KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
24 Ağustos 2026 Pazartesi
°C

Sezer'den yök kanunu'na veto

Cumhurbaşkanı Sezer, 5541 sayılı "Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"u, bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ye geri gönderdi.

Sezer`den yök kanunu`na veto
17 TEMMUZ 2006 PAZARTESİ 22:48
0
1257
0
AA aa
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Sezer'in 5541 sayılı "Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun", bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ye geri gönderdiği belirtildi. Sezer, yasayı iade gerekçesini, " Önlisans ve lisans diplomalarının denkliğini belirleme konusunda, öncelikle Anayasa'nın 131. maddesiyle ve daha sonra 2547 sayılı Yasa'ya dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 4. maddesiyle Yükseköğretim Yürütme Kurulu'na tanınan karar yetkisi, 1995 yılından itibaren Türkiye'ye göç eden Ahıska Türkleri'ne ilişkin diplomalar yönünden, Diploma Denklik Komisyonu'na bırakılmaktadır ki, bu düzenlemeyi Anayasa'nın 131. maddesiyle bağdaştırmak olanaksızdır." sözleri ile ifade etti.

Sezer gerekçesinde, "Yurtdışında yüksek öğretimini tamamlayıp Türkiye'ye gelen Ahıska Türkleri'nin salt işsizlik sorununu çözmek için onlara diploma denklik belgesi verilmesi kamu yararına ve hukuka uygun görülemez." dedi.

1995 yılından itibaren Türkiye'ye göç eden Ahıska Türklerinden önlisans ve lisans diploması sahiplerinin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Yükseköğretim Kuruluna müracaatları halinde "seviye tespit sınavına tabi tutulmaksızın diploma ve belgeleri incelenerek ilgili kişilere Diploma Denklik Komisyonunca diploma Denklik Belgesi verilir." hükmünün yer aldığını hatırlatan Sezer, şöyle devam etti: "Anayasa'nın 131. maddesinin birinci fıkrasında, yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim- öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek, bu kurumların yasada belirlenen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere özgülenen kaynakların etkili biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak amacıyla Yükseköğretim Kurulu kurulacağı belirtilmiştir.

Bu maddedeki Yükseköğretim Kurulu'nun kuruluş amacının öğeleri, aynı zamanda Kurul'un görev ve yetki alanını da belirlemektedir. Buna göre, yükseköğretimin planlanması, düzenlenmesi, yönetilmesi ve denetlenmesi yetkisi Yükseköğretim Kurulu'na verilmiştir. Bu yetki, yükseköğretim alanının düzenlenmesine ilişkin yönetsel düzenleyici işlemleri de kapsamaktadır. Yükseköğretim Kurulu'nun yükseköğretimin planlanması, düzenlenmesi, yönetilmesi ve denetlenmesi yetkisinin, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış önlisans, lisans ve lisans üstü diplomaların denkliğini inceleyip kabul ya da reddetmeyi içerdiğinde kuşku bulunmamaktadır.

Nitekim, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası'nın 7. maddesinin (p) bendinde, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış önlisans, lisans ve lisans üstü diplomaların denkliğini kabul etmek Yükseköğretim Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır. Yükseköğretim Kurulu'nun bu düzenlemeye dayalı olarak çıkardığı 'Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği' ile yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış önlisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının denklik işlemlerinde uyulacak ilke ve yöntemler düzenlenmiştir. Yönetmelik ülke ya da üniversite bazında herhangi bir ayrıma yer vermemekte ve getirdiği düzenlemeler tüm yabancı ülke yükseköğretim kurumlarından alınan önlisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarını kapsamaktadır. Yönetmelik'te öngörülen süreç sonunda uygun görülenlere, yine Yönetmelik uyarınca oluşturulan Diploma Denklik Komisyonu'nun önerisi ve Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun kararı ile denklik belgesi verilmektedir.


"YENİ DÜZENEMEYİ ANAYASA'NIN 131. MADDESİYLE BAĞDAŞTIRMAK OLANAKSIZ"


5541 sayılı Yasa'yla yasakoyucu, Anayasa'nın 131. maddesiyle Yükseköğretim Kurulu'nun yetki ve görev alanına bırakılan bir konuyu bir yasama tasarrufu ile doğrudan düzenlemektedir. Yapılan düzenlemede, yukarıda da belirtildiği gibi, önlisans ve lisans diplomalarının denkliğini belirleme konusunda, öncelikle Anayasa'nın 131. maddesiyle ve daha sonra 2547 sayılı Yasa'ya dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 4. maddesiyle Yükseköğretim Yürütme Kurulu'na tanınan karar yetkisi, 1995 yılından itibaren Türkiye'ye göç eden Ahıska Türkleri'ne ilişkin diplomalar yönünden, Diploma Denklik Komisyonu'na bırakılmaktadır ki, bu düzenlemeyi Anayasa'nın 131. maddesiyle bağdaştırmak olanaksızdır."

Anayasa'nın 6. maddesinde, Türk Ulusu'nun egemenliğini, Anayasa'nın koyduğu ilkelere göre yetkili organları eliyle kullanacağı; hiçbir organın kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağının belirtildiğini hatırlatan Sezer, "Yönetmelik'te, yabancı ya da Türk uyruklu kişilerin yabancı ülke yükseköğretim kurumlarından aldıkları diplomaların Türkiye'deki benzer eğitime denk olup olmadığı konusunda 'tereddüte düşülmesi' durumunda, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'na, 'Bir sınıf geçme, ders geçme sınavı niteliğinde olmayan, ancak öğrencinin almış olduğu derslerin kapsamını ve öğrencinin kazanması gereken en az bilgi düzeyinin tesbitini' amaçlayan 'özel bir seviye tespit sınavı' yapabilmesi konusunda yetki verilmiştir. Anayasa ile Yükseköğretim Kurulu'na bırakılan ve Yönetmelik'le Yükseköğretim Yürütme Kurulu'na tanınan bu yetki, yasakoyucu tarafından, lisans diploması sahibi olan ve yalnızca '1995 yılından itibaren Türkiye'ye göç eden Ahıska Türkleri' yönünden sona erdirilmektedir. Bu durum, Yükseköğretim Kurulu'nun Anayasa ile öngörülen düzenleme alanına Yasama Organı'nca doğrudan karışılması anlamına gelmektedir ki, bunu Anayasa'nın 6 ve 124. maddeleriyle bağdaştırmak olanaksızdır." dedi.

5541 sayılı Yasa ile getirilen geçici 53. maddede, yalnızca "1995 yılından itibaren Türkiye'ye göç eden Ahıska Türkleri"nin kapsama alındığına işaret eden Sezer şunları kaydetti: "Böylece, Ahıska Türkleri ile bu kökenden olmayan Türkler ya da yabancı uyruklu diğer kişiler arasında, yurtdışından alınan yükseköğretim diplomasının denkliğinin kabulü yönünden ayrım yapılmış olmaktadır. Anayasa'nın 2. maddesinde, hukuk devleti ilkesi Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılmış; 10. maddesinde de, herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri nedenlerle ayırım gözetilmeksizin yasa önünde eşit olduğu belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında da açıklandığı gibi, yasa önünde eşitlik, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.

Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin zedelenmesi önlenmiştir. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmiş olmaz. Ancak, nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için değişik kurallar konulamaz. Buna karşın, 5541 sayılı Yasa ile getirilen geçici maddede, 1995 yılından itibaren Türkiye'ye göç eden Ahıska Türkleri'ne ayrıcalık sağlanmıştır. Haklı bir nedene dayanmayan bu ayrıcalık Anayasa'nın 2 ve 10. maddelerine uygun düşmemektedir.

Yurtdışında yüksek öğretimini tamamlayıp Türkiye'ye gelen Ahıska Türkleri'nin salt işsizlik sorununu çözmek için onlara diploma denklik belgesi verilmesi kamu yararına ve hukuka uygun görülemez. Böyle bir tutumun özellikle halk sağlığını, gençlerin eğitimini, can ve mal güvenliğini ilgilendiren konularda ne denli sakıncalar ve giderilmesi olanaksız sonuçlar yaratabileceği açıktır. Kaldı ki, işsizlik, yabancı ülkelerdeki yüksek öğretim kurumlarında eğitimlerini tamamlayıp yurda dönen, hatta Türkiye'de eğitim gören tüm Türk yurttaşları için de geçerli bir sorundur."

CİHAN
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
21.08.2026
22:19
MURAT NEHRİ`NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR`IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
MURAT NEHRİ'NDE KAYBOLAN MEHMET HAZAR'IN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'ni geçmeye çalışırken akıntıya kapılarak kaybolan 29 yaşındaki Mehmet Hazar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Hazar'ın cenazesi, kaybolduğu noktanın yaklaşık 100 metre ilerisinde bulundu.
21.08.2026
21:07
Murat Nehri`nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Murat Nehri'nde can pazarı: 1 kardeş kurtarıldı, diğeri kayıp
Bingöl'ün Genç ilçesinde Murat Nehri'nin karşısına geçmeye çalışan iki kardeş, baraj kapaklarının açılmasıyla yükselen su debisi nedeniyle boğulma tehlikesi geçirdi. Kardeşlerden biri jet ski ile kurtarılırken, akıntıya kapılarak kaybolan diğer kardeşi bulmak için ekipler seferber oldu.
21.08.2026
21:06
Bingöl Üniversitesi Türkiye`de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi Türkiye'de bir ilki başardı
Bingöl Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen Çevre Yönetim Birimi Yeterlik Belgesi'ni almaya hak kazandı. Üniversite, söz konusu yeterlik belgesine sahip Türkiye'deki tek devlet üniversitesi oldu.
21.08.2026
21:04
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
Bir türlü bitmeyen Çirişli Tüneli yılan hikâyesine döndü
2017'de yapımına başlanan Çirişli Tüneli'nde kazı ve destek çalışmalarında yüzde 60, nihai beton imalatında yüzde 49 seviyesine gelindi. 2024'te '2025'te kalan kısmın ihalesi yapılacak', Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ise '2026'da tamamlanacak' denilen proje için şimdi hedef 2028 sonu. Yıllardır değişen tarihler, tünelin akıbetine ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.
21.08.2026
21:03
Bingöl`de organik arıcılığa güçlü destek
Bingöl'de organik arıcılığa güçlü destek
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında Bingöl'de organik bal üreticilerine yönelik destekler sürüyor. 2022'den bu yana yüzde 75 hibe desteğiyle 740 organik arı kovanı dağıtılırken, 2026 yılında 15 üreticiye yüzde 50 hibeyle 15 bal sağım çadırı temin edildi.
21.08.2026
21:02
Solhan`da maden arama tartışması TBMM`ye taşındı
Solhan'da maden arama tartışması TBMM'ye taşındı
HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bingöl'ün Solhan ilçesine bağlı Arslanbeyli köyündeki maden arama faaliyetlerini TBMM gündemine taşıdı. Dinç, su kaynakları, tarım arazileri ve ormanlık alanların risk altında olduğunu belirterek, gerekli incelemeler tamamlanıncaya kadar çalışmaların durdurulmasını istedi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın