KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
20 Ağustos 2026 Perşembe
°C

Vahdettin atatürk'e küfür etti mi?

Vahdettin- Atatürk ilişkisi hakkında tartışılacak bir iddia daha. Prof. Metin Hülagü, "Vahdettin'in İngiliz'lere yazdığı mektuplarda Atatürk için küfre varacak sözleri var." diyor.

Vahdettin atatürk`e küfür etti mi?
26 KASIM 2007 PAZARTESİ 10:36
0
1469
0
AA aa
Bülent Günal'ın Röportajı...

İngiliz belgelerinden Vahdettin ve Atatürk

Vahdettin, Kurtuluş Savaşı'nda Mustafa Kemal'e destek oldu mu? ‘Ne desteği! Mektuplarında Atatürk'e küfür bile ediyor'
Profesör Metin Hülagü, Londra'daki Foreign Office'te (Yabancılar Ofisi) yıllar sonra gün ışığına çıkan belgeleri inceledi. İngiliz kayıtlarına dayanarak son Osmanlı Padişah'ı Vahdettin ile Atatürk'ün ilişkisini kaleme aldı

İngiliz belgelerini incelediniz. Tüm bu çalışmaların ışığı altında en çok tartışılan soruyla başlamak istiyorum. Vahdettin bir hain miydi?

İngiltere, Kurtuluş Savaşı ile Osmanlı Hanedanı'nın ve Vahdettin'in kaçışında baş aktörlerden biriydi. O yüzden İngiliz belgelerinde yazılanlar çok önemli. Şunu söyleyerek başlayalım. II. Abdülhamit'ten sonra tüm şehzadelere yönelik bir siyaset yasağı var. Bir bakıma şehzadeler apolitik yetiştiriliyor. Vahdettin de böyle. Çengelköy'de yaşıyor, besteler yapıyor, İslam hukuku üzerine kafa yoruyordu. Dünya nereye gidiyor, Avrupa nereye koşuyor, Osmanlı'nın geleceği ne olacak gibi sorular Vahdettin'in gündeminde büyük yer kaplamıyordu.

Vatan haini değildi ama siyaseten bilgisizdi, yeteneksiz ve başarısızdı

* Böyle bir adam 1918 yılında, ağır şartların yaşandığı bir dönemde tahta çıktı.

Evet... Ve Vahdettin'den çok şey bekleniyor. Vahdettin hain değildi ama siyaset, özellikle dünya siyasetini bilmeyen bir adamdı zaten. Ama Vahdettin'in tecrübesizliği kadar Osmanlı'nın da zaafları var. Siyaset bilmeyen birinin tahta çıkması onun vatan haini olduğunu göstermez. Çünkü padişahlara Osmanlı tebaası, toprakları bir mirastır. İnsan mirasına ihanet eder mi? Çiftlik sahibi kendi çiftliğinin yok olmasını bile bile ister mi?

* İstemez herhalde...

O da istemiyor. Ama yeteneksiz, başarısız. Çevresindeki sözde siyaset bilenlerin oyuncağı oluyor. Oyuna getiriyorlar onu. Ve şartlar geliyor, geliyor... Vahdettin 17 Kasım 1922'de, yani bundan 85 yıl önce İngiliz Malaya gemisiyle Malta'ya kaçıyor. Ama Mustafa Kemal günler öncesinden Vahdettin'in kaçacağını biliyor.

Atatürk, Vahdettin'in kaçacağını biliyordu, sarayda casusları vardı

* Nasıl biliyor?

Çünkü sarayda bir casusu var! Vahdettin'in en yakınındaki kişilerden biri bu. Ama kim olduğunu bilmiyoruz. Bildiğimiz Atatürk'ün o dönemde gazetelere yansıyan açıklamalarında söylediği, “Vahdettin'in kaçacağını günler öncesinden biliyordum” açıklaması... Atatürk Saray'daki gelişmelerden gün be gün haberdar. Neler oluyor, biliyor. İngiliz belgelerine de bu durum aynen yansımış.

Padişah iddia edildiği gibi kaçarken yanında bir servet götürmüyor
* Vahdettin söylendiği gibi sürgüne bir servet mi gitti?

Hayır. Vahdettin'in İstanbul'dan ayrılırken yanına oğlu Ertuğrul'u, hizmetlilerinin bir kısmını ve sultan aylığı olan 50 bin Osmanlı Lira'yı alıyor. Bu da o günün parasıyla 20 bin İngiliz Sterlini ediyor. Paranın bugünkü değeri ise yaklaşık 215 bin YTL. Ayrıca bu paranın tümü nakit de değil. Aralarında Fransız ve İngiliz bonoları var.

* Bu para bonolarla mı birlikte 20 bin lira ediyor?

Evet. Zaten para da İstanbul Merkez Bankası'nda yatıyor. Ancak mevduat Londra'daki BTC Bank'a havale ediliyor. Belgelerde paranın nereden nereye aktarıldığı, hangi tarihlerde ne kadarı çekildiği belli. Bu para 1924 yılına kadar idare ediyor. İngilizler Vahdettin'i Malta'ya bıraktıktan sonra 'bizden bu kadar' diyor, gerisine karışmıyorlar. Vahdettin sonraki tüm yolculuklarının parasını, harcamalarını kendi cebinden yapıyor. Ve istediği zaman da parasını çekemiyor. İngiliz yetkililerden izin aldıktan sonra parça parça parasını çekebiliyor. Bonoları bozduruyor ve beş parasız kalıyor, sefil düşüyor. Zaten beş parasız kaldıktan sonra da gerek Vahdettin gerekse Osmanlı hanedanı için son çırpınışlar başlıyor.

Atatürk, arkasından Saray'da sayım yaptırdı, arası iyi olsa yapar mıydı?

* Atatürk'ün Vahdettin için, 'Namuslu adamdı, isteseydi giderken Topkapı Sarayı'nı götürürdü' diye bir açıklama yaptığı iddia ediliyor.

Gerek Atatürk'ün bu açıklamalarını gerekse Vahdettin'in Atatürk için, “O bir Osmanlı Paşası'ydı. Kimse onun hakkında kötü bir söz söyleyemez'türünde yaptığı iddia edilen açıklamaları gerçekçi bulmuyorum. Bunların tümü Atatürk ile Vahdettin'in arasını bulma çabaları. Gerçeği yansıtmıyor. Vahdettin kaçar kaçmaz Ankara hükümeti ne yapıyor?

* Ne yapıyor?

Topkapı Sarayı'ndaki değerli hazinelere ve Kutsal Emanetler'e baktırıyor, sayımları yapılıyor. Acaba kaçırmış mı diye? Özellikle kutsal emanetlere Ankara Hükümeti büyük önem veriyor. Çünkü onlar bir bakıma halifeliğin simgesi.

Padişah'ın kullandığı ifadeleri yazsam başım hakaretten belaya girer

* Yani siz son günlerin hakim görüşünün aksine Atatürk ile Vahdettin'in arasının kesinlikle iyi olmadığını söylüyorsunuz.

Bakın, öyle belgeler var ki, ben kitaba koyamadım. Niçin biliyor musunuz? Vahdettin'in İngiliz yetkililerine yazdığı kimi mektuplarda Atatürk için küfre varacak kadar sözleri var. Ben bu belgeleri yazsam hakaretten mahkemeler yakama yapışır. Sadece Vahdettin'in bu tür mektupları olduğunu belirttim ama belgeleri kelimesi kelimesine yazmadım. Vahdettin Atatürk'e bir bakıma düşman. Çünkü onu tahtından indirdi, saltanatına son verdi. Zaten Atatürk de Nutuk'ta Vahdettin için, 'sefil, aciz, anlayıştan yoksun, yaratık' gibi kelimeleri kullanmış. Atatürk ile Vahdettin arasında en büyük çatışma birinin gelenekçi diğerinin yenilikçi olmasından kaynaklanıyor.

“Tahttan geçici feragat ettim” demiş; “yine başa geçerim” umudu taşımış

*Peki Vahdettin kaçtıktan sonra kaderine razı mı oluyor yoksa tekrar bir gün İstanbul'a geri dönerim umudum taşıyor mu?

Bakın burası çok önemli. Vahdettin son nefesini verene kadar tahtından vazgeçmiyor. Bir gün şartların olgunlaşacağını ve saltanatının başına geçeçiğini umut ediyor. 1923 yılında Hicaz'da Mekke Beyanname'sini açıklıyor. Orada diyor ki: ”Akıllı ve münevver kimseler fiilen, irsen ve istihkâken hilafet ve saltanat makamında bulunan (ki bu dünyadaki en büyük ve en ehemmiyetli makamdır) bir sultanın vatana hıyanet etme emel ve hırsına kapılmasını nasıl izah edebilirler? Bu makamın ve özellikle hilafetin şeref ve haysiyetini muhafaza etmek için tahtımı muvakkaten (geçici olarak) terk ettim, refah ve rahatımı bir kenara attım.'

Yıllarca Ankara'dan “Genel Af” beklemiş mallarının iade edileceğini düşünmüş

* Geçici olarak...

Evet aynen öyle diyor. Ve ekliyor: 'Saltanattan ve vatandan ayrılmamın sebebi uyguladığım siyasetin hesaba çekilmesinden korktuğum için değil, canımı, şerefimi kurtarmak içindir. Güç yetiştirilmeyecek şeylerden uzak durmak peygamberimizin sünnetidir.'

* Peygamber sünneti derken?

Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye Hicret etmesine atıfta bulunuyor. Vahdettin açıklamasında, hilâfet meselesinde Ankara ve İstanbul'un almış olduğu kararı hiçbir surette kabul etmiyor. 'Aziz vatanına avdet edinceye kadar Hicaz'da kalacağını' beyan ediyor ve tahtını geçici olarak terk ettiğini söylüyor. Sultan Vahdettin aynı zamanda genel bir af ilanının kısa bir süre içerisinde gerçekleşeceğine, kendi adının da söz konusu listenin başında yer alacağına ve bu af dolayısıyla Lozan Antlaşması'na uygun olarak Türkiye'de Ankara Hükümeti tarafından müsadere edilen malların kendisine tekrar iade edileceğine inanıyor.



(Vatan)




HABER7
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
20.08.2026
01:04
Bingöl`den bir Sadin Babo geçti
Bingöl'den bir Sadin Babo geçti
Bingöl'ün sevilen simalarından Sadin Babo, geride yüzlerce hatıra, sıcak bir tebessüm ve gönüllerde silinmeyecek bir iz bırakarak hayatını kaybetti. Mehmet Emin Barslan, Sadin Babo'nun ardından kaleme aldığı duygu yüklü yazısında, onun yalnızca bir insan değil, değişen Bingöl'ün hafızasında yaşayan bir değer olduğunu anlattı.
20.08.2026
01:02
Bingöl`e 190 okul bahçe görevlisi kontenjanı
Bingöl'e 190 okul bahçe görevlisi kontenjanı
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde okulların güvenliğini artırmak amacıyla planlanan 30 bin okul bahçe görevlisinin illere göre kontenjanları belli oldu. Bingöl için 190 kişilik kontenjan ayrıldı. Görevlilerin yaklaşık 9 ay süreyle çalıştırılması ve ücretlerinin asgari ücret seviyesinde olması planlanıyor.
20.08.2026
01:00
Uçar:
Uçar: '100 yıl sonra tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız'
Bingöl'de 'Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz' buluşmaları kapsamında yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, yeni sürecin Türkiye'nin demokratikleşmesi ve kalıcı barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Meclis'teki çerçeve yasanın sürecin başlangıcı olarak değerlendirilmesi ve toplumsal desteğin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uçar, Türkiye'nin 100 yıl önce kaybettiği bir fırsatın yeniden ortaya çıktığını vurguladı.
20.08.2026
00:59
MEB`den yeni eğitim yılı genelgesi
MEB'den yeni eğitim yılı genelgesi
2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül'de başlayacak. Millî Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği genelgeyle okullarda cep telefonu kullanımından deneme sınavlarına, veli görüşmelerinden kayıt ücretlerine kadar birçok başlıkta yeni dönemde uygulanacak esaslar belirlendi. Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarına okullarda izin verilmeyecek, veli görüşmeleri ise yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılacak.
20.08.2026
00:57
Bingöl-Muş yolunda kaza: 3 yaralı
Bingöl-Muş yolunda kaza: 3 yaralı
Bingöl-Muş karayolunun Kardeşler köyü mevkisinde iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Bingöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
20.08.2026
00:53
Bingöl`de HİZMET-İŞ kongresi! Akdemir güven tazeledi
Bingöl'de HİZMET-İŞ kongresi! Akdemir güven tazeledi
HİZMET-İŞ Sendikası Bingöl Şubesi'nin 2. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda Abdülmecit Akdemir yeniden şube başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Kongrede çalışma hayatının sorunlarından taşeron işçilere, KİT'lerdeki kadro beklentisinden vergi adaletine ve 'Terörsüz Türkiye' hedefine kadar birçok başlık gündeme geldi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın