KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
20 Ağustos 2026 Perşembe
°C

Xeylan Aşireti ve tarihsel geçmişi

Bingöl'de önemli bir nüfusu bulunan ve çevre il ve ilçelerde de yerleşik yaşamlarını sürdüren Xeylanlıların tarihsel geçmişi, nereden geldikleri ve atalarının kimler olduğu gibi konular, Detay Dergisi'nde işlendi. Makaleyi kaleme alan Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, şu verileri paylaştı;

Xeylan Aşireti ve tarihsel geçmişi
16 MART 2021 SALI 13:33
36
25051
24
AA aa

Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş'ın Detay Dergisi'nde yayımlanan makalesi şöyle;

HALİLAN-I KEBİR/ HAYLANI_KEBİR (BÜYÜK ÇALTI) KÖYÜ

Haylanı Kebir bugünkü adıyla Büyük Çaltı veya köylülerin kullandığı adıyla Xelun (Heylun) Köyü, Elazığ'ın Palu İlçesi'nin Gökdere Bölgesinde bulunan ve Halil isimli kişi tarafından kurulan bir köydür. Köy Elazığ İline 128 km, Palu İlçesine ise 56 km uzaklıktadır. 1325m rakımda olan Haylan, Elazığ'a bağlı olmasına ragmen Bingöl'e daya yakın bir köydür.

1960 öncesinde 300 haneye kadar ulaşan köyde yoğun göç nedeniyle halen 150 civarında kişi yaşamaktadır. Köyün en önemli özelliği tek bir babadan çoğalmış olmasıdır.

XEYLAN (HAYLAN) AŞİRETİ

Köyün büyüklerinin anlatımından ve soyağacı bilgilerinden anlaşıldığı kadarıyla Haylan Köyü'nün kurucusu olan Halil, şuan yaşayan bu köylülerin 13. veya 14. Atasıdır. Bu aşiretin yaşlılarının bazıları Halil'e kadar olan atalarının ismini hala sayabilmektedir. Önceleri, Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde ikamet eden Halil ve iki kardeşinin Eğil'den ayrılarak Palu, Karakoçan bölgelerine yerleştikleri ancak daha sonra her üçünün de ayrı yerlerde ikamet etmeye başladıkları anlaşılmaktadır. Bu kardeşlerden birinin Erzincan, diğerinin Kiğı ve Karakoçan arasında yerleştiği, Halil'in ise bugünkü Büyük Çaltı denilen Haylan'ı Kebir Köyü'nü kurduğu görülmektedir. Haylan ismi yerleşik olanların diliyle Xelilun ve zamanla kısaltılarak Xelun olan ve Halil'in köyü veya yeri anlamına gelmektedir. Buradan da anlaşılmaktadır ki, Haylanı Kebir Halil tarafından kurulmuş bir köydür.

Halil'in bu bölgeye yerleşmesine engel olmak isteyen Gökdere Bölgesi ileri gelenleri, onu ve ailesini burden göç etmeye zorlamışlardır. Ancak Halil'in, akrabası olan Palu Beyi Cemşid Bey'e giderek durumu anlattığı, Cemşid Bey'in de Gökdere Bölgesi Yöneticisini (bir rivayete göre Koç Mehmet olduğu ifade edilmektedir) çağırarak Halil'in o bölgeye yerleşmesine yardımcı olmalarını istediği, bundan sonra da kendisine herhangi bir zorluk çıkarılmadığı anlatılmaktadır. Cemşid Bey'in Palu Beyliği dönemi ve Aşiret Büyüklerinin anlatımlarından Halil'in bu köye yerleşmesinin 16. Yüzyılın ikinci yarısına denk geldiği anlaşılmaktadır.

Cemşid Bey ve Halil'in geldikleri Eğil hakkında tarihsel bazı bilgiler ve soyağacı belgeleri şunları göstermektedir:

Başta Şerefname'nin yazarı Şerefhan olmak üzere bazı kaynaklarda Pir Mansur isimli (Mansur bin Seyid Hüseyin Al A'rac) bir şahsın ailesiyle 11. yüzyılın başında Hakkâri bölgesinden göç ederek Diyarbekir'in Piran Köyüne gelip yerleştiği görülmektedir. Bu ailenin Iraktan gelerek Hakkariye yerleştiği ve bir süre burda yaşadığı Şerefnamede belirtilmektedir.

Pir Mansur'dan sonra yerine aşiret reisi olarak Pir Musa geçmiştir.

Tasavvuf ehli olan Pir Musa, bir tekke yaptırmış ve kısa zamanda ünü etrafa yayılmıştır. Binlerce sufi tarikatına girip Pir Musa'yı kendilerine mürşit olarak seçmiş ve kerametlerini abartılı olarak anlatmaya başlamıştır.

Pir Musa'nın ölümünden sonra yerine oğlu Pir Bedir geçmiştir. Pir Bedir Babasının nüfuzunu da kullanarak Kardeşi Mirdas Bey ile birlikte Eğil kalesini Hıristiyan Ermeni-Süryanilerden feth ederek Eğil'e taşınmış ve Eğil Mirdasi Beyliğini kurmuştur. Bu emirlik yaklaşık sekiz asır Pir Bedir'in soyundan gelen Emirler tarafından yönetilmiştir. Pir Bedir'in eşi bir Türk aşireti beyinin kızıdır ve çocuğu dünyaya gelince bebeğin dayıları tarafından çocuğun adı Bulduk konulmuş. Bu aile bundan sonra da Buldukaniler olarak isimlendirilmiştir.

Eğil, Emirliğin merkezi olmakla beraber, bir süre sonra çevredeki yerleşim yerlerinden Çermik, Bağin ve Palu da fethedilerek emirliğin hakimiyeti genişletilmiştir. Bundan sonra aile üç kola bölünerek Eğil, Çermik ve Palu olmak üzere üç farklı emirlik kurmuştur. Palu'yu fetheden Cemşit Bey burada bir beylik kurunca Halil'in de daha sonra adı Haylan olan yere Cemşit Bey'in desteği ile yerleştiği anlaşılmaktadır.

Çaldıran Seferi öncesinde Yavuz Sultan Selim'e bağlılığını bildiren Cemşid Bey, aşiret güçleriyle beraber savaşa katılmıştır. Daha öncesinde Safevi yönetiminde olan Palu, Osmanlı'ya bağlanan ilk beyliklerdendir. Bi süre Safevi yönetiminde kalan Palu'nun şii kültüründen etkilendiği ancak Cemşid Bey'in burayı feth etmesi ile sunni inancın tamamen hakim olduğu kaynaklardan anlaşılmaktadır.

Hem Şerefname'de, hem de diğer kaynaklarda ve eldeki bazı şecerelerde  Eğil Beyliğini oluşturan ailenin Pir Mansur yoluyla Hz. Peygamberin (s.a.v.) amcası Hz. Abbas'ın torunları olduğu belgelenmektedir.  Pir Mansurun neslinden gelen ailenin çeşitli kolları Pir Mansur ile olan bağlantılarını ortaya koyan soyağacı nüshaları edinmiş ve dönemlerindeki otoritelere tastik ettirmişlerdir. Halil ve neslinin de böyle bir şeceresinin olduğunu Haylanlıların büyükleri bilmektedirler. 1990'larda vefat eden Molla Hasan (Hasan Ateş), Babası Molla Hacı'ya bu şecerenin intikal ettiğini ve itinayla koruduğunu ve bu şecereyi kendisinin defalarca gördüğünü ifade etmekle beraber, elim bir yangında yanan evleri ile beraber bu şecerenin de yok olduğunu ifade etmiştir.

Haylanlıların kendilerini ‘biz Abbasiyiz' demelerinin altında yatan gerçek de bahsi geçen şecere ile kendilerinin Ali bin Abdullah Bin Abbas neslinden olmalarından kaynaklanmaktadır.

Tüm bu kaynak ve bilgilerden anlaşıldığı gibi Haylan aşireti kurucusu Halil, Pir Mansur ve onun da geldiği Haşimi Sülalesinden olan Ali bin Abdullah bin Abbas'ın torunudur.

Halil'den sonra çocukları olan İbrahim'den gelen koluna Yirmun, Arap'tan gelen koluna Arebun, Safer'den gelenlere Saffron, Kubat'tan gelenlere Kubatun denilmektedir. Aşiretin tümünün 40 bin civarında olduğu ve Elazığ, Bingöl, Malatya başta olmak üzere dağıldığı görülmektedir. Haylandan ilk ayrılanların bazıları Gazik, Mendo (Bilaloğlu), Kayalık, Yenice ve kısmen Yelesen köylerini kurmuş ve halen bu köylerde yaşamaktadırlar.
 

KAYNAK: DETAY DERGİSİ

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_117831)
03 Şubat 2026 Salı 01:18
Çevirilerde Kürt yazan her yeri Türk olarak değiştiren kitap yazarı geldi akıllara. :)
Misafir Kullanıcı (@Misafir_116805)
19 Kasım 2025 Çarşamba 23:01
Tamam helan asirettir. Ama beylik ve taaa soyunu Hz peygamber e dayandırmak ondan önce Türk eşi falan... At yalanı
Misafir Kullanıcı (@Misafir_108329)
07 Mart 2024 Perşembe 17:10
Yani türk soylular mı?
Misafir Kullanıcı (@Misafir_92623)
26 Mayıs 2022 Perşembe 04:23
saçmalamış
Misafir Kullanıcı (@Misafir_88624)
20 Ocak 2022 Perşembe 22:46
Gıyasettin bey daha Ceylan kurucusu Halil'in çocuklarını bile sayamıyor Halil'in büyük oğlu maksuttur ibrahim Kubat ve seferdir Arap diye oğlu yoktur daha bunları bilmeyen hoca Abbasiler'e kadar nasıl gitti şaşarım .not öz xeylanlı sizde dergi olarak biraz araştırın
Misafir Kullanıcı (@Misafir_82195)
29 Mart 2021 Pazartesi 23:27
Prf ünvanina sahip olmuş Tarih konusunda bilgisi olmayan o alanda ihtisas yapmamis Hocamizin Talihsiz hicbir belgeye dayanmayan izahatlaridir. Pir Mansur neslinden gelen Palu da yaşayan hiçbir siyasi cikar ve menfaat beklemeyen O nesilden gelen insanlar vardir.. Pir Mansur Hasan Arec ile ilgili SOY BELGESI hiçbir yerde yayimlanmayan ELIMIZDEDIR.. Ailemizin soyunu kullanarak bizi resmen üzerek rencide etmistir. HAYLANI KEBIR köyünden isteyen kimselere Amaran köyündeki Pir Mansur Şecesini gönderebilirim.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_82112)
25 Mart 2021 Perşembe 08:00
11 ocak 1891 yılı osmanlı arşiv belgelerinde halilanların başını çektiği Maksudanlara karşı bir eşkiya saldırsından bahsedilir. Aylarca süren bu saldırıda halk perişan olur. Maksüdanlar ve Cemşidanlar ile Eğil begleri birleşip bunları dağıtır . Bunalara helanlılar diyorlar. bir aidiyet yaratmak için, abbasilere kadar giden,yetmedi peygamber soyuna kadar atıfta bulunan, bölge adlarını sıkça telafüz eden şerefnameyi kullanarak Özel bazı kelimeleri çımbızlayan kişilerin akademik ünvanlarına layık olması gerekiyor. Bu yazının tamamı asılsız, araştırma gayreti taşımayan,kopyalama bir yazıdır
Misafir Kullanıcı (@Misafir_81881)
17 Mart 2021 Çarşamba 13:25
Bingölde geçmişinden bu yana tanınmış ve hala Türkiyenin 30,a yskin yerleşim yerlerinde bulunan en büyük Aşiret Raman asiretidir.Zazalarin soyundan bu yana var olmuş kürtlerin hala hangi sahalardan geldiğini bilmediğimiz bir çok araştırmacıya gore zazalardan geldiği söyleniyor.Ama Bu günkü yaşadığımız yıllarda zazalardan daha çok gelişip dunyanin her tarafında siyasi yoluyla girmeyi başarmışlar.Suanki aşiret izi hala Batmanda devam edip Bingöl Şaban köyüne bağlı ve merkezde bir cok aşiret bireylerin yerleştikleri Görülmektedir.Son olarak 60,a yakın soy ad olduğunu biliniyor bingol merkezde..
Misafir Kullanıcı (@Misafir_81869)
17 Mart 2021 Çarşamba 10:03
Bingöl' de ne işin var, Elazığ' a gitsene...
Misafir Kullanıcı (@Misafir_81864)
17 Mart 2021 Çarşamba 08:34
Aşiret yok bingöl de adamcılık var.
20.08.2026
01:04
Bingöl`den bir Sadin Babo geçti
Bingöl'den bir Sadin Babo geçti
Bingöl'ün sevilen simalarından Sadin Babo, geride yüzlerce hatıra, sıcak bir tebessüm ve gönüllerde silinmeyecek bir iz bırakarak hayatını kaybetti. Mehmet Emin Barslan, Sadin Babo'nun ardından kaleme aldığı duygu yüklü yazısında, onun yalnızca bir insan değil, değişen Bingöl'ün hafızasında yaşayan bir değer olduğunu anlattı.
20.08.2026
01:02
Bingöl`e 190 okul bahçe görevlisi kontenjanı
Bingöl'e 190 okul bahçe görevlisi kontenjanı
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde okulların güvenliğini artırmak amacıyla planlanan 30 bin okul bahçe görevlisinin illere göre kontenjanları belli oldu. Bingöl için 190 kişilik kontenjan ayrıldı. Görevlilerin yaklaşık 9 ay süreyle çalıştırılması ve ücretlerinin asgari ücret seviyesinde olması planlanıyor.
20.08.2026
01:00
Uçar:
Uçar: '100 yıl sonra tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız'
Bingöl'de 'Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz' buluşmaları kapsamında yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, yeni sürecin Türkiye'nin demokratikleşmesi ve kalıcı barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Meclis'teki çerçeve yasanın sürecin başlangıcı olarak değerlendirilmesi ve toplumsal desteğin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uçar, Türkiye'nin 100 yıl önce kaybettiği bir fırsatın yeniden ortaya çıktığını vurguladı.
20.08.2026
00:59
MEB`den yeni eğitim yılı genelgesi
MEB'den yeni eğitim yılı genelgesi
2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül'de başlayacak. Millî Eğitim Bakanlığı'nın 81 ile gönderdiği genelgeyle okullarda cep telefonu kullanımından deneme sınavlarına, veli görüşmelerinden kayıt ücretlerine kadar birçok başlıkta yeni dönemde uygulanacak esaslar belirlendi. Bakanlık dışındaki deneme ve tarama sınavlarına okullarda izin verilmeyecek, veli görüşmeleri ise yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden yapılacak.
20.08.2026
00:57
Bingöl-Muş yolunda kaza: 3 yaralı
Bingöl-Muş yolunda kaza: 3 yaralı
Bingöl-Muş karayolunun Kardeşler köyü mevkisinde iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Bingöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
20.08.2026
00:53
Bingöl`de HİZMET-İŞ kongresi! Akdemir güven tazeledi
Bingöl'de HİZMET-İŞ kongresi! Akdemir güven tazeledi
HİZMET-İŞ Sendikası Bingöl Şubesi'nin 2. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda Abdülmecit Akdemir yeniden şube başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Kongrede çalışma hayatının sorunlarından taşeron işçilere, KİT'lerdeki kadro beklentisinden vergi adaletine ve 'Terörsüz Türkiye' hedefine kadar birçok başlık gündeme geldi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın