+ - 'Kur'an Bize Yeter' sözündeki oyun!
  Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
14 Ağustos 2022 Pazar
38 °C Güneşli
Bünyamin Bayram
binbay12@hotmail.com

'Kur'an Bize Yeter' sözündeki oyun!

21 MART 2022 PAZARTESİ 11:48
11
2093
19
AA aa

Son yüzyılda ve özellikle Hindistan alt kıtasında ve daha sonra birçok islam ülkesinde farklı şekillerle ortaya çıkan ve bir düşünce akımına dönüşen;  sünneti,  özellikle yüzyıllar içerisinde oluşmuş İslami geleneği red üzerine kurulu, öze dönüş retoriğiyle süslenen; Kur'an'cı, Mealci, Selefici vb. diyebileceğimiz hareketlerin çok kullandıkları,‘Sadece Kur'an bize yeter' söylemleri var.

Aslında güzel ve çok tatlı bir söylem, normalde her Müslümanın itiraz etmeyeceği bir söz…

Elbette, son ilahi kitap olarak Kur'an bize yeter, hatta artar bile, zaten artığı içindir ki, bugüne kadar binlerce tefsir yazıldığı halde Kur'an'ın anlam derinliğine hala ulaşılamadı. Kur'an, inananlar için temel referans kitabıdır ve bugüne kadar İslam toplumları, Kur'an'dan da aldıkları ışıkla büyük devletler ve medeniyetler kurdukları halde, Kur'an'ı hakkıyla hayata aktaramadıklarını ve mahcubiyetlerini de sürekli dile getirdiler…

Ancak, Kur'an'ın her konuda gerekli açıklama ve bilgiler içerdiğini, başka bir açıklama ve bilgiye ihtiyaç duyulmadığını, Kur'an'ın hayattaki pratiği olan sünneti red eden veya Kur'an'a açılım ve zenginlik sağlayacak dinî anlama ve hayata taşıma niteliğindeki insan çabasının ürünü olan, koskoca tarihsel birikim ve geleneğin getirdiği, bilimsel, sosyal, kültürel, edebi ve sanatsal faaliyet ve değerleri tezyif ve Kur'an dışı görme veya şekilci, ruhdan yoksun, açılımı dışlayan selefici bir anlayışla; toplumu, tarihsel kesitteki şekilsel formlara taşımayı, öze dönüş espirisiyle ifade ediyorsanız;

Bu iddialar, derinlikten yoksun, yüzeysel ve Kur'an'a aykırı olduğu gibi; özellikle İngiliz'lerin İslam dünyasını dar bir alana sıkıştırmak ve geri kalmalarını sağlamak, koskoca tarihsel birikimlerinden yoksun bırakmak, ümmet ve millet olma bilincini yok etmek,  böylece daha kolay sömürebilmek için İslam toplumları içerisine soktukları fitne dolu stratejilerini ifade eder.

Ne güzel, bin yılı aşkın bir süredir Kur'an adına ortaya konan değerleri ve çok büyük şahsiyetleri küçümse, her şeyi Kur'an dışı diyerek tarih çöplüğüne at, al eline Kur'an'ı, aç meali, birkaç ayet oku, konuş konuşabildiğin kadar, ayetleri yorumlarken hadislere, islam tarihinde iz bırakmış şahsiyetlerin açıklamalarına hiç yer verme, anlattıkların güzel ve doğru, ama senden öncekiler yanlış, oh ne güzel ve kolay bir din…

Sakın yanlış anlamayın, Kur'an meali okunmasın demiyorum. Her Müslüman Kur'an meal ve tefsiri mutlaka okumalıdır. Burada; geçmişi, tarihsel birikimi ve sünneti red üzerine kurulu bir anlayışla, Kur'an'ı yanlış bakış açısından okuma problemine dikkat çekiyorum.

Öncelikle, Kur'an insanlığı ilgilendiren her konuya değinmez ve ele aldığı konuların birçoğunu da detaylı açıklamaz, bu mümkün de değildir, aksi durumda Kur'an'ın yüzlerce cilt olmasını gerektirirdi. Kur'an'ın böyle bir iddiası da yoktur. Kur'an doğru ve sağlam bir iman; düzgün bir hayat ve insanlığın gelişimini sağlayan temel inanç esasları, kural ve ilkeleri koymuştur.

Kur'an'ın ele aldığı temel konular; Allah'ın varlığı ve birliği (Tevhid), öldükten sonra herkesin hesap vereceği günü (ahiret), Allah karşısındaki kulluk görevi (ibadet), değerlere bağlı yaşamı düzenleyen kurallar (Ahlak) ile genel adalet ilkeleridir. Bir de aile, yönetim ve toplumsal konularla ilgili muamelat dediğimiz az sayıda kural ve genel ilkeler vardır. Bunlara ise genelde şeriat denir.

Kur'an ve Peygamber, insanlardan Kur'an'ın bu esas ve ilkelerinden yararlanarak ve bunlardan ışık alarak, yollarına devam etmelerini, ilmi ve pratik çabalarla dinlerini ve yaşam biçimlerini geliştirmelerini istemiştir. Ayrıca Müslümanların Kur'an'ın mana zenginliğini ortaya koyma çabalarını, “iyi bir kul ve insan olmanın” ölçüsü olarak görmüştür. Kur'an, “İnsana ancak çalışmanın karşılığı vardır” ayetiyle de bu gerçeği ifade etmiştir.

Peygamber rehberliğinde Kur'an'dan alınan ışıkla, çoğunlukla ümmi, bedevi ve deve çobanı olan Araplar; kısa zamanda diğer milletlere örnek olacak düzeyde İslami dönüşüm yaşamış ve peygamber sahabisi ünvanını almışlar; Medine İslam devletini kurmuş, devamında da Müslüman toplumlar Endülüs İslam devletiyle İslam Medeniyeti çağın zirvesine ulaşmış, hata ve eksiklikleriyle beraber Selçuklu ve Osamanlı devletleri gibi büyük medeniyetler kurabilmişlerdir.

Şimdi siz bu kadar zenginliği, Kur'an bize yeter" sözünün arkasına sığınarak red mi edeceksiniz? Büyük hizmetler yapan İslam lider ve ülemasını küçük görüp devre dışı tutarak, hangi akla hizmet edebilirsiniz! Bu anlayışın, bizi biz yapan toplumsal hafızamız ve kimliğimizi yok edeceğini, geçmişimizle ve ecdadımızla bağları koparacağını, bunun da bizi köksüz ve kısa zamanda yok oluşa götüreceğinin farkında mısınız?

Sünnet inkârcılığı:

Tarihe bakıldığında, Allah gönderdiği vahiylerin nasıl hayata aktarılacağının ilk örneğini, beşeri bir tecrübeye dayalı peygaberler aracılığıyla göstermiştir. Peygambersiz bir din olamaz. Örneğin, Kur'an en temel dini esaslarda bile genel hitaplarda bulunmuş, hükmün nasıl uygulanacağını peygambere bırakmıştır. Örneğin Kur'an, namaz kılın diyor ama şekil ve detayını vermiyor, biz Peygamber sünnetinden namazın beş vakit olduğunu, nasıl kılındığını ve hangi duaların okunacağını öğreniyoruz. Aynı şekilde Orucu nasıl tutacağımızı, Hac'cı nasıl yapacağımızı ve birçok Kur'an emrinin nasıl uygulanacağını peygamber sünnetinden öğreniyoruz. Bu nedenle Peygamberin sünnetini devre dışı bırakmak, dinin temelini yıkmaktır.

Tarihsel Birikim ve Geleneğimizin Reddi veya Küçük görülmesi:

Tarihsel birikim ve gelenek Müslüman toplumların Kur'anı hayata aktarmada ortaya koydukları açılımlardır. Hatasıyla eksiğiyle ve güzellikleriyle yararlanılması gereken değerlerimizdir.

Eğer Allah, Kur'an'da anlatılanların dışında insana bir alan hakkı tanımasaydı, Peygamber efendimiz, Kur'an'a ilaveten asla açıklamalar (hadis, sünnet) yapmaz ve Kur'an'da olmayan konularda bir açıklama ve uygulama ortaya koymazdı. Nitekim Kur'an'da bulunan konular daha iyi anlaşılsın diye peygamberimiz bazı örnekler vererek ayetleri açıklık getirmiştir. Sahih olan Hadis kitaplarına bakılabilir.

Peygamberin Kur'anın daha iyi anlaşılması adına gösterdiği bu davranışı, insanlara Kur'an'ın anlamını ortaya koyma ve zenginleştirme, yeni durumlara yeni açılımlar getirme çalışmalarına ilham vermiştir.  Bu nedenle Peygamberin en yakın arkadaşı olan ilk halifeler de Kur'an'dan ve peygamber uygulamalarından anladıklarını farklı uygulamalarla geliştirerek, Kur'an'a açılımlar getirmişlerdir.

Mesala, Lokman suresi-27 “Yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem olsaydı, deniz de ardından yedi deniz daha mürekkep olarak eklenseydi, yine de Allah'ın sözleri tükenmezdi; Allah azizdir, hakimdir.” Der."Allah'ın kelimeleri" ile kastedilen, Allah'ın bilgisi, büyüklüğünün âlametleri o kadar çoktur ki bunları yazmak için denizler mürekkep olsa da yetmez.

O zaman, Kur'an'a dayanarak Allah'ı anlatacak çok sözler var demektir. Allah bu ayetlerle, Kur'an'a açılım sağlayacak yeni yeni şeyler söylemeyi ve yeni ufuklarda dolaşmayı öneriyor.

İşte İslam üleması, bilginler ve İslami kurumlar (ağırlıklı olarak mezhepler) ve toplumlar; Kur'an perspektifinde, ilke ve esaslardan ve peygamberin sünnetinden yararlanarak, Kur'an'a tefsir yazdılar, fıkıh gibi dini ilimler geliştirdiler, Allah'ın sanat eseri olan evreni anlamaya çalışıp bilim yapanlar oldu, ilahiler, kasideler ve şiirler söylediler, Romanlar yazdılar, belli bir düzeyde Mimari sanat eserleri ortaya koydular, eksiğiyle fazlasıyla kendi çaplarında bir medeniyet kurmaya çalışarak, adeta Allah'ın söylediklerine yeni sözler ve açılımlar eklediler.

Peygamberi örnek almak, zamanı bin dört yüz yıl geriye götürüp dondurmak değildir. Hz.Peygamber, insanların inanca aykırı olmayan, dünyevi yaşamla ilgili hususlardaki atılım ve gelişimlerini hep desteklemiştir. Mescide lamba getiren bir sahabiye, “sen nasıl mescidimizi aydınlattın ise, Allah da senin kabrini öyle aydınlatsın” diyen, yeniliğe açık peygamberimiz var.

Peygamber zamanında kerpiçten yapılan mescitleri, mermerden yapmaya başladılar, camileri kubbeler ve yüksek minarelerle süslediler, gök kubbeyi ezan sesiyle inlettiler. Yoksul ve kimsesizlere sahip çıkın denen ilahi emre uyarak, aş evleri, yetimhaneler, vakıf ve dernekler kurarak çağın anlayacağı dili kullandılar.

Kur'an ölçü ve tartıda dikkatli olun, emek sömürüsü olan faize bulaşmayın, insanların hakkını yemeyin diyor. O zaman ey Müslüman sen de öyle bir ekonomik model ve ekonomik ahlak geliştir ki, bu Kur'an'i hakikatler sizi hayatlandırsın.

Kur'an, 'hakkı ve hakikati ayakta tutun, çocuklarınıza da imani ve ahlaki değerleri öğretin' diyor. Ey Müslümanlar sizler de öyle bir eğitim modeli geliştirin ki, bu modelde güzel Müslümanlar yetişsin, böylece insanlığa örnek bir topluluk olun.

Kur'an, bir devlet modeli ortaya koymuyor ama aranızda adeletle hükmedin, birbirinize danışın gibi genel ilkeler öneriyor, Peygamberbir de Medine'de kurduğu yönetim/devlet başkanı olarak güzel uygulamalar ortaya koydu. Ey Müslümanlar siz de bu Peygamber örnekliğinden, Kur'an'i ışık ve temel ilkelerden yararlanarak hak ve hukun, adaletin, ehliyet ve liyakatin, insan haklarının, adil bölüşümün, huzur ve güvencenin egemen olduğu bir devlet ve yönetim modeli geliştirin.

Böylece Kur'an, yönetsel ve toplumsal olaylarda genel ilke ve esaslar koyarak, tüm çağlara hitap ederek evrensel olabilmiştir. Kur'an her konuda detaylı açıklama yapmadığı için evrensel olmuştur.

Sakın yanlış anlamayın ben yazımda tarihimizi ve geleneğimizi kutsamıyorum. Körü körüne bağlanalım da demiyorum. Elbette hatalarımız ve eksiklerimiz var.

Sorun, bugüne kadar ortaya konan güzel değerlerimizi küçük görüp red eden anlayışların, doğru olmadığı ve büyük bir oyunun kurbanı olduklarıdır.

Bize düşen, irfan ve hikmet dolu Hadisi, sünneti ve tarihsel birikim ve geleneğimizi toptan red ederek değil; bin yılı aşkın bir sürede oluşan tarihimiz ve geleneğimizin güzelliklerini yaşatmak, Kur'an ve Peygamber sünneti ışığında yanlışlarını düzeltmek ve zararlı olanlarını da kaldırmak suretiyle yolumuza devam etmektir.

Hepinizi güzel günler ve geleceğimize duyulan inancımla selamlıyorum.

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_91166)
04 Nisan 2022 Pazartesi 00:19
Evet hocam dediğin doğru. Kalemin kuvvetli olsun. Güzel bir konuya temas ettin. Fakat herkes anlamayabilir. Ben
dediklerinin altına imza atarım. Kuran okunur , meal okunur.Tefsir okunur.
Herkes hüküm çıkaramaz. Kur'an'ı Kerim'in ilk tefsirini Hz Muhammed sav
Yapmış ,tebliği , öğretmenliği, yaşantısıyla ve devamında kıyamete kadar tefsir edilmeye devam edecek. Onun içindir ki Hz peygamber bir postacı değildir.
O bizim en büyük muallimimizdir.
Hadis usulü, fıkıh usulü denen kıymetli
Yollar var. Biz bu usulculerin çıkardığı
ve hayatlarındaki yaşantılarında ve verdikleri derslerden öğreniyoruz
Beğendim (1) Beğenmedim (0)Cevapla
Fuat Aydoğdu (@fuatayd)
25 Mart 2022 Cuma 12:52
Hadis tefsir ve Kuranı meallerinden oku sonra da başkalarını mealcilikle etiketle/suçla, ilginç!
Beğendim (0) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90913)
25 Mart 2022 Cuma 15:29
@fuatayd Çok ilginç ne anlatmak istedin anlamadım. Güzel kardeşim meal ve tefsir okumakla mealci olma veya olmama arasında nasıl bir ilişki kurdun. Anlatırsan sevinirim.
Beğendim (0) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90819)
24 Mart 2022 Perşembe 00:59
Her zaman ki gibi yine anlaşılır bir dil ve akışkan üslup! Yüreğine ve eline sağlık kıymetli abim.
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90957)
27 Mart 2022 Pazar 12:39
@Misafir Kullanıcı Ne o sen çincemi bekliyordun? 'Anlaşılır bir dil'de ne demek be kardeşim.
Beğendim (0) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90744)
22 Mart 2022 Salı 12:11
Muhterem yazarımız bi şey soracam.siz gerçekten akp limisiniz?
Beğendim (0) Beğenmedim (3)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90761)
22 Mart 2022 Salı 16:27
@Misafir Kullanıcı Yazıyla ne alakası var, Ben hep siyasetler üstü düşündüm, sizin beni nasıl gördüğünüzü merak ediyorum, eğer bir siyasi taraftarlık belirten sözümüz olmuş ise bilelim, en azından bundan sonra kendimize dikkat edelim
Beğendim (4) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90733)
22 Mart 2022 Salı 04:36
O bahsettiğiniz islam devletlerinin Padişahları aynı zamanda kendilerini Halife ilan ettiler,çocuk yaşta kral olan,padişah olanlar aynı soydan gelmeleri halifelik ünvanını kendilerine itaatkar bir halk yaratmak ve çıkarları İçin kullanmaktan öteye gitmmemiştir.Neyini örnek alsın bu toplum kurdukları haremlerimi,cariyeliğimi,köleliğimi,dini araç olarak kullanıp kendilerini yüceltmelerimi? Kuranı Kerim'i n ilk cümlesini bile yerine getirmekten korkan bir toplum yaratıldı.OKU...Eğer insanlık Kuran ın mealini okusaydı anlayıp uygulamış olsaydı çok çok farklı olurduk.Olmayan hadislerle insanlık yön
Beğendim (1) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90748)
22 Mart 2022 Salı 13:20
@Misafir Kullanıcı Koskoca Osmanlı sadece bir padisah değildir. Bir bütün olarak bakıldığında kendi çapında bir güçlü bir devlet ve sanatıyla, ticaretiyle, eğitim kurumlarıyla eksigiyle fazlasıyla birmedeniyettir. Burada önemli olan müslüman toplumların kendi İslam'dan yararlanarak kendi çaplarında bir medeniyet kurduklarına dikkat çekiyorum. Olayları düzgün okuyun lütfen
Beğendim (0) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90745)
22 Mart 2022 Salı 12:17
@Misafir Kullanıcı O zaman dünyada demokrasi vardı da sadece Osmanlı mı padişahlıktı, o dönemde Avrupa zulüm içindeydi, sen git güzel bir kaynaktan oku Osmanlı'nın dünyaya getirdiği katkıları öğren, kendi çağında eksigiyle artısıyla müslümanların kurduğu bir medeniyet var diyoruz , padişahlığı ovmedik, tekrar gelsin de demiyoruz, yazımı bir daha oku
Beğendim (1) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90716)
21 Mart 2022 Pazartesi 21:34
'Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü'l-emre de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah'a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah'a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir.'
Kur'an; Allah'a, Peygamber'e ve içimizden çıkan ulü'l-emr'e de itaat etmeyi bize emrediyor.
Ha! Sahi ya, Bu hitap mü'minlereydi. MÜFSİDleri ve MÜLHİDleri Yüce Allah muhatap bile almıyor.
Kinleriyle saldırıya geçen bu tiplere Kur'an-ı Kerim ne güzel cevap vermiş:'Kininizle geberin!'
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90711)
21 Mart 2022 Pazartesi 20:51
Kanaat-ı katiyyem kaniyim ki: Sen Kur'an-ı Kerim ne okumuşsun, ne anlamışsın ve ne de Kuranın dilini biliyorsun.
(dedilerde malzeme bol, gerisi kompozisyon yazma yeteneği.)
Beğendim (3) Beğenmedim (3)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90732)
22 Mart 2022 Salı 04:24
@Misafir Kullanıcı Size hak veriyorum.malesef o eksikliği bende fark ettim. Inşallah işlediği konulara biraz daha hakim, inandırıcı olur. Yazarımız kalbini kırmak istemedim, kimsenin hakkı geçmesin.
Beğendim (2) Beğenmedim (2)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90717)
21 Mart 2022 Pazartesi 21:35
@Misafir Kullanıcı 'Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü'l-emre de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah'a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah'a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir.'

'Kanaatı katiyyen' bu ayet hakkında ne diyor!
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90715)
21 Mart 2022 Pazartesi 21:26
@Misafir Kullanıcı Bir insan için böyle yuvarlak cümleyle karalamak, ilmi yaklaşım sayılmaz, hayatımda en büyük manevî zevkim Kur'an tercümesi okumak olmuştur.
Beğendim (1) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90714)
21 Mart 2022 Pazartesi 21:22
@Misafir Kullanıcı Anlamadığım la ilgili bir kaç örnek ver de kendime geleyim, kardeşim, inan çok da sevinirim
Beğendim (0) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90706)
21 Mart 2022 Pazartesi 19:40
Çok Ufuk açıcı bir şekilde izah edilmiş. Tarihsel akış içerisindeki yaşanılan olaylar objektif bir biçimde izah edilmiş..Kalemine ve yüreğine sağlık Kıymetli Hocam
Beğendim (2) Beğenmedim (4)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90749)
22 Mart 2022 Salı 13:25
@Misafir Kullanıcı Kim olduğunuzu bilmiyorum ama Kanımca Sizde eksik olan Fikrî tahammülsüzlük acizane önerim olsun bu yönünüzü tedavi ediniz. Selam ve dua ile kalın.
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_90731)
22 Mart 2022 Salı 04:16
@Misafir Kullanıcı Doğrusu sendeki mevcut ufku merak ediyorum.Ingiliz anahtarı diye birsey icad edilmiş, bilmem haberdarmisin? Çok faydalı, hemen hemen açmadığı şey yoktur. Tornacılara bi sor hele, belki ufkun açılır
Beğendim (2) Beğenmedim (2)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın