KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
22 Ağustos 2026 Cumartesi
°C

Yasaklanan 19 mayıs darbe sebebi

1938'de resmi bayram ilan edilen 19 Mayıs kutlamaları,sadece bir defa yapılamadı. Tarih 19 Mayıs 1960.. Yasaklanan bayram ve sonrasında yaşanan hayli çarpıcı olaylar:

Yasaklanan 19 mayıs darbe sebebi
20 MAYIS 2007 PAZAR 13:10
0
1314
0
AA aa
Star gazetesinin Pazar ekinde Salih Mercan'ın aktardıkları...

19 Mayıs kutlamaları yasaklanmıştı!

1938'de resmi bayram ilan edilen 19 Mayıs kutlamaları, o günden beri sadece bir defa aksatıldı. Daha doğrusu yasaklandı.

Daha doğrusu yasaklandı. 27 Mayıs'a giden yolda 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları, iktidar aleyhine bir gösteriye dönüşebilirdi. DP iktidarı yasaklama kararının, sadece sekiz gün sonra gerçekleşen darbenin en güçlü gerekçelerinden biri olacağını tabii ki bilemezdi. Bir milli bayramın hüzünlü siyasi tarihi...

ÖNCE gazetelerden birkaç haber okuyalım:Milli Eğitim Bakanlığı, şehrimizde bu yıl 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gösterilerinin yapılmayacağını yazılı olarak Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirmiştir. Günlerden beri hazırlıkları yapılan 19 Mayıs gösterilerinin görülen lüzum üzerine bu sene yapılmaması kararlaştırılmış ve ilgililere bu hususta gerekli talimat verilmiştir.

18 Mayıs 1960 tarihli Cumhuriyet gazetesinde çıkan bu haberler bize Cumhuriyet bayramlarının sonuncusu olan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın tarihinde boş kalmış bir sayfayı haber veriyor: 27 Mayıs İhtilali'nin 8 gün öncesine rastlayan o yılın 19 Mayıs kutlamaları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından resmen yasaklanmıştır.

Peki bu noktaya nasıl gelinmiştir? Nasıl olmuştur da, 1960 yılının 19 Mayıs'ı Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanamamıştır?

Tarih, ancak onu bir zar gibi kuşatan yüzeysel veya resmî söylemlerin matlığından kurtularak baktığımızda açar kendisini. Biz de öyle yapalım ve 1960 yılının olaylarına şöyle bir göz gezdirelim.

26 Şubat'ta Demokrat Parti hükümetinin İsmet İnönü ve arkadaşlarının dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istemesi, Türkiye'de 3 ay sürecek tarihinin en bunalımlı günlerin tetiğine basmış olur. Mart'ta İnönü'nün iktidarı yıpratmak için çıktığı yurt gezileri, sokak olaylarını da beraberinde getirir. 7 Nisan'da Başbakan Menderes, parti grubunda, içine düştüğü paniğin ilk işaretlerini verir: ‘Memleket bugün kabil-i idare [yönetilebilir] olmaktan çıkmıştır.' İdare acze düşmüştür. 18 Nisan'da İnönü, Meclis'te, içinde sonradan meşhur olan ‘Sizi ben de kurtaramam' sözünün geçtiği tarihî konuşmasını yapar. 27 Nisan'da uzun ve çetin tartışmalardan sonra Tahkikat Encümeni (Soruşturma Komisyonu) Kanunu kabul edilince işler çığırından çıkmaya başlar.

CHP örgütlerince teşvik edilip yönlendirilen öğrenci gösterileri 28 Nisan'dan itibaren çığ gibi büyüyecektir. 2 kişinin öldüğü 28 Nisan gösterileri sonunda İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edilir. Gösterilerin sürmesi üzerine Ankara ve İstanbul üniversiteleri 1 ay kapatılır. 1 Mayıs'ta sokağa çıkma yasağı konur. 3 Mayıs'a Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Cemal Gürsel'in meşhur mektubuyla girilir fakat mektup nedense Ethem Menderes tarafından Başbakan'dan gizlenir. 5 Mayıs'ta 555K şifresiyle yayılan büyük Kızılay mitingi son uyarılardan biridir.

Basında, üniversitede, öğrenciler arasında ve orduda su yüzüne çıkan muhalefet meclisteki meşru muhalefeti aşmış, Menderes'i sokakta köşeye sıkıştırmış, ona normalde yapmayacağı hataları işletir hale gelmiştir. Vaziyet karışık, anlayacağınız. En iyisi, durumu, 29 Nisan'da kendisiyle görüşerek istifadan başka çaresinin olmadığı tavsiyesinde bulunan Ali Fuad Başgil'den dinleyelim:

‘Gerçekten, Menderes Hükûmeti seçim devresi sonuna doğru hain bir propagandanın tesiri ile kendine olan itimat ve kudretini kaybetmişti. Her adımda düşmekten korkan ihtiyarlara dönmüştü. Kudretsizliğini kabul etmeyi reddederek en son çare olan istifaya da başvurmak istemedi. Hayállerinde ısrar edip durdu.'

İşte 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, çığırından çıkmış öğrenci gösterilerine fırsat oluşturacağı ve yeni olaylara zemin hazırlayacağı korkusuyla yasaklanmıştı. (‘Erteleme' deniliyordu ama ne zamana ertelendiği bir türlü açıklanmıyordu.) Bu yasaklama kararı, 27 Mayıs'ı engelleyememiş, tam tersine süreci hızlandırmıştır. Atatürk zamanında kutlanmaya başlanmış, üstelik gençliği hedef kitle olarak alan bir bayramın yasaklanması bardağı taşıran son damla olmuş, nitekim sonradan bu kararın, darbenin gerekçelerinden birisi olduğu dile getirilmiştir. İhtilalden sonra Milli Birlik Komitesi, o yılın bayramın 26 Haziran Pazar günü kutlanmasına karar vermiş ve böylece 38 gün rötarla da olsa Gençlik ve Spor Bayramı, bu defa bir ihtilal atmosferinde kutlanmıştır.

O zamanlar genç bir gazeteci olan Bülent Ecevit, 27 Haziran 1960 tarihli yazısında darbe sonrasının sevincini şu ölçüsü kaçmış cümlelerle dile getiriyordu:

1960 yılının 19 Mayıs'ını kutlayamayışımız... Ne kadar belliydi bunda bir devrin kapanışı!.. Bütün mutluluklarla beraber sanki bayramlar da tükenmişti. Haklıydılar o karanlık çağın son 19 Mayıs'ının kutlanmasını yasak etmekte. Millet olarak kutlayacak ne vardı artık?.. Kurşun yaralı fakültelerin, okulların kapılarına kilit vurulduğu, gençliğin bilinen ve bilinmeyen şehitlerine yas tutulduğu bir sırada gençlik bayram mı edecekti? Şeref tribünündeki şerefsizlere selám mı verecekti?

19 Mayıs'ın o yıl yalnız Atatürk'ten gençliğe bir armağan olmaktan çıkarak, gençlikten Atatürk'e armağan edilen bir bayram haline geldiğini söyleyen Ecevit'i destekleyen Nadir Nadi, bir yıl sonra yasak bayramı hatırlatarak sadece bu olayın bile iktidarın masumiyetini yitirdiğine delil sayılabileceğini söyleyecektir (Cumhuriyet, 19 Mayıs 1961).

Menderes, 19 Mayıs'ın kutlanmasına engel olmakla farkına varmadan en büyük kozu teslim etmişti darbecilerin eline. Sonrasını zaten biliyorsunuz.



Star-Pazar
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın