KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Eylül 2026 Çarşamba
Serhat Aran
Serhataran12@gmail.com

Algı savaşı ve dönüşen yargılama anlayışı

26 ŞUBAT 2014 ÇARŞAMBA 04:11
0
4722
0
AA aa

Ülkemizde son dönemlerde “algı savaşı” diye ifadesini bulan popüler bir kavram literatürde çokça yer almaya başladı. Özellikle kitle iletişim araçlarının baş döndüren bir hızla gelişim göstermesi ve tek merkez kontrolünden uzak sosyal medyanın yaşamımıza bu denli girmesi hayatımızdaki pek çok şeyi etkilediği gibi yargılama anlayışımızı da etkilemiş ve bu kavramın terminolojimizde çokça yer almasının temel nedenleri arasında yer almıştır.

Bir dönem öncesinde Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmalarda günümüzde ise hükümet-cemaat kavgasında basın, medya, sosyal medya gibi kitle iletişim araçları üzerinden ciddi bir “algı savaşına” girildiğine ülkece şahit olduk ve olmaktayız. Bu yazımda üzerinde duracağım nokta bu savaşta kimin haklı olduğu ya da kimin bu savaşı daha iyi yürüttüğünden ziyade kişileri, gurupları bu savaşı mahkemelerde değil de “milletin algı zemininde “ yürütmeye iten sebeplerden hareketle bir durum tespiti yapmaya çalışmaktır. Bu tespit ise,  Türk yargılama anlayışının millet muhayyilesinde eksen kaymasına uğradığı tespitidir.

Türk hukuk sisteminde mahkemelerde hâkimler; şahitler, deliller, bilirkişi görüşleri gibi unsurlardan hareketle kanunun çizdiği çerçeve içerisinde vicdani kanaatleri doğrultusunda  “Türk Milleti Adına” karar verirler. Bu sebepledir ki hüküm açıklanırken karar “Türk Milleti Adına” diye başlar. Farklı bir sistem uygulayan Amerikan hukuk sisteminde ise ülkemizden farklı olarak daha mücadeleci bir mahkeme sistemi uygulanır. Kararı hâkimler vermez. Taraflar; şahitler ve deliller aracılığı ile tez ya da anti tezlerini gözler önüne serer hâkim ise bu yargılamalarda süreci yönetir ve nihayetinde jüri son kararı verir. Peki, jüri ne anlam ifade etmektedir?  Jüri; genci yaşlısıyla, kadını erkeğiyle, zencisi beyazıyla tüm Amerikan halkını temsil eden bir prototiptir. Tüm Amerikan halkı adına mahkemeyi takip eder ve tüm Amerikan halkı adına da karar verir. Yani Türk hukuk sisteminde millet adına hakimler kararı verirken Amerikan hukuk sisteminde millet adına kararı, milleti temsil eden bir gurup yani jüri verir.

Son dönemde yaşanan olaylar; ülkemiz insanında yargısal algılama noktasında yukarıda ifade edilen Amerikan hukuk sistemine doğru doğal bir kayma olduğunu göstermiş oldu. Hukuk sisteminden ve yargılama sürecinden tatminlik duymayan, hâkim kararlarını kamu vicdanını tatmin etmekten uzak gören şahıs ve kurumlar şikayetlerini artık mahkemelere değil basına, medyaya, internete, sosyal medyaya yapmakta; delilleri, bulguları da bu iletişim araçları üzerinden deklare etmekte böylece kararı , “millet adına” hâkimlerin değil bizzat milletin kendisinin vermesine yönelmektedir. Yani artık hakim kararına değil jüri kararına yönelinmekte ve bu jüri koltuğuna da tüm millet oturtulmaktadır. Ülke basın, internet, medya aracılığıyla koca bir mahkeme; işin tarafları müşteki ve sanık; millet ise jüri olmaktadır.  ” Millet kararı ” ise anket şirketlerinin araştırma sonuçları ve seçimlerde verilen oylar ile ortaya konmaktadır. Böylece Türk yargılama anlayışı bambaşka bir mecraya kayıp yepyeni bir şekil almıştır. İşte bu sebepledir ki “algı savaşı” kavramı çok önemli bir anlam ifade etmektedir. Çünkü kararı verecek olan jüri yani millet bu savaş esnasında kendisinde oluşan algıya göre karar vermektedir. İşin ilginç kısmı ise mahkemelerin kararları bile artık bu algı savaşından çıkan kararlara göre şekillenebilmektedir.

Algının bu denli önem kazanıyor ve yargılama sürecini bu denli etkiliyor olması;  hak ve adalet arayışının hukuk sistemi ve yargılama sürecinde değil de vatandaşın algı zeminin de aranıyor olması hukuk sistemimizle ilgili köklü bazı yenilikler yapılmasının zorunlu hale geldiğini göstermektedir. Yani hukuk sistemi ve yargının bu ülke insanının itimat edebileceği, suç ve ceza dengesi noktasında tatmin olabileceği, güvenebileceği bir yapıya büründürülmesi gerekmektedir. Bu da sistemin köklü olarak elden geçirilmesi ve herkesin hukukunu objektif olarak koruyacak yeni bir yapının inşası ile mümkün görünmektedir. Çünkü hukuk ve yargılama sistemine karşı vatandaşın güveni büyük oranda sarsılmış durumdadır.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın