Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
02 Nisan 2020 Perşembe
°C
Hasan Berdibek
hasanberdibek@hotmail.com

Paranoyaklık yapma evde kal

19 MART 2020 PERŞEMBE 17:14
12
3857
2
AA aa

Birçok çok zorlu süreçler yaşamış bir toplumuz. Doğal afetler, darbe girişimleri, maden faciaları, gençlerin öldürüldüğü bombalı eylemler, bazı salgın hastalıklar vs…

Hepsinde şimdi olduğumuzdan çok daha rahat davrandık. Çünkü onların çoğuna uzaktan şahit oluyorduk. Kaybedilenler başkalarının hayatlarıydı ve o yüzden kimsenin açıklama yapmasını ya da hesap vermesini beklemiyorduk. Öyle ki, Soma Maden Katliamında, Roboski'de, Ankara Garı'nda, Suruç'ta susmayı tercih ettik. Fakat bugün baktığımızda Kovid-19 virüsü tüm dünyayla birlikte bizi de tehdit ediyor. Bu da bizleri tedirgin ediyor, hatta paranoyaklaştırıyor. Her gün kendi şehrimizde birkaç vaka olduğunu iddia ediyoruz.

Sağlık Bakanlığı, Bakan Dr. Fahrettin Koca öncülüğünde süreci bugüne kadar hiçbir şekilde görmediğimiz bir özveri ve bilinçle yönetiyor. İlk kez hepimiz tv başlarında ya da diğer medya organlarında Cumhurbaşkanı yerine gerçekten konunun uzmanı olan, konuya hakim olan birinin konuşmasını bekler olduk. Farkında mısınız bilmiyorum ama bu bizlere güven verdi. Ülkede bilim adamlarından oluşan bir bilim kurulu oluşturuldu. İlgili bakanlık ve kuruluşlarla son derece koordineli bir çalışma yürütüldü. İngiltere daha dün okulları tatil etmişken biz bir hafta önce bunu yaptık ve henüz vaka sayısı 1 idi. Sağlık Bakanı ilk hastayı kaybebettiğini açıklarken ‘Hastamı kaybettim' dedi. Sahip çıkarak, o güveni vererek ifade etti bunu.

Şimdi bizlerin yapacağı çok da zor olmayan ama hayatlarımızı koruyacak çok basit önlemler var. Öncelikle zorunda olmadıkça sokağa çıkmamalıyız. Hastalığın yayılması taşıyıcılarla temas, ya da taşıyıcıların temas ettikleri yerlere temasla başlıyor. Hastanelerde canla başla çalışan insanlar var. Evde kalma imkânı olmayan, olsa da kalmayacak insanlar var. Baş ağrısıyla hastaneye başvurmak bu dönemde gerçekten abes bir durumdur. Üstelik hastaneler virüsün en kolay bulaşabildiği yerler iken. Ağrı kesicinizi eczaneden alabilirsiniz. Parmağınız kanadığında evde sarabilirsiniz. Omuzunuzu çarptığınızda buz basabilirsiniz. Tüm bunları yapamazsanız aile hekiminize ya da eczacınıza başvurabilirsiniz. Düşüncesizlik ve bilinçsiz davranma hali sadece virüsün işine yarar. Bunları fazla uzatmayacağım. Zaten televizyonda uzmanlar gereken tüm bilgilendirmeleri yapıyor. Ama o bilgiler sizi rahatlattı diye sokağa dökülmeye de gerek yok. İlaç firmalarının ya da büyük devletlerin oyunu gibi komplo teorilerini de konuşmaya gerek yok. Yarasadan, yılandan, ilaç firmasından ya da bir devlet projesinden kaynaklı olsa da bu virüs gerçek ve insanları öldürüyor. Maske takmak hastalıktan korumuyor olabilir ama hastalık taşıyandan diğer insanları koruyor. Maske takıyor olmak diğer insanlara verebileceğiniz zararı azaltıyor. Hastalık siz de basit bir ateş ya da burun akıntısı olarak seyrederken maske takıp bunu başkasına bulaştırmayı önleyebilirsin. Hani her kahramanın genelde bir maskesi falan olur ya, tam olarak öyle işte. Maske takmak sizi kahraman yapar. Lütfen maske takın. Makarna arayacağınıza maske arayın. Sigara stoklayacağınıza birkaç günlük sigara parasını pahalı olan maskeye harcayın…

Tabi kamu kurumlarında da önlemlerin Milli Eğitim düzeyinde alınması gerekiyor. İnsanlara evde kal deyip onları işe gitmeye zorlamanın manası yok. Sağlık çalışanlarına ihtiyaç duyulduğu bariz. Hatta ilerleyen dönemlerde başka alanlardan sağlık kuruluşlarına destek amaçlı kaydırmalar bile yapılabilir. Ama bazı çalışanlar bilgisayarları başında tüm işlerini yapabiliyorlar. Bu insanlar evde kendi bilgisayarlarından da işlerini aksatmadan yapabilecekken her gün kalkıp kurumlarına gitmeleri şu dönemde ne kadar sağlıklı acaba? Ya da işleri durdurulmuş ama mesailerine gitmek zorunda olan insanlar? Üstelik bu dönemde kahvehaneler, kıraathaneler kapandığı için resmi kurumlarımızda çalışan sayılarında da artış olduğunu düşünüyorum beni. Tabi konu o değil kesinlikle. Her sabah evden çıkarken sevgili korona inşallah bugün bana bulaşmasın diyerek çıkan, çıkmak zorunda olan ve her akşam dönüşte “acaba eve getirdim mi? aileme bulaştıracak mıyım?” korkusu ile yaşayan paranoyak insanlar olduk çıktık.

Kamu ve özel sektörde birçok işyeri geçici olarak yemek ve servis hizmetlerini durdurma kararı aldı. Tüm çalışanlar dışarda yemek yesin ve toplu taşıma kullansınlar mantığıyla olsa gerek. Yemekhane ve serviste bulaşan virüs çalışma ortamına girmiyor ne hikmetse. Ohal ilan edilsin, sokağa çıkma yasağı getirilsin gibi görüşlere karşı olmakla beraber her alanda esneklik sağlanması ve çalışanlara inisiyatif kullanma yetkisi verilmesi gerektiği kanaatindeyim. Dijital platformlarda elektronik ortamlarda belge üreten kamu ve özel sektör çalışanlarına evlerinden çalışma imkânı sağlanmalı, yarım gün çalışma esasına veya haftanın 2-3 günü çalışma esasına geçilmeli. Kamuda veya hizmet sektöründe önemli ölçüde aksamaya sebebiyet vermeyecek bu gibi tedbirler birçok insan için hayati önem arz ediyor olabilir.  Salgının seyri ve şiddeti ilerleyen süreçlerde karar mekanizmalarını bu tedbirleri almaya zorlayabilir ancak en başından esnekliğin sağlanması ve dışarıda geçirilen zamanın çalışma anlamında verimli bir şekilde değerlendirilerek hızlıca sonlandırılması gerektiğini düşünüyorum.

Hepimiz zorlu bir süreçten geçiyoruz. Psikoloji olarak da etkilenmemek elde değil. Ama bu dönemde evlerimizde oturup eski günlerde yapılan sohbetleri muhabbetleri yapalım. Yalnız çekirdek aile olarak. Tüm sülale toplanıp vakit geçirmenin de anlamı yok. Uzmanlara kulak verelim. Ama söylediklerini paniklemek için değil duyarlı olmak için kullanalım. Ben tekrar iyi bir süreç yönetildiğini düşündüğümü ifade etmek istiyorum. En azından şu anda görünenin bu olduğunu düşünüyorum. İnşallah bu süreci en az kayıpla, devamlı bir bilinçlilik kazanarak ve sağlıklı bir şekilde atlatırız…

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_56710)
24 Mart 2020 Salı 09:01
Öncelikle bingöl ölçeğinde, yerel bazda böyle köşe yazısı yazmaya teşebbüs etmek, elbette bir başarıdır. Ancak üzülerek söylemeiyim ki, yazının başlığı hiç olmamıştır. Sokak içinde kullanılan bir korkutma içeren bir his var. Toplumu yönlendirici yazılar yazılırken, güzellik içerisindeki terimler kullanılarak, yazıların yazılması, ki bu yazının içeriğinde korku yok. Ancak yazının başlığı ilk etapta korku dili hissi veriyor. Bu da bu yazıya iticilik kazandırmaktadır. Lütfen daha donanımlı ve dikkatli yazılar yazalım...
Beğendim (1) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_56613)
20 Mart 2020 Cuma 13:43
ÇOK ÇOK ÇOK GÜZEL bir yazı tebrik ediyorum insanlar işin ciddiyetini inşallah iş işten geçmeden anlamazlar halen bu kadar ilerlememişken önlemini almak gerekir. her bireyin bunu kendinden başlatmasının önemini bilmesi herkes için iyi olacak. Devlet olarak gereken önlemler alındı diye düşünüyorum ben, bizlerde üstümüze düşeni yapıp, dışarı çıkıp virüsü evimize getirip ailemize bulaştırmamamız gerek. zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayalım EVDE KAL'alım...
Beğendim (1) Beğenmedim (2)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın