KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Ağustos 2026 Pazar
°C

Papa'nın konuşmasının tam metni

İslamiyet'e yönelik sözleri yüzünden Müslümanları ayaklandıran, tepkiler yüzünden ifadesi yumuşatılmaya çalışılan Papa 16. Benediktus'un konuşması yayınlandı.

Papa`nın konuşmasının tam metni
15 EYLÜL 2006 CUMA 20:06
0
1882
0
AA aa
Roma Katolik Kilisesinin ruhani lideri Papa 16. Benediktus'un Almanya ziyareti sırasında Salı günü Regensburg İlahiyat Fakültesinde akademisyenlere hitaben yaptığı bir konuşmada, İslam konusunda kullandığı ifadelerin yankıları sürüyor. Müslümanlar, konuşmada İslam'ın şiddet ve kılıç zoruyla yayılmayı ilke edinmiş bir din gibi sunulduğunu belirterek, Papanın özür dilemesi görüşünü dile getiriyor.

Katolikler ise kendi inançlarına göre "kutsal bir makam" olarak saydıkları papa konumundaki bir kişinin eleştiri konusu yapılmasından rahatsızlık duyuyor. Vatikan Basın Bürosu dahil olmak üzere Katolik yetkililer, Papanın Müslümanları incitmek gibi bir niyeti bulunmadığını, 16. Benediktus'un sözlerinin yanlış anlaşıldığını savunuyor. Katolik yetkililer, Papanın sadece şiddet ile dinin birbiriyle bağdaştırılamayacağını söylemeye çalıştığını ileri sürüyor. Kimi yetkililer, Papanın sadece alıntı yaptığından bahsederek, gösterilen tepkiyi abartılı buluyor.

Buna karşılık kimi gözlemciler, alıntı yapmış olan Papanın, tepkilere neden olan konuşma metninde, üslubu garip bulsa da, alıntıda dile getirilen görüşlere öz itibarıyla katıldığının açıkça ortada olduğu görüşünde. Papanın konuşmasında, İslam konusunda kullandığı ifadelerin tam metni şöyle: "Yakınlarda Bizanslı bilge imparator İkinci Mihail Paleologos'un diyalogunun Prof. Theodore Khoury (Muenster) tarafından yayımlanan bölümlerini okuduğum esnada, Tanrının doğasına ilişkin akıl ile düşünürken, zihnime gelenler şunlar oldu: Bu, muhtemelen bir kış mevsiminde 1391'de Ankara yakınlarında eğitimli bir Farisi ile Hristiyanlık, İslam ve ikisinin geçerliliği hakkında yapılmış bir diyalogdur. Bu diyalog, bilahare 1394-1402 arasında, Konstantipoli kuşatması sırasında, muhtemelen bizzat imparator tarafından kaleme alınmış olmalı. Kendi açıklamalarının Farisi muhatabınınkilere oranla çok ayrıntılı olması da bundan kaynaklansa gerek. Diyalog, Kitab-ı Mukaddes ve Kur'an'da mevcut dinin yapıları üzerinde odaklanıyor.

 Özellikle Tanrı imajı üzerinde duruluyor. Doğal olarak, üç şeriat ya da üç hayat düzeni diye de adlandırılan Eski Ahit, Yeni Ahit ve Kur'an arasındaki ilişkilere de değiniliyor. Bu derste benim bahsetmek istediğim konuya gelince... Ben, din ve akıl çerçevesinde, diyalogun bütünü içerisinde oldukça marjinal bir yer işgal eden tek bir konuya değineceğim. Zira bu beni çok etkiledi ve de bunu konuya ilişkin düşüncelerim için bir kalkış noktası olarak kullanacağım. Prof. Khoury'nin yayımladığı diyalogun yedinci bölümünde imparator, cihat, kutsal savaş konusuna değiniyor.

İmparator, (Kur'an'daki) 2. suretin 256. ayetinde, 'Din konusunda zorlama yoktur' denildiğinden elbetteki haberdardı. Uzmanlar, bunun başlangıç dönemindeki surelerden biri olduğunu söylüyorlar. O dönemde Muhammed, güçsüzdü ve de tehdit altındaydı. Ama imparator, doğal olarak, kutsal savaş konusunda müteakip dönemlerde gelişmiş ve Kur'an'da belirlenmiş diğer düzenlemelerden de haberdardı.

İmparator, ayrıntılara dalmaksızın, bir Kitap sahibi olanlar ile 'acımasızlar' arasındaki davranış farkını izah etmek için, bizi hayrete düşüren sert bir üslupla muhatabına, genel anlamıyla din ve şiddet ilişkisi bağlamında basit bir temel soru yöneltiyor: (Hadi bana Muhammed'in yeni olarak ne getirdiğini göster! Bu konuda, kendisinin vaaz ettiği dini kılıç ile yayma emri türünden kötü ve insanlık dışı şeylerden başka bir şey bulamazsın). İmparator, böylesine ağır bir ifade kullanmasının ardından, dini şiddet aracılığıyla yaymanın neden akıl dışı olduğunu ayrıntılı biçimde izah ediyor. Şiddet, Tanrının doğasına ve ruhun doğasına zıttır.

 İmparator diyor ki, (Tanrı kandan hoşlanmaz. Akla göre davranmamak, Tanrının doğasına zıttır. Din, bedenin değil, ruhun ürünüdür. Dolayısıyla birini dine çekmek isteyen kişinin, şiddet veya tehdide değil, iyi konuşmaya ve doğru bir şekilde akıl yürütmeye ihtiyacı vardır. Makul bir insanı ikna edebilmek için, ne kola ihtiyaç vardır, ne vurabilecek bir şeye, ne de bir insanı ölümle tehdit etmeye yarayacak başka bir araca!). Bu diyalogda, şiddet aracılığıyla dine çekmeye muhalefet bağlamında en önemli husus şudur:

Akla göre hareket etmemek, Tanrının doğasına zıttır. Yayıncı Theodore Khoury, yorumunda diyor ki: Grek felsefesi içinde yetişmiş imparator için bu son derece net bir konudur. Ama Müslümanlık öğretisinde ise Tanrı mutlak anlamda aşkındır. Onun iradesi bizim kategorilerimizden tümüyle bağımsızdır. Buna akıllılık, makuliyet de dahildir. Khoury, bu bağlamda ünlü Fransız İslambilimci R. Arnaldez'in bir eserine de bir atıfta bulunuyor. Buna göre İbn-i Hazm, işi, Tanrıyı kendi kelamından bağımsız olmaya kadar götürerek, O'nun bize hakikati açıklamak gibi bir zorunluluğu dahi olmadığını belirtiyor. Eğer o irade buyurmuş olsaydı, insan putperestliğe de tabii olmak zorundaydı diyor".

PAPAZLAR SAVUNMAYA GEÇTİ

Türkiye Katolik Piskoposlar Kurulu Başkanı Başpiskopos Ruggero Franceschini, Roma Katolik Kilisesinin ruhani lideri Papa 16. Benediktus'un Almanya'da yaptığı konuşmada, İslam'ı incitici bir boyut bulunmadığını ileri sürdü.

Başpiskopos Franceschini, ''Radio24'' adlı bir İtalyan radyosuna verdiği demeçte, ''Papa, zerre kadar İslam'ı incitmek istemedi. Papa 16. Benediktus, Regensburg'daki konuşmasında, basit bir şekilde, Tanrının oğullarının birbirlerini öldürmemeleri gerektiğini söylüyor'' dedi.

Papanın bu konudaki düşüncelerinin yeni bir şey olmadığını belirten Franceschini, ''Ratzinger, henüz kardinal olduğu dönemde Münih'te ve Roma'da zaten vermiş olduğu bir dersi tekrarlamaktan başka bir şey yapmadı'' diye konuştu.

Başpiskopos Franceschini, Papa'nın sözlerinin ardından yaşanan gerilimin 16. Benediktus'un Kasım sonunda Türkiye'ye yapacağı ziyareti risk altına sokup sokmadığına ilişkin soruyu ise şu sözlerle yanıtladı: ''Bunu bilemiyorum. Türkiye, benim burada bulunduğum 20 yıl boyunca başkalarının fikirlerine hep saygılı davrandı.

Ama Hizbullah ile İsrail arasındaki son savaş burada bazı şeyleri değiştirdi. Hizbullah üyeleri, burada hayırsever ve merhametli gibi algılanıyorlar. Türklerin zihniyetinde bir çatlak yaratmayı başardılar.''



AA
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın