Bingöl Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. Abdullah Taşkesen; Dünyada takribi 57 tane İslam ülkesi vardır. Bu ülkelerdeki 1 milyar 800 milyon Müslüman'ın dünya ekonomisine yapmış olduğu katkı bir Almanya etmiyor. Çünkü bizde üretim yok, düşünme az. Mekanik toplumumuz. Duygusal toplumuz. Onun için hayallerimiz yok.
54. Kütüphaneler Haftası nedeniyle Solhan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda “Kültürel Değişim ve Kütüphane” Konferansı düzenlendi.
Bingöl Üniversitesi Genel Sekreteri ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Taşkesen'in konuşmacı olarak katıldığı konferansa Solhan Kaymakamı Fatih Okumuş, Meslek Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Yunus Esen, İlçe Müftü Vekili Osman Numanoğlu, Öğretim Görevlileri ve öğrenciler katıldı.
Kültürel Değişim konusunda katılımcılara seslenen Prof. Dr. Abdullah Taşkesen; “Kültürel değişim, çok zor bir kavram. Öyle sıradan bir kavram değil. Bir uygulama şekli de değildir. Bilhassa, böyle eğitimde değişmeye çabalarken batı toplumlarında bir avantaj ya da dezavantaj vardır. Batı'da pek çok ülkede üniversiteye giriş sınavı yoktur. Çünkü ortaokul ve liseler mükemmel bir şekilde, kendi ahlaki değerleri bağlamında üniversiteye gelme safhasına kadar bir dosya tutulur ve komisyon en isabetli kararı verir. Evrensel düşünebilmeniz için bazı lokal değerleri değiştirmenizi isterim. Bilim insanları ile normal insanlar arasında çok bariz bir fark vardır. Bilim insanlarının çoğu normal değil, anormal insanlardır. Mesela diyelim ki popüler ya da tanınmış biri yüksekokulumuzu ziyaret ettiği bir sırada bütün protokol, bütün öğretim elemanları, ağırlıklı bir şekilde herkes ona bakar. Ben burada olsam, ona bakanlara bakarım. Nasıl bakıyorlar diye. Farklı bir şeydir bu. Yani insanlar bir değere baktığı zaman hangi gözle ve niçin bakıyorlar? Bu farklı bir bakış açısıdır” dedi.
“Ben bu küresel değişimin üç kategoriye ayrıldığını belirtmek isterim” diye sözlerini sürdüren Prof. Dr. Taşkesen, “Bunlardan bir tanesi siyasi değişim. Bilhassa 1900'lü yılların başında sanayi devriminden sonra dünyanın gittikçe bir değişim sürecine girdiği, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş süresi vardır. Geri kalmış ülkeler buna uyumda zorluk çekti. Onun için, günümüzde bu ülkelere üçüncü dünya ülkeleri diyoruz. Uyum sorunu çekmeyen ülkeler ise sanayileşmeyi beraberinde getirdi. Küreselleşmenin siyasi ayağını oluşturan o en gelişmiş 5+1 dediğimiz Birleşmiş Milletlerin daimi devletleri, bunlar öncü rol oynarlar. Mesela, Beyaz Saray'da Bill Clinton küreselleşmenin siyasi ayağını ifade ederken, oradaki temsilcilere böyle bir örnek verir der ki; ‘Ben sizlerden almış olduğum vergilerle dünyayı kontrol ediyorum.' Hatta bir cümleyi ön planda söylüyor. Diyor ki; “Dünya bir apartmandır. Biz Amerikalılar bu apartmanın en üst katında oturuyoruz.” Dolayısıyla bu apartmana kim giriyor, kim çıkıyor bizim bunu kontrol etmemiz lazım demek istiyor. Kendisinin emperyalist olduğunu söylemiyor. Biz bu dünyanın efendisiyiz, bu dünyadaki gelişimle ilgili girip çıkanları biz kontrol ediyoruz. Bu kontrol sadece masum bir kontrol olarak kalmıyor. Her girdiği ülkede üsler kurup o üslere de sömürü kültürünü yerleştiriyorlar” diye konuştu.
“Mekanik bir toplumuz”
Kültürel değişimin ikincisinin ekonomik değişim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Taşkesen “Baktığınız zaman bu küresel güçlerin paralarını kullanmak zorunda kalırsınız. Onların giydikleri gibi giyinir, onlar gibi düşünürsünüz. Onların yediklerini yemek istersiniz. Yani nasıl onun parasını kullanırım. Türkiye Müslüman bir ülke. Solhan da Müslüman bir toplum. Solhanlı bir vatandaşımız Hacca gitmek istiyor. Deniliyor ki dolar üzerine gideceksin. Düşünsenize Türkiye'nin parası dolar değil, Suudi Arabistan'ın parası da dolar değil ama olsun, efendileri öyle istiyor. Bunlara baktığınız zaman onların parasını ya da onların dilini bilmek zorundasınız. Dilini bildiğiniz an kültür otomatik dengeliyor. Diyelim ki ben Tıp Fakültesini bitirdim. Siyasal Bilgileri bitirdim. Hukuk Fakültesini bitirdim. Akademisyen olmak istiyorum. Yasalar diyor ki yabancı dil sınavına gireceksiniz. Tamam, ben Türkçe biliyorum. Yok, olmaz. Ya Almanca ya İngilizce ya da Fransızca bileceksiniz. Şimdi tıbbın bu dillerle ne alakası var. Sırf efendiler böyle istediği için o sınava girmen gerekiyor. Bilişim teknoloji ve iletişim teknoloji sanayi toplumu ile birlikte ağırlıklı olarak bu insanların elinde. Dünyada takribi 57 tane İslam ülkesi vardır. Bu ülkelerin nüfusu yaklaşık olarak 1 milyar 800 milyondur. 1 milyar 800 milyon Müslüman'ın dünya ekonomisine yapmış olduğu katkı bir Almanya etmiyor. Çünkü bizde üretim yok, düşünme az. Mekanik toplumumuz. Duygusal toplumuz. Onun için hayallerimiz yok. Örneğin Solhan sokaklarında bakın arabaların markalarına. Hangi devletin markasıdır diye bir bakın. Akşam seyrettiğiniz televizyonun, telefonun, buzdolabının, ütünün markası nedir onlara bakarsanız benim ne demek istediğimi anlarsınız. Ticari olarak bunlar yetmiyormuş gibi bir tarafta insan haklarını savunurlar bu küresel güçler. Öbür tarafta derler ki en büyük silahı bu ülkeler üretiyor. 2017 yılı içerisinde en çok silah üreten beş ülke 1 trilyon 300 milyar dolarlık silah üretip satmış. Nereye satmış, kime satmış onları bilmek, araştırmak lazım” şeklinde konuştu.
Dünyada ilk yazılı antlaşmanın Kadeş anlaşması olduğunu belirten Prof. Dr. Taşkesen, “Bu antlaşma milattan önce 3000 yılında Hitit kralı Hattuşi ile Mısır kralı 2. Ramses arasında olmuştu. Kadeş anlaşmasının son maddesi Suriye topraklarının bölüşümüdür. Aradan 5 bin yıl geçti. Şu anda Hattuşi yok, Ramses yok ama onların temsilcileri halen var. İşte kültürel değişim bu siz kendinize ait bir kültürü, bir değeri kendi iç dünyanıza ikame etmezseniz, sürekli olarak edilgen olursunuz. Şu anda Müslüman toplum ve Ortadoğu edilgen toplumdur” diye sözlerini noktaladı.
Bir almanya etmez dogru nedenmi? Cünkü insanlar dürüst ve temiz calisiyor memurlar rüjvet almiyor hak ve Adalet var torpil yok bakanin vekilin ogluda olsa ayni olmasada ayni
düşünür sizlersiniz dolayısyla siz üretecek icat bulacaksınız bize anlatma onu sen akademik camiaya anlat kendilerini fil dişi kulelerde gören kes kopyala yapıştır akademisyenleri.Bu gün lisansüstü tezleri bile kopyala yapıştır olmuş tez merkezleri var paralı yapyolar.içler acısı durum akademik teşvik tam bir hüsran zaten
İngilizce bilmiyorsak Yükseklisans veya doktora yapamıyoruz. niye çünkü bilimle ilgilenebilmek için sadece Türkçe bilmek yetersizmiş. yani istediğim kadar zeki olayım, çalışkan olayım, girşimci olayım ama yabancı dil bilmiyorsam YÖK'ün zihniyetine göre akademik olarak bilinmle ilgilenemezmişim! Allah aşkına bir devlet kurumu (YÖK) düşünün ki kendi halkına kendi ülkesine bu kötülüğü yapsın. Yabancı dil bilmeden cumhurbaşkanı olabilirsin ama üniversitede bir araştırma görevlisi bile olamıyormuşuz. Önce bu zihniyet değişmelidir. Çok şey değişmeli çokkk..
kıymetli hocam, bu ülkenin en önemli kurumları belki de üniversitelerdir malum bugünün ekonomistleri, siyasetçileri hatta işadamları bile üniversite okumuşturlar. eğer çalışmıyorsak düşünmüyorsak bunun bir sebebi de belki üniversitelerimizdir. belki de sizler hakkıyla eğitememişsiniz öğrencilerinizi. Ya da şunu söyleyeyim bugün ben sade bir vatandaş olarak üniversitenizin kampüs kapısından içeri giremiyorum, kütüphanenizdeki kitaplardan yararlanamıyorum. çünkü öğrenci değilim, yani bilime ulaşmak, hocalarınızla sohbet etmek halka kapalı yapmışsınız.Potansiyel suçluluk psikolojisi taşıyoruz.
Müslüman toplumlarin cogunda islerinde hile ve haram vardir Örnegin türkiyemiz örnegin bingöl Allah askina Siz degerli insanlara birakiyorum yorumu siz verin Bizim neremiz müslümanliga uyuyor Alisveris hile ihaleller hile torpil hile atamalar hile yol yapiliyor ömrü 6 ay dayaniyor hile bina insaat yapiliyor cimento demir hile Yani kisacasi Allah bizi dogru eylesin
İcraatınızı söyleyin teoride konuşursunuz siz akademisyen olarak neler icat ettiniz bunu siz yapacaksınız.60 trilyon para geldi Üniversiteye pilot üniverste olarak ne yaptınız icraat icat söyleyin.
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın