KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
30 Ağustos 2026 Pazar
°C

Ya döverlerdi, yada ceza keserlerdi

‘21 Şubat Dünya Anadil’ günü dolayısıyla düzenlenen panelde konuşan Tarihçi ve Dilbilimci Dr. Celalî, Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan asimilasyona dikkat çekerek: “Cumhuriyetin ilanından sonra dil planlaması üzerinden yeni bir Tanzimat oluşturuldu. Büyüklerimiz anlatırdı, yanımızda Türkçe biri bilmeden şehre inmezdik. Çünkü jandarma bizi çevirip soru sorduğunda, cevap vermediğimizde ya bizi döverlerdi, yâda ceza keserlerdi” dedi.

Ya döverlerdi, yada ceza keserlerdi
23 ŞUBAT 2015 PAZARTESİ 04:58
0
1889
0
AA aa

 Bingöl Kurdi-Der tarafından ‘21 Şubat Dünya Anadil Günü' dolayısıyla ‘Asimilasyona Karşı Anadilde Eğitim ve Dil Politikası' konulu panel düzenlendi

Bingöl Gençlik Merkezi'nde düzenlene ve Ömer Barası'nın moderatörlüğünü yaptığı panele konuşmacı olarak, Dilbilimci Sebahattîn Gültekîn ile Tarihçi ve Dilbilimci Dr. Nureddin Celalî katıldı.

Nureddin Celalî, Kürtçe'nin yok olması için Cumhuriyet tarihi boyunca yürütülen asimilasyon politikalarını anlattı.

UNESCO'nun 1999 yılında, 21 Şubat'ı Dünya Anadil Günü ilan ettiğini belirterek konuşmasına başlayan Dr. Nureddin Celalî, anadilin yaşaması için yaşam dili olarak kullanılması gerektiğini vurguladı.

“YA DÖVERLERDİ, YÂDA CEZA KESERLERDİ”

Osmanlı döneminde çok sayıda dilin var olduğunu belirten Celalî, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte tek dilliliğe doğru gidildiğini ifade etti.

Daha önce Fransa'da 30 yakın dil konuşulduğunu, günümüzde ise bir dil konuşulduğunu kaydeden Celalî, şöyle devam etti: “Mahkemeler, asker, emniyet yani devlet güçleriyle, imkanlarıyla tüm diller ya zorla yada ikna yoluyla yok edildi, tek dil kaldı. Türkiye'de Fransa'nın sistemini uyguluyor. Fransa'da uygulananlar Türkiye'de de uygulandı. Osmanlı döneminde çok dil vardı. Lazlar Lazca, Çerkezler Adıge, Adigece, Kürtler Kurmanci, Zazaki konuşurlardı. Yani çok dil vardı. Cumhuriyetin ilanından sonra dil planlaması üzerinden yeni bir Tanzimat oluşturuldu. Her yerde resmi dil Türkçe oldu. Yani dil tek oldu. Büyüklerimiz anlatırdı, yanımızda Türkçe biri bilmeden şehre inmezdik. Çünkü jandarma bizi çevirdiğinde bize soru sorduğunda, cevap vermediğimizde ya bizi döverlerdi, yâda ceza keserlerdi.

Bir de bölgede ideolojik çalışma başlattılar. Bunu okullarla yaptılar. 1925-1938 yılları arasında Atatürk Elazığ'da kız olgunlaşma enstitüsü açıyor. Buraya özel bir öğretmen gönderiyor, Sıdıka Avar. ‘Ana projesi' olarak bunu uyguladılar. Önce Anneyi, annenin dilini değiştirelim, sonra da çocukların dilini dediler. Anne Türkçe konuştuğunda çocuğu da Türkçe konuşacak. Sıdıka Avar, Elazığ, Bingöl ve Tunceli'de köy köy gezerek kız çocuklarını toplayıp bu okula götürüyor. Yani anadil üzerinde bir travma oluşturuldu ve bu travma halen devam ediyor.”

“ANADİL YAŞAM DİLİ OLMALIDIR”

Kürtlerin siyasi anlamda mücadelesinin belli bir seviyeye geldiğini belirten Celalî, dil konusunda halen sıkıntıların olduğunu vurguladı.

Celalî, şunları söyledi: “Kürtlerin mücadelesi sonucu belli bir seviyeye gelindi. Ancak dil konusunda halen büyük sıkıntılar var. Travma insan üzerinde büyük bir hasar oluşturuyor. İnsanın bir organı travma geçirdiğinde onu diğer organlar gibi normal çalıştıramazsınız. Dil de travma geçirmişse, uzun bir süre tedavi görmelidir, iyileşmelidir. Bu konuda çalışmak lazım. Sıdıka Avar, Tunceli'den Elazığ'a kız çocuklarını götürürken, 7, 8, 9 yaşındaki çocuklar için ‘Bu çocuklar, kirliydi, pisti, vahşiydiler, dil bilmiyorlardı' diyor. Halbuki o çocuklar dil biliyordu, Zazaki, Kurmanci biliyorlardı. Ama o Zazaki'yi, Kurmanci'yi dilden saymadığı için, çocuklara ‘dil bilmiyorlar' diyordu. Bu fikir modernizmin esasıdır. Modernizm, diller arasında hiyerarşi oluşturuyor. Kültürler, dinler arasında hiyerarşi oluşturuyor. ‘Bu dil ileri gitti, bu dil geri kaldı, bu dil bilim dilidir, bu dil, köylü dilidir' diyerek sınıflandırma yapıyor. Hiyerarşiyi kabul ettiğinizde dilinize sınır koyuyorsunuz demektir. Önce bu dil ev dilidir, evde konuşacağız dersen, yada köy dilidir dersen, dilin dünyasını daraltmış oluruz. Böylece bu dil günden güne yok olacak. Herkes kendine sormalıdır. Bu dil neden geri gidiyor. Anadiliniz yaşam dili olmalıdır. Ekmek almaya gittiğimizde kendi dilimizde ekmek isteyelim. Türkçe konuştuğunuzda karşınızdaki Türkçe cevap verir, Zazaki konuştuğunuzda karşınızdaki Zazaki cevap verir. Kendi anadilinizle konuşun ki mesaj yerine ulaşsın. Herkes önce sınırlarını görsün. Dilini nereye kadar sınırlandırmış. Dile koyduğumuz sınırları kaldırdığımızda travmayı kaldırabiliriz, dilimizi her yerde konuşabiliriz.”

“BİNGÖL'DE NİYE KÜRTÇE OKUL OLMASIN”

Dilbilimci Sebahattîn Gültekîn de, Cumhuriyet'in ilanından sonra asimilasyon politikalarının yürütüldüğünü ifade etti. 1923 yılında Cumhuriyet'in ilanıyla başlayan ve 1960 yılına kadar olan asimilasyon dönemini kırmızı asimilasyon olarak adlandırdıklarını belirten Gültekin: “Bu dönemde öldürme, sürgüne gönderme politikaları yürütüldü. 1960 yılından sonra beyaz asimilasyon başladı. Kürtlere ‘rahatlık istiyorsan, doktor avukat olmak istiyorsan' sistemin dilini bilmek zorundasın dediler. Böylece insanlar Türkçe konuşmaya zorlandı” dedi.

Bugün Diyarbakır, Gewer ve Cizre'de Kürtçe eğitim veren okulların bulunduğunu belirten Gültekin, “Bingöl'de niye bir Kürtçe okul açılmasın” dedi.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
29.08.2026
04:09
Bingöl`de 647 kişiye iş fırsatı! Başvurular 31 Ağustos`ta
Bingöl'de 647 kişiye iş fırsatı! Başvurular 31 Ağustos'ta
İŞKUR ile Milli Eğitim Müdürlükleri iş birliğinde düzenlenecek Toplum Yararına Programlar kapsamında Bingöl genelinde 457 temizlik personeli ve 190 bahçe görevlisi olmak üzere toplam 647 kişi istihdam edilecek. Başvurular 31 Ağustos-4 Eylül 2026 tarihleri arasında alınacak.
29.08.2026
04:07
Ulya-Der, Bingöl`de görkemli törenle açıldı
Ulya-Der, Bingöl'de görkemli törenle açıldı
Bingöl'de yardımlaşma, dayanışma ve sosyal destek alanlarında faaliyet göstermek amacıyla kurulan Ulya-Der, yoğun katılımla hizmete açıldı. Açılışta dernek üyelerince SMA hastası Efrayim bebeğin tedavisi için toplanan 161 bin TL'lik bağış da kampanya yürütme kuruluna teslim edildi.
29.08.2026
04:05
Bingöl Balı Türkiye yollarında tanıtılıyor
Bingöl Balı Türkiye yollarında tanıtılıyor
Bingöl Balı Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Salcı'nın çağrısına seyahat firmaları ve düğün salonlarından destek geldi. Has Bingöl ve Cesur Bingöl otobüslerinde dijital ekran ve anonslarla Bingöl Balı tanıtılacak.
29.08.2026
04:05
Korlaelçi: `Eşit ve özgür eğitim için sözümüzü büyütüyoruz`
Korlaelçi: 'Eşit ve özgür eğitim için sözümüzü büyütüyoruz'
Ankara'da düzenlenen 6. Demokratik Eğitim Kurultayı'na katılan Eğitim Sen Bingöl Şube Başkanı Murat Korlaelçi, eşit, özgür, laik, bilimsel, anadilinde ve demokratik eğitim mücadelesinin önemine dikkat çekti.
29.08.2026
04:03
Bingöl`de zincirleme kaza!
Bingöl'de zincirleme kaza!
Solhan'da otomobil, traktör ve 2 minibüsün karıştığı kazada yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi.
29.08.2026
04:02
Düğünden ölüme… Dört can toprağa verildi
Düğünden ölüme… Dört can toprağa verildi
Genç'te düğünden dönen hafif ticari aracın uçuruma yuvarlanması sonucu hayatını kaybeden 2'si çocuk 4 kişi, gözyaşları arasında son yolculuklarına uğurlandı. Kazada yaralanan 5 kişinin hastanelerdeki tedavisi sürüyor.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın