarenin hatalı işlemini onaylayan karar, hukuka, yasalara ve uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırıdır” dedi.
Pamak, “Konferans salonunda Cuma namazı kılmanın da laik devletin iznine tabi tutulması ve bunun bir mahkemece de uygun bulunması Türkiye'ye özgü yeni bir hukuk skandalı olarak tarihe geçmiş bulunmaktadır” diye konuştu.
BU NASIL ÇELİŞKİ Başörtüsü konusunda Diyanet'in görüşünü dikkate almayan mahkemelerin, Cuma namazı kılan vatandaşların bulunduğu mekanı kapatmak için Diyanet'in görüşüne başvurması, “Bu nasıl çelişki” şeklinde yorumlandı.