KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
15 Ocak 2026 Perşembe
°C

'T.C. varlığını sürdürebilecek mi?'

Yazar Ahmet Altan, yurtsever her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının tüylerini diken diken edecek o korkunç soruyu sordu: Türkiye Cumhuriyeti varlığını sürdürebilecek mi?

`T.C. varlığını sürdürebilecek mi?`
29 MAYIS 2006 PAZARTESİ 16:37
0
1898
0
AA aa
Burası bir ülke mi?

İçinde bulunduğumuz durumu sonsuza kadar sürecek sanmak yanılgısına hepimiz sahibiz.
O anda durum neyse onun ilanihaye süreceğini sanıyoruz.

Bütün düşünce sistemimizi, hayattaki duruşumuzu, bu “sonsuzluk” anlayışı üzerine bina ediyoruz.

Yüz yıl önce, dünya haritasını basan matbaaların kullandıkları klişelerin arasında “Türkiye Cumhuriyeti” kalıbı bulunmuyordu.

Öyle bir ülke yoktu.

Yüz yıl sonra olacak mı peki?

Doğrusu bundan çok emin değilim.

Biz Türkiye Cumhuriyetini “dünya durdukça duracak” bir gerçeklik gibi algılıyoruz ama doğru mu algılıyoruz?

Türkiye Cumhuriyeti varlığını sürdürebilecek mi?

Yoksa “cumhuriyet, Osmanlı'nın yıkılışının son bölümüdür” diyen tez doğru mu?

2006 yılında ülkemize baktığımızda “yanlış giden” bir şeyler olduğunu görüyoruz.

Bir “ülke” görüntüsünden gittikçe uzaklaşıyoruz.

İkinci Dünya Savaşı felaketini yaşamış, yakılıp yıkılmış, tarumar olmuş Avrupa ülkeleri çoktan başlarını alıp gittiler.

Aramızdaki fark gittikçe açılıyor.

Daha on yıl önce, bizim en çok korktuğumuz “faciayı” yaşayıp parçalanmış olan Rusya kısa zamanda toparlanıp yeniden dünyanın en önemli ülkelerinden biri oldu.

Rejimleri yıkılan Doğu Bloku ülkeleri yeni rejimlerini oturtup birer birer AB'ye giriyorlar.

Biz ise dengemizi bir türlü bulamıyoruz.

Yeni bir çağın başında hala en büyük sorunumuz, “üniversiteye giden kızlar başını örtsün mü örtmesin mi” tartışması.

Bu, bize doğal gözükebilir.

Ama bir adım geri çekilip tabloya öyle bakın.

Genç kızların “saçlarını” rejim meselesi yapmanın bir ülkenin yapısı hakkında pek iyimser ipuçları vermediğini göreceksiniz.

Ülkenin her yanından “çeteler” çıkıyor.

Bu kadar çok “çetesi” olan herhangi bir ülke biliyor musunuz?

Bu çeteleri hangi yapı doğuruyor?

Ve, bence en korkuncu, liselerimizin birer cinayet mahalline dönmesi, “liseli katil” sayısının patlaması.

Böylesine korkunç bir gelişmeyi gerçekten sadece “Kurtlar Vadisi” dizisiyle açıklayabileceğinize inanıyor musunuz?

Hiç aklınıza “eğitim sisteminde bir hata mı var” sorusu gelmiyor mu?

“Din” ve “ırk” üzerinden hastalıklı bir böbürlenmeyle doldurulan çocukların, o eğitimle sahte biçimde şişirilmiş egolarının hayatın gerçekleriyle karşılaştıklarında delik deşik olmasının nasıl sonuçlar vermesini bekliyorsunuz?

Amerika'daki, İngiltere'deki, Almanya'daki yaşıtlarıyla rekabet edecek olan çocukları, bu rekabete hazırlayabiliyor muyuz?

Yoksa o ülkelerin gençlerinin bizim gençlerimizden daha iyi yetişmesini bir “doğa yasası” gibi kabul etmekten yana mıyız?

Toplumun, belki de en önemli sorunu karşısındaki sessizliği sizi bu ülkenin geleceği için ümitlendiriyor mu?

Cumhuriyeti kurarken “devleti” gerektiği biçimde oluşturamadık.

Atatürk'ü, bir devleti kuran bir lider konumunda tutmayı beceremeyip onu “kutsal bir tabu” haline getirmemiz elbette ülkemizin entelektüel derinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Ama daha önemlisi, kurduğu devletin mayasına “demokrasiyi” katmayı başaramayan bir lideri kutsallaştırdığınızda “demokrasi dışı” bir yapıyı da kutsallaştırmış oluyorsunuz.

Ardarda kuşakları “demokrasi” bilincinden yoksun yetiştiriyorsunuz.

Demokrasiyi kendi “kutsalları” arasında görmeyen insanlar yetiştiren bir ülke demokrasiyi özümseyebilir mi?

Peki, siz hiç geleceği parlak “demokrasisiz” bir ülke gördünüz mü?

Gelişmiş bütün ülkelerin demokrasisi olması pek de aldırmamamız gereken bir tesadüf mü?

Yaşadığımız iç savaşta, faili meçhul cinayetlerde, her yandan fışkıran çetelerde, o çetelerin içinden her seferinde askerlerle polislerin çıkmasında, liseli gençlerin birbirlerini vurmasında, yetmiş milyonluk bir toplumun 2006 yılında en büyük sorununun “genç kızların saçı” olmasında siz “demokrasi” eksikliğinin hiçbir izini görmüyor musunuz?

Sakatlanmış bir imparatorluktan “sağlam” bir cumhuriyet yaratma mucizesini ne yazık ki gerçekleştiremedik.

Bu mucizeyi bundan sonra gerçekleştirebilir miyiz?

Televizyon programlarında bir tek özgün cümle söylemeden yalnızca ezberlenmiş cümleleri tekrarlayan, hamasetten ihtiyarlamış üniversite gençlerine, her yanından silah fışkıran liselere baktığınızda bu mucizenin işaretlerini görebiliyor musunuz?

Türkiye Cumhuriyeti iyi bir yere gidiyor gibi gözükmüyor.

Ne olacağını bilemem ama kesinlikle söyleyebileceğim tek şey, yola böyle devam etmemizin mümkün olmayacağı.

Toplum ve devlet kendini değiştirmek için gerekli iradeyi gösteremezse bizi hayat değiştirecek.

Geleceği kişisel olarak pek de umursamayacak bir yaştayım artık.

Ama gönlüm genç çocukların gelişmiş ülkelerdeki çocuklar gibi huzurlu ve zengin yaşamasını istiyor.

Ama bugünkü tabloya baktığımda, aklım gönlüme acıyor.

Ahmet Altan / Gazetem.net / 29.05.2006

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
14.01.2026
19:18
Başkan Alpay Görevine Başladı
Başkan Alpay Görevine Başladı
'Bu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalışacağız' diyen Alpay; 'Esnafın kapısını sadece seçimde değil, her zaman çalacağız' dedi.
14.01.2026
19:02
Bingöl`de Kamu-Sen`den ‘Ek Zam ve Refah Payı` Çağrısı
Bingöl'de Kamu-Sen'den 'Ek Zam ve Refah Payı' Çağrısı
Türkiye Kamu-Sen Bingöl Teşkilatı, memur ve emeklilerin enflasyon karşısında eriyen maaşlarına dikkat çekerek ek zam ve refah payı talep etti. 'Enflasyon kadar zam istemiyoruz' diyen sendika, mevcut maaşların insanca yaşam koşullarını karşılamadığını vurguladı.
14.01.2026
15:20
Bingöl`de Asayiş Suçlarında Düşüş Yaşandı
Bingöl'de Asayiş Suçlarında Düşüş Yaşandı
Vali Ahmet Hamdi Usta, 2025 yılı verilerini açıklayarak birçok suç türünde azalış olduğunu bildirdi. Usta'nın açıklamasının sonundaki veda konuşmasında ise duyulu anlar yaşandı.
14.01.2026
15:05
KOSGEB Bingöl`den 92 İşletmeye 107 Milyon TL Destek
KOSGEB Bingöl'den 92 İşletmeye 107 Milyon TL Destek
KOSGEB Bingöl Müdürlüğü, 2025 yılında girişimcilikten yeşil sanayiye kadar birçok alanda destek verildiğini açıkladı.
14.01.2026
14:51
Bingöl`de Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Kursu Açılıyor
Bingöl'de Direksiyon Eğitimi Öğreticiliği Kursu Açılıyor
Başvuru koşullarını paylaşan Bingöl Halk Eğitimi Merkezi, başvuruların 15 Ocak 2026'da sona ereceğini duyurdu.
14.01.2026
14:42
Kredi Kartlarında Temassız İşlem Limiti Güncellendi
Kredi Kartlarında Temassız İşlem Limiti Güncellendi
Temassız ödemelerde şifresiz işlem limiti yükseltildi. BDDK'nın bankalara ilettiği yeni düzenlemeyle, kredi ve banka kartlarında şifre girilmeden yapılabilecek temassız harcamaların üst sınırı 2 bin 500 TL olarak belirlendi. 15 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olacak uygulama sayesinde tüketiciler, POS cihazlarında tek dokunuşla daha yüksek tutarlı alışveriş yapabilecek.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın