KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
23 Haziran 2024 Pazar
°C
Yılmaz Ekinci
yekinci07@hotmail.com

Devletin yeniden inşası mümkün mü ?

26 AĞUSTOS 2016 CUMA 11:53
0
5032
0
AA aa

15 Temmuz 2016 tarihi Türkiye'de demokrasi açısından milletin kendi kaderine açık bir şekilde sahip çıktığının göstergesidir. Hantal, buyurgan ve sorumsuz olan devlet bürokrasisinin ve ordu merkezli bir yapının çöktüğünün ifadesidir. 20.yüzyıla özgü, eski bir arabayla yol alınmayacağı ortadadır. Onun için yapılması gereken ilk iş, kamunun yeniden yapılandırılmasıdır. Kamu yönetim yapımız değiştirilmeden yol alınmayacağı bilinmelidir. Eğer hinterlandında büyük bir devlet olmak istiyorsa; liyakatı, ehliyeti, sadakatı önceleyen ve iyi işleyen bir sistemin kurulması elzemdir.    

Türk kamu idaresi, hiçbir zaman bütüncül ve sistematik bir yapıya sahip olmadı. Her zaman asimetrik bir özellik arz etti.

Ankara da her iktidar bu alanla ilgili çalışmalar yaptı fakat  hiçbiri bu hususla ilgili radikal bir sonuça imza atamadı. 50 yıllık “Devlet Memurlar Kanunu”  anlam kaybına uğramasına rağmen toplum nazarında değişmesi beklenirken, fakat yönetici elitler nazarında hiçbir zaman anlam kaybına uğramadan ve torba yasalarla hep varlığını korudu.

Bu 1965 model ve her yerden su almaya başlayan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değiştirilmesi için bir kamu yönetimi uzmanı olarak, işe, Devlet Personel Başkanlığı'ndan başlanmasını isterdim !..

Mevcut merkez teşkilatı ile ilgili bugün çok ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Birçok Bakanlığın görev ve yetkilerinin birbirleriyle nerede kesiştiklerini ve nerede ayrıştıklarını bilmek nerdeyse  mümkün değildir. Örneğin, Dış Ticaret Müsteşarlığı ayrı bir Bakanlık olarak(Ekonomi bakanlığı )  oluşturmuş; Gümrük Müsteşarlığı da ayrı bir Bakanlık olarak konumlanmış durumdadır. Böyle konumlandığı için de iki ayrı Bakanlık şeklinde ihdas edilmek zorunda kalınmıştır.  Ayrıca, ekonomik faaliyetler aynı zamanda kalkınma, planlama ve finansal enstrümanlarla birlikte anlam ifade ederler. Ama, bizde Ekonomi Bakanlığı ayrı, Kalkınma Bakanlığı ayrı ve finansal enstrümanlar (bankalar) ile ilgili Bakanlık ayrı  kurgulanmıştır. 

Günümüz Türkiye'sinde miadını doldurmuş kurumların kapatılması hakkında üst düzey bir yetkili ile sohbet ederken naçizane kendisine bir soru sormuştum.

“Bu ülkede neler değiştirilmez ?” soruma: “Miadı dolmuş hiçbir kurum kapatılamaz!'' diye acı bir şekilde dillendirmişti.

Türk kamu yönetim anlayışını analiz etmemiz için iki parametreye bakmamız gerekir diye düşünüyorum. Birincisi mevzuatlar, ikincisi ise  örgütlenme tarzıdır.

Mevzuatlara baktığımızda; müphem, anlaşılmaz ve tevile açık oldukları görülmektedir. Mevzuatlarımız adeta birer mayın tarlası gibidirler. Bir kere işinizin devlete düştüğünü görün, mevzuatların bolluğunu, işlemlerin çokluğunu ve bürokratik yapının ne menem bişey  olduğunu o zaman anlarsınız! Dağınık ve savruk mevzuatlar yüzünden vatandaşın neler çektiği bürokrasinin umurunda bile değildir.

İkinci olarak, devletin örgütlenme tarzına baktığımızda, her kurum, kendine özgü, özerk yapılar inşa ettiğini görürüz. Birbiriyle ilgisi ve alakası olmayan  kurumları, aynı çatı altında bir araya getirmek, birbirleriyle ilişkilendirmek  bürokrasiyi artırmaktan ve vatandaşı bezdirmek başka bir işe yaramaz.

Kamu yönetim sistemimiz, modernleşme serüveni ile paralel olarak gelişmiş ve şekillenmiştir. Başka bir değişle, modernleşme süreci ile birlikte, geleneksel devlet yapısı aşınmış ve batılılaşma ile birlikte devlet yapısı kabuk değiştirmiştir. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu değişim, kentleşme ve ekonomik büyüme ile ivme kazanmış ve geleneksel yapı etkinliğini ve verimliliğini kaybetmiştir.

Batıda, devletin kamusal alanda -üretimde- ağırlığı artar iken, bizde ise sadece yönetsel alanda ağırlığının giderek arttığını görmekteyiz. Ülkeyi tek merkezden veya merkeziyetçi bir anlayışla yönetmenin güçlüğü ortada iken, yerel yönetimlerin maddi ve idari özerkliğe sahip olamayışları da sorunların büyümesine ve demokrasinin yerelleşmesine olumsuz etki  etmiş/etmektedir.

Bugünkü kamu yönetim anlayışımız,  modern ulus/devlet paradigması üzerinde tarihi örgütlenme formülasyonuna kavuşmuştur. Başka bir deyişle, Türk kamu bürokrasisi, klasik yönetim anlayışı (ulus-devlet / M.Weberyen örgütleme tarzı) üzerinde vücut bulmuştur.

Kamu idaremiz,  biçimsel özellik gösterip, merkeziyetçi; ayrıntılı kurallara sahip olup, hiyerarşik; sosyo/psikolojik yapılanmalarda uzak olup, gayri şahsi; bilgi ve liyakatten ziyade kıdemi esas alan, buyurgan ve otoriter bir karakter gösterir. Daha çok kamusal mal ve hizmetlerin pazarlama ve dağıtımında bürokrasi aracılığıyla doğrudan bir işleve sahip olduğu görülmektedir.

Başka bir değişle, kamu yönetim anlayışımız uygulamada «bürokratik», örgütlenmede «hiyerarşik», karar kılmada «otoriter», politika oluşturmada  “kuralcı ve tektipçi” olup,  «çoğulcu ve demokratik» olmayan bir yönetim biçimine dönüşmüştür.

Yapılması gerekenler bellidir.

Ebu Hanife'nın sözünü temel ilke olarak alıp, radikal bir dönüşüme imza atmaktır Şayet   “hukuku/şeriatı, kişinin lehinde ve aleyhinde vuku bulacak olgular hakkında bilgi sahibi” olarak ele alıyorsak, o halde yapmamız gereken ilk iş; kanunları açık ve şeffaf hale getirmektir.  Özellikle  merkezi sistem içerisinde yer alan ve miadı dolmuş bazı kuruluşların kapatılması, benzer işlevlere sahip olan idari birimlerin birleştirilmesi ve kuruluş içi yönetim kademelerinden doğan işlemlerin zaman içerisinde azaltılarak basitleştirilmesi gerekirken, maalesef daha çok yatay ve dikey olarak konumlandırıldıklarını görmekteyiz.  Şayet bu durum böyle devam ederse adil, süratli, kaliteli, etkili ve verimli bir yapının kurulmasının mümkün olmayacağını kolaylıkla ifade edebiliriz.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın