KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Ekim 2026 Perşembe

'PKK taziyelerine MHP de gitmeli'

Kürt şair Bejan Matur, kapsamlı bir affın PKK'yı böleceğini savundu ve "DTP'liler en çok PKK'lıların cenazesine gittiğinde eleştiriliyor ancak keşke başka partiler de gitse"

`PKK taziyelerine MHP de gitmeli`
31 ARALIK 2007 PAZARTESİ 10:49
0
2044
0
AA aa
Kürt şair Bejan Matur, "Güneydoğu'da çocukları dağda olan ailelerin gözü eve dönüş yasasında. Yasa çıkarsa silahlar susacak. PKK içinde farklı sesler var. Kapsamlı bir yasa PKK'nın içindeki dört grubu böler....." dedi.

Ecevit Kılıç'ın röportajı

Bu haftaki Haftanın Sohbeti'nin konuğu Kürt şair Bejan Matur. Güneydoğu'daki her toplumsal ve siyasal gelişmeyi yakından takip eden Bejan Matur ile eve dönüş yasasının çocukları dağda olan aileler için ne ifade ettiğini, Güneydoğu halkının PKK'ya nasıl baktığını, DTP'den neler beklediğini ve bölgedeki değişimi konuştuk. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Matur'un dört şiir kitabı var. Şiirleri İngilizce ve başka dillere de çevrilen Batur, Zaman gazetesinde de yazılar yazıyor. "Eve dönüş" yasasıyla ilgili Güneydoğu halkının nabzını tutan Matur, bunları kendine has üslubuyla, özellikle ailelerin acılarını edebiyatçı duyarlılığıyla dile getiriyor. Matur'a göre çocukları dağda olan ailelerin gözü eve dönüş yasasında.

İTİRAFÇILIK OLMAMALI

* Eve dönüş konusunda kapsamlı bir düzenleme olursa terör biter mi?
Operasyonlar tek meşru çıkış değil. Eve dönüş bu anlamda önemli. Bu operasyonların neticesinde adına itirafçılık denmeyen kalıcı bir yasa çıkarılırsa çok anlamlı olur. Çünkü bizim en ciddi sorunumuz Kürt sorunu ve demokratikleşmenin önündeki en önemli engel de bu. Askeri önlemlerle çözülecek bir sorun değil artık. Son 30 yıldır askeri önlemler dendi ama başarılı olunamadı. Mesela PKK'nın en zayıf olduğu dönemlerde bile dağa çıkışın önüne geçilemedi. Üstelik dağa çıkanlar sadece yoksul çobanlar değildi. Üniversiteli gençler de çıktı. Buradan bakıldığında "Önce PKK silahları bıraksın, sonra Kürtlerin haklarını konuşalım" deniyor. Kürtler de "Bizim çocuklarımız dağda, indirin, onurlu bir çıkış yaratın sonra konuşalım" diyor. Yani mesele dağdakilerin inmesinde kilitleniyor.

PKK HOMOJEN DEĞİL

* Af çıkarsa dağdan ineceklerine inanıyor musunuz?
İnanmak zorundayız. Çok marjinal bir grup kalabilir ve onların da gelecekte İran'a kayıp PJAK'la hareket edeceği çok tahmin edilir bir şey. Yönetici kadrosu için de başka bir çözüm düşünülebilir. İçine girdiği durumdan çıkış arayan dağdakilere bu toplum seçenek yaratmakla yükümlü. Çünkü onların açtığı toplumsal yara hayatımızda kanser olarak duruyor. Bunu çözmeden nasıl bir hayat sürdüreceğiz? Büyük bir toplumsal trajedi var, dram var. Bütün bu dramın konuşulması, derinliğine yüzleşilmesi gerekiyor. Silahlar sustuktan sonra asıl hesaplaşma başlayacak. "Neden çıktılar ve biz nasıl tutmadık o çocukları?" sorularını soracağız. Türkiye "Biz şu noktalarda yanlış yaptık, Kürtlerimize kötü davrandık" diyecek. PKK da hesap verecek, yanlışlarını ortaya koyacak.

* Gelişmeleri yakından takip ediyorsunuz. Operasyonlardan sonra PKK içinde nasıl bir hava var? PKK'nın içinde homojen bir durum yok. Çünkü PKK dediğimiz Avrupa'daki merkez, İmralı, Kandil ve Türkiye'deki legal Kürt siyasetinden oluşuyor. Yani dört ayrı merkez var. Onlar da kendi içlerinde ayrışmalara gidecektir. Amerika'nın Türkiye ile ittifakı içlerinde tartışmalara neden oldu. PKK, terör konseptinden çıkarsa örgüte bağlı Avrupa'daki tüm yapılanma neden DTP'nin legal devamı olmasın? Milli Görüş'ün de Avrupa'da legal kuruluşları var. Aynı şekilde olabilir. Bakın, kapsamlı bir af getirerek Kürt sorununu çözen parti Türkiye'deki her sorunu çözer. Kürt sorununu çözmeyen bir Türkiye içe kapanır, AB ile ilişkileri bozulur ve Suriye'den daha fazla ciddiye alınmaz. Ama Kürt sorununu çözerse bölgedeki etkinliği geometrik olarak çok büyür ve sınırları Basra'ya kadar uzanabilir.

ANNELER BEKLİYOR

* PKK bölünür mü?
PKK'dan daha ilkel bir örgüt olan Hizbullah bile bünyesinde şiddeti reddeden kadrolar çıkarabildi, bölündü. Kapsamlı af çıkarsa PKK için de neden olmasın? PKK içindeki dört ayrı merkez, birbirinden farklı şeyler söylüyor, böyle gitmeyecektir. Ama hangi grup ağır basar onu bilmiyorum. Umarım şiddeti reddeden kesim ağır basar.

* Eve dönüş yasası hazırlıkları Güneydoğu'da nasıl bir algı ve ruh hali yarattı? Hiçbir aile, çocuğunu kendisi dağa göndermez. Çocuk kendisi dağa gider. Geride kalan anne ve baba, o çocuğun yasını tutar. Dönsün diye beklerler. Güneydoğu'da çocuğu dağda olan tüm anne ve babalar, büyük hasretle çocuklarının dönmesini bekliyor. Ailelerin gözü eve dönüş yasasında. 15-20 yıldır küllenen çok hikâye eve dönüş etkin kılındığında yeniden canlanacak. Oğlunun ölümünü kabul edemeyen anne o zaman her şeyi anlayacak ve "Bir dönem kapandı oğlum yok, kızım yok" diyecek. Anneler, "Neden ben evladımı yitirdim, onca ölüm ne içindi?" diye hesap soracak hem devletten hem PKK'dan.

PKK taziyelerine MHP de gitmeli

* DTP içinde de ciddi bir bölünmüşlük var... Bu noktada Aysel Tuğluk'u çok önemsiyorum. Söyledikleri ve yazdıkları olumlu anlamda önemli. Selahattin Demirtaş ise dağ ile merkezi siyaset arasında oldukça dengeli bir siyaset yürütüyor.

* Peki, Nurettin Demirtaş? Onun durumu farklı. O da cezaevi çıkışlı. Tutuklanması adli bir mesele. Adli bir meseleye siyasi anlamlar yüklemek sorunun çözümüne katkı sunmaz. Ama siyaseten cezaevinde bulundurulması çok yanlış. Tıpkı DTP'nin kapatılma girişimleri gibi. DTP hukuken dünyanın her yerinde kapatılırdı ama siyaseten kapatmamak lazım. Zaten halk DTP'den şiddetin bitmesi konusunda çaba istiyor. Ayrıca burada çözüm için önemli bir nokta var. DTP'liler en çok PKK'lıların cenazesine gittiğinde eleştiriliyor ancak keşke başka partiler de gitse. Çünkü bir anne ve baba çocuğunun ideolojisiyle ilgilenmez, çocuğu ölmüştür ve onun yasını tutuyordur. AK Parti'liler, CHP'liler hatta MHP'liler gitse keşke. Bu teröre destek olarak yorumlanmamalı sadece o ailenin acısını paylaşmak anlamında önemli.
DTP'de cezaevi hegemonyası
* Diyarbakır'da halkın PKK'ya bakış açısında nasıl bir farklılık var? Tüm Türkiye gibi Güneydoğu da değişiyor. Yükselen inşaatlardan büyük iş merkezlerine, gençlerin gündelik hayatından internet ve kafelere kadar Batı'da olan her şey orada da talep ediliyor. Bu talepler de kendi sosyolojisini yaratıyor. Artık sadece etnik kimlik motifi insanları harekete geçirmiyor. Yeni bir döneme giriyoruz ve bu dönemin yarattığı siyaset talebi eskisinden daha renkli. Siyaset yelpazesinin genişlemesi gerekiyor. Bugüne kadar devletin önerdiği partiler, bir de onun karşısında PKK destekli partiler oldu. Millete başka bir seçenek sunulmadı.

DTP'DE DAĞ ÖNEMLİ MOTİF

* DTP'nin Güneydoğu'daki etkinliği ne düzeyde?
DTP'nin PKK'yla organik ilişkisi ortada. Kendileri de söylüyor: "Bizim tabanımız çocukları dağda olan aileler ve etrafındakiler." Parti içi teşkilatlanmada ve kadro oluşturulmasında "dağ" önemli bir motif. C çıkışlılar yani "Cezaevi kategorisi" diyorum ben buna. İmralı'nın da işaret ettiği, gerek yerel yönetimlerde, gerekse partide öncelik cezaevi çıkışlılara ve çocukları dağda olan ailelere veriliyor. Yani orada ödenen bedelin bir siyasal karşılığı, bir kan bedeli oluşmuş durumda. DTP bunun üzerine kuruldu. DTP'de hayatı boyunca Batman'ı görmemiş biri sadece İmralı ve Kandil istediği için Batman milletvekili seçilebiliyor. Asıl sorun şu; DTP'nin Kürtler için bile bir programı yok. Demokratik özerklik, demokratik cumhuriyet gibi siyaset biliminde karşılığı olmayan ve gazete kupürlerinden edinilmiş kavramlarla siyaset yapılamaz. Yeni bir dil ve tarih anlayışı geliştirmeleri lazım. DTP'nin Türkiye tarihinin katliamlardan ibaret olmadığını görmesi gerekiyor ki siyaset üretebilsin.
Leyla Zana gücünü ve karizmasını tüketti
Bir dönem Leyla Zana'ya barışa katkı sunması için çağrıda bulunmuştunuz. Leyla Zana ile Aysel Tuğluk'u karşılaştırdığınızda aralarında nasıl farklılıklar görüyorsunuz?
Aysel Tuğluk'un çizgisi sorunun çözümü noktasında çok olumlu. Leyla Zana ise 10 yıl cezaevinde yatmış bir parlamenter olarak kazandığı tüm gücü, aurayı, karizmayı Öcalan'a peşkeş çekti, tüketti. Sorunun çözümüne katkıyı Tuğluk'ta görüyorum, Zana'da değil.
(Sabah)
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
07.10.2026
21:30
Bingöl TSO`da yeni yönetim belli oldu
Bingöl TSO'da yeni yönetim belli oldu
3 Ekim'de gerçekleştirilen Oda Organ Seçimleri sonrası BİNTSO'da yeni dönemin yönetim ve meclis kadrosu netleşti. Kadir Çintay yeniden Yönetim Kurulu Başkanı olurken, ilk Meclis toplantısında Doğan Koç Meclis Başkanlığına seçildi. Yönetim, Meclis, Disiplin Kurulu ve TOBB delegeliğinde görev alacak isimler de belli oldu.
07.10.2026
20:56
Baraç önce teşekkür etti, sonra uyardı: `Yeni statü sahada karşılık bulmalı`
Baraç önce teşekkür etti, sonra uyardı: 'Yeni statü sahada karşılık bulmalı'
DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, Bingöl Devlet Hastanesi'nin Eğitim ve Araştırma Hastanesi statüsüne kavuşmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Sürece katkı sunanlara teşekkür eden Baraç, bundan sonraki aşamada personel alımlarında liyakat ve eşitlik vurgusu yaparak yeni statünün yalnızca tabelada kalmaması gerektiğini söyledi.
07.10.2026
20:45
HÜDA PAR`dan Boğlan`daki GES projesine tepki:
HÜDA PAR'dan Boğlan'daki GES projesine tepki: 'Ekmek teknemiz olan meralarımızı kaybetmeyelim'
HÜDA PAR Solhan İlçe Başkanlığı, Boğlan Mahallesi'nde planlanan GES projesine ilişkin açıklama yaptı. Yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını belirten parti, hayvancılık ve arıcılıkla geçinen vatandaşların kullandığı meraların projeye tahsis edilmesine tepki göstererek alternatif alanların değerlendirilmesini istedi.
07.10.2026
20:02
Bingöl`de ceviz hasadı başladı: 150 dönümden 6 ton rekolte bekleniyor
Bingöl'de ceviz hasadı başladı: 150 dönümden 6 ton rekolte bekleniyor
Bingöl'ün Solhan ilçesinde 150 dönümlük ceviz bahçesinde hasat mesaisi başladı. Yaklaşık 12 yıllık ağaçlardan bu yıl 5-6 ton civarında ürün elde edilmesi hedeflenirken, geçen yıl yaşanan don olayının üretimi olumsuz etkilediği belirtildi.
07.10.2026
19:50
Bingöl`de iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı
Bingöl'de iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı
Bingöl'de iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.
07.10.2026
19:26
Bingöllü yazar İsmail Avcı`nın ilk romanı okuyucuyla buluştu: Korkuya Alışmak
Bingöllü yazar İsmail Avcı'nın ilk romanı okuyucuyla buluştu: Korkuya Alışmak
Bingöl'de doğan yazar İsmail Avcı'nın ilk romanı Korkuya Alışmak, 1990'lı yıllarda Anadolu'nun doğusunda yaşayan 11 yaşındaki Beşir'in gözünden çocukluğa, aileye, eğitime, dostluğa, vefaya ve geçmişten geleceğe taşınan emanetlere uzanan bir hikâye anlatıyor. Avcı, romanını 'geçmişe bakarken geleceği de unutmamak' duygusuyla kaleme aldığını söylüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın