KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Ağustos 2026 Pazar
°C

Rektör seçimine doğramacı isyanı

"YÖK ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında güven boşluğu var" diyen YÖK kurucularından Prof. Dr. İhsan Doğramacı, rektör seçimi ile ilgili uygulamaya veryansın etti.

Rektör seçimine doğramacı isyanı
09 EYLÜL 2006 CUMARTESİ 14:44
0
1195
0
AA aa
Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı, ''Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) arasında bir güven boşluğu var. Eğitim düzeyinin istenilen seviyeye getirilmesi için bu iki kurumun çok sıkı bir işbirliği yapması lazım'' dedi. Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Doğramacı, Öğrenci Seçme Sınavı'nda ilk 200'e girerek Bilkent Üniversitesini tercih eden 46 öğrenciyi Doğramacı Konutu'ndaki davette tanıttı. Basın mensuplarıyla sohbet eden ve soruları yanıtlayan Doğramacı, YÖK ile MEB arasında bir güven boşluğu olduğunu kaydetti.

Türkiye'de liselerde uygulanan eğitim sisteminin tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Doğramacı, Türkiye'de eğitimde başarı isteniyorsa YÖK ile MEB arasındaki bu güven boşluğunun giderilerek bu iki kurumun çok sıkı bir işbirliği içerisinde çalışmasının sağlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye'de bazı kurumların objektif davranamadığını ifade eden Doğramacı, şunları kaydetti: ''Bütün soran imam hatip okullarında düğümleniyor. Bu okullar da birer meslek lisesi. Milli Eğitim Bakanlığı, meslek liselerinden mezun olan öğrencileri, branşlarına uygun üniversitelere yönlendirmeli. Ancak imam hatip liseleri bunun istisnası olabilir. Çünkü çocuğunun lise eğitiminde din dersi görmesini, dini öğrenmesini isteyen bazı aileler, çocuklarını imam hatip lisesine göndermiş olabilir. Bu aileler, çocuğunun üniversitede başka bir fakültede öğrenim görmesini isteyebilir. Bunun için ben, lisede seçmeli din dersi konulabilir diyorum. Çocuğunun din eğitimi almasını isteyen veliler, bu sayede çocuklarını liselere de gönderebilirler. İmam-Hatip liseleri de kaldırılmamalı ki eğitimini ilahiyat fakültelerinde sürdürmek isteyen öğrenciler, imam hatip liselerine devam edebilsin.''

-REKTÖR SEÇİMİ-

Üniversite rektörlerini öğretim üyelerinin seçmesine karşı olduğunu belirten Doğramacı, ''Dünyanın hiçbir yerinde hocaların oyu ile rektör seçildiğini görmedim. Rektörler kendi dışında bir makamın kararı ile getirilmeli. Çünkü rektörler, kendilerini seçen hocaları denetlemek durumunda. Bir rektör, kendini seçen hocayı nasıl denetleyebilir?'' dedi. Doğramacı, şöyle devam etti: ''Hükümetin zirvesinde bir güvensizlik var. Hükümet kanadı diyor ki, 'Biz 3 aday önerelim, Cumhurbaşkanı bunlardan bir tanesini seçsin, kendi tayin etsin.' Cumhurbaşkanı diyor ki, 'Ben bunu veto ediyorum. Hükümet kendine yakın isimleri aday gösteriyor. Bu doğru değil. Doğru olan rektörleri YÖK'ün seçmesi, ataması.' Bugün rektör adaylarını YÖK göstersin, hükümet göstersin kavgası var. Bu yanlış.''

-YÖK SAVUNMASI-

YÖK'ün kuruluşunda ''çıkarları bozulanlar''ın eleştiriye başladıklarını söyleyen Doğramacı, şöyle devam etti: ''Üniversitelerin liseye dönüştürüldüğünü söylediler. Bilimsellikten uzaklaşıldığını söylediler. Ancak görüldü ki bu iddialar doğru değil. YÖK'ün ilk kurulduğu yıllarda üniversitelerde hoca yoktu. Hukuk fakültelerinde hocalar yarım gün çalışıyor, geri kalan zamanlarında avukatlık yapıyorlardı. Biz sistemi değiştirdik, tüm öğretim üyeleri tam zamanlı oldu. Öğretim üyeleri, dışarıda çalışamazlar, aylıkları kadar tazminat alırlar, döner sermayeden faydalanırlar gibi maddeler getirdik. Ancak bu sistem değişti üniversiteler geri gitti.''

-''VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN SAYISI ARTMALI''-

İhsan Doğramacı, vakıf üniversitelerinin sayısının artması gerektiğini de savundu. Vakıf üniversitelerinin Anayasa gereği kar amaçlı kurulamayacağını kaydeden Doğramacı, şunları söyledi: ''Vakıf ve özel üniversitelerin sayısı artmalı. Bu durum rekabeti de beraberinde getirir. Bilkent olmasaydı hiçbir devlet üniversitesi mektup göndererek başarılı öğrencileri kendi üniversitelerine davet etmezdi. Ancak üniversite kuracak kişilerin, öğrencilerin tüm ihtiyaçlarını karşılaması lazım. 2-3 bina yaparak üniversite kurulmaz. Öğrencilerin tüm ihtiyaçları karşılanmalı. Öğrencilere sosyal tesisler hazırlanmalı. Öğretim üyelerinin ihtiyaçları karşılanmalı. Rekabet kaliteyi beraberinde getirir. Bu bir yarıştır. Bu yarış içersinde devlet üniversiteleri de kendilerine çeki düzen veriyorlar.''

-''SIRADA DOĞU VE GÜNEYDOĞU VAR''-

Türkiye'de Doğu ve Güneydoğu'nun ihmal edildiğini söyleyen Doğramacı, şöyle konuştu: ''Sırada Doğu ve Güneydoğu var. Biz buralara dünyanın en mükemmel eğitim kurumlarını kuracağız. Buralar ihmal edilmiş. Burada ilköğretimden üniversiteye, yüksek lisansa kadar öğrencilere eğitim vereceğiz. İlk olarak Erzurum'da, Malatya'da, daha sonra Şanlıurfa'da 1. sınıf eğitim kurumları kuracağız. Birçok aile çocuğunu bu okullara gönderecek. Bu okullarda eğitim gören çocukların yüzde 70' burslu olacak. Şu anda 50-60 eğitmen yetiştiriyoruz.''

-''OTURDUĞUM KONAĞA BİLE 2 BİN DOLAR KİRA ÖDÜYORUM''-

Tüm mal varlığını Bilkent Üniversitesi'nin vakfına bağışladığını kaydeden Doğramacı, ''Fransa'da, Avrupa'nın çeşitli yerlerinde evlerim vardı. Türkiye'de Ankara'da evlerim vardı, hepsini Vakfa bağışladım. Şu anda, oturduğum konağa bile aylık 2 bin dolar kira ödüyorum'' dedi. Başarılı öğrencilerle fotoğraf çektiren Doğramacı, öğrencilere birer diz üstü bilgisayar hediye etti.

AA
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın