Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
20 Ekim 2020 Salı
17 °C Yer yer bulutlu
Bünyamin Bayram
binbay12@hotmail.com

Üç kitabı birbirinden ayırma, sakın!..

18 AĞUSTOS 2020 SALI 14:24
9
1862
10
AA aa

Müslümanlar olarak öyle bir Kitabımız var ki, bizlere ilk emri Namaz kılın veya Oruç tutun değil; “Okuyun” dur. Okursanız, ancak bani tanıyabilir ve ancak okuyarak hakikate ulaşabilirsiniz diyordu ilk emriyle.

Okumak; yeryüzünde sadece insana özgü ve onu ayrıcalıklı kılan bir eylemdi, bakmaktı, görmekti, farketmekti,  kendini ve evreni anlamak ve kendini yeniden inşaa etmekti.

Peki ne okumalıydı?  Biz Müslümanlar okumaktan, sadece Allah'ın peygamberlere vahiy yoluyla gönderdiği, ilahi mesajlar içeren Kitabı olarak Kur'an'ı Kerim'i okumayı anladık. Onu da ne kadar doğru okuduğumuz ve anladığımız da ayrı bir konuydu.

Halbuki Allah'ın üç kitabı vardı ve bu üç kitabı da birlikte okumamızı önermişti Yaratan. Ama biz bu kitaplar arasında ayrım yaptık, ha bire yüzeysel de olsa, çoğu defa da anlamadan ve ağırlıklı olarak hep sözlü ayetler içeren Kur'an'ı okuduk. Mesajına ise yeterince kulak vermedik.

Tarihsel süreç dilimlerinde peygamberler aracılığıyla insanlarla konuşan Rabbimiz, son peygamberle de Kur'an aracılığıyla konuştu. Kur'an Allah'ın sözlü (Kelam sıfatı)ayetlerini içeriyor.

Bir de Allah'ın kudret ve ilminin birer görüntüsü ve yaratılış ayetleri niteliğindeki Kainat kitabı ile canlılar ve insan kitabını ise ihmal ettik.

Tefsirler, fıkıh, vb. dini ilimler Allah'ın sözlü Kitabı olan Kur'an ayetlerini; Matematik, Kimya, Biyoloji gibi bilim dalları ise Allah'ın kainat ve insandaki ayetlerini açıklayıp anlatıyordu.

Ayet, Allah'ı tanıtan ve onun varlığına işaretler içeren söz, olay ve olgulardır.

Biz, Allah'ın ayetlerini eksik okumuştuk. Bu nedenle iyi bir Müslüman ve iyi bir insan olamamıştık. Çünkü bu üç kitabı bir bütün halinde okumaktan geçiyordu hakikate ulaştıracak, sırlar dünyasının sırları.

Kur'an'ın birçok ayeti Kainat ve İnsan kitabına dikkat çekip okumamızı öneriyordu. “Gökyüzünden yağan yağmurun, ölmüş kurumuş yer yüzünü baharda nasıl canlandırdığını, gece ve gündüzün ve mevsimlerin oluşumunu, bahar mevsimiyle birlikte sunulan meyve ve sebzelerin canlıların ihtiyacı için yaratıldığını, yararlanılan hayvanların Allah'ın insana bir lütfu olduğunu, İnsan hangi şeyden yaratıldığına bakmasını, nasıl basit bir sudan düşünen, konuşan,  vicdan ve akıl sahibi harika bir canlıya dönüştüğünü, Allah'ın yer yüzünde nasıl yaratmaya başladığına, göklerde ve yerde Allah'ın birçok ayetleri olduğuna bakmamızı sağlayarak kainat kitabının okunmasına dikkat çekerek;

İç içe olduğumuz fakat alışkanlık ve gaflet perdesiyle çoğu zaman yeterince düşünüp sorgulamadığımız olay ve olgulara ibretle bakmamızı ve bunların Allah'ın birer mucizevi kudret eseri ayetler olduğunu hatırlatarak, bizi sürekli düşünmeye, sağlıklı bakış açılarımızı örten perdeleri kaldırarak sıradan olayların ötesine geçerek tevhide ulaşmamızı ve inanç dünyamızı yeniden kurmaya, Allah'ın yaratılış ayetlerini inceleyip araştırmaya sürekli davet ettiği halde;

Maalesef biz bu ayetleri yeterince okuyup gereğini yapamadık. Allah'ın ayetlerini hep eksik okuduk. Bu üç kitabı birlikte okuyunca gerçek alim oluyordu insan. Bu nedenle Allah, Kur'an'da buna dikkat çekerek, Allah'tan en çok alimler korkar(hayret-haşyet anlamında) diyordu.

Fatır suresi 27-28.Ayetlerde; “Görmez misin, Allah'ın gökyüzünden nasıl su indirdiğini (ve toprağı nasıl dirilttiğini) Böylece biz onunla, renkleri değişik meyveler çıkardık. Dağlardan da beyazlı, kırmızılı, renkleri farklı ve siyahlı (çeşitli madenlere ulaşan) yollar. (kıldık)   İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan renkleri böyle değişik olanlar vardır. Kulları içinde ise, Allah'tan ancak alim olanlar (yaratılış sırlarını ve sorumluluklarını çok iyi kavrayanlar) içleri titreyerek-haşyet- korkar. Şüphesiz Allah üstün ve güçlü olandır ve bağışlayandır.” Kur'an'da bir çok yerde “renkleriniz ve dilleriniz de birer ayettir” diyordu Rabbimiz.

Allah bu ayetlerle canlılar alemini inceleyen Biyolojiyi, insani ve sosyal bilimleri, semayı inceleyen astronomiyi öğrenmemizi istiyordu. Gerçek bir alim ancak öyle olunurdu.

Medreseler, İlahiyatlar dini okullar ve genelde İslam alemi, Allah'ın sözlü Kitabı olan Kur'an ayetlerini açıklayan tefsir, hadis, vb. ilimlerle daha çok uğraştılar; fen bilimlerini ihmal ettiler. Böylece Bilimsel gelişmelere yabancı oldular, taassup ve kaba softalık gelişti. Müslümanlar bilim ve teknolojide gelişmeler gösteremedikleri için de diğer milletlerin istilasına ve sömürüsüne kurban oldular.

İşin bir acı tarafı daha var ki, yine İslam dünyası olarak, batı tarzında bir toplum kurma adına giriştiğimiz tüm modernleşme hareketlerinde Kur'an'ı bir köşeye koyduk, Onu Camiye hapsettik, dinden ve Kur'an hakikatlerinden uzak bir anlayışla ve sadece fen ve felsefeyle uğraştık. Yani Allah'ın yaratılış ayetlerini açıklayan fen bilimlerini, Allah'tan bağını kopararak öğrendik, birer İlahi ayet niteliğinde mesajları göremedik, fen bilimlerine anlamsız kuru bir bilgiler olarak  baktık ve ezberledik. Bunun cezasını da çektik. Çocuklarımız dinden uzak, batak bir hayata daldılar, dine şüpheyle baktılar, İslam dünyasının düşmanlarının da çok hoşuna gittti bu durum, hemen işe koyuldular, İslam ülkelerini terör, bölücülük ve kan gölüne dönüştürdüler. Gerçek bilim de yapamadık. Öz benliğinden, inancından ve kültüründen kopan bir nesil başarılı olamazdı ki zaten.

Dünyamızı mamur edemediğimiz gibi ahiretimizi de sıkıntıya sokmuştuk.

İlimleri dini ve dünyevi diye ayırmaya gerek yoktu. Bu üçünü ayırdığınızda zihin parçalanıyor ve hakikati bulamıyordu insanlık. Bugünkü modern bilim bu bütünlüğü parçalamıştır. Bu nedenle yolunu bulamıyor, tereddüt ve şaşkınlık içindedir. Modern bilimlerin dini bilgiyi ilim olarak kabul etmemesi başlı başına bir pozitivist yaklaşım ve problem olarak insanlığı anlamsızlık girdabına itmişti. Maalesef bundan biz Müslümanlar da etkilendik. Dini bilgiyi ve fen bilgisini ayırdık.  Medereselerde fıkıh, tefsir, vb. dini bilgi okuttuk, okullar da sadece fen dersleri okuttuk, kopuş da böyle başladı.

Halbuki aklın nuru funun-u medeniyedir (fenler); kalbin ziyası ise ulum-u diniyedir.(din ilimleri) İkisinin imtizacıyla(birleşmesiyle) hakikat tecelli eder. Sadece fen ilimleri okuyanlar dinde şüpheci, sadece din ilimleri okuyanlar da gelişime kapalı ve tutucu olabiliyorlardı.

10. yy. Bağdat, Halife Memun zamanında, Müslümanlar aldıkları ülkelerin kütüphanelerinde Yunan-Grek kültür eserleriyle (Aristo, vb.) karşılaşınca ne yapacaklarına karar veremediler. Bir kısmı tercüme edelim bir kısmı da bu küfür kitaplarıdır yakalım dediler. Halife Memun, iki cephe olan bu alimlere, iddialarıyla ilgili rapor hazırlama görevi verdi. Birinci gurup ilim ehli, Çin'de de olsa alın hakikatiyle, kitapların tercüme edilmesinin vacip olduğunu söyledi, ikinci grup da kafa karıştırır gerekçesiyle haramdır şeklinde rapor verdi. Halife Memun hemen tercüme edilsin kararını verdi. O günün şartlarında dünyanın ilim merkezi sayılacak Beytül Hikme'yi (hikmet evi) kurarak, burada tercümelere başlattı. Her tercüme kitap ağırlığında mütercimlerine altın verdi.

Böylece Endülüs ve İslam medeniyetinde önemli bir adım atılmış olmuştu.

İslam toplumları olarak, farklı tarihsel dönemlerde iniş ve çıkışlarımız hep oldu. Dinizi doğru anlayıp yaşadığımızda hep terakki edip ilerledik. Kur'an'a aykırı yaşadığımız dönemlerde ise bağnazlık ve cehalet bataklıklarında süründük.

Peygamber döneminde yaşanan asr-ı saadeti ve tarih içerisinde kurduğumuz Endülüs İslam medeniyetini yeniden ihya edecek, insani ve medeni erdemler, medeniyetimizin genlerinde açığa çıkmak için beklemektedir.  

R.Garudy'nin dediği gibi, bize düşen görev, atalarımızın yaktığı ateşin külleriyle avunmak yerine, küllerin altında duran kor ateşi alevlendirecek odunlarla ateşi yeniden tutuşturmaktır.

Selam ve sevgilerimle.

 

Bünyamin BAYRAM

Maarif Müfettişi

Eğitim ve Denetim Uzmanı

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61318)
24 Ağustos 2020 Pazartesi 11:42
Yapmamız gereken asıl okumaları ve tefekkürleri güzel ele almışsınız tebrikler..kainat,kuran ve insan.. insanın kendini vahyin gölgesinde iyi okuyup anlaması.. Allahın kelam sıfatında gelen Kuran'ı efendimizin tarif ettiği şekilde okuyup anlaması..hem kainat kitabını bunlarla beraber okuyup iyi anlayıp tefekkür etmesi müminin en önemli şiarıdır...hakiki ubudiyetin özü bu okumalardan geçer..Efendimiz, bahsettiğiniz kuran, kainat ve insanın kendini okumasını en güzel şekilde uygulayıp bize en güzel biçimde talim etmiştir..
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61238)
20 Ağustos 2020 Perşembe 23:46
İnşaa olmaz, 'inşa'dır o. Garudy kim ki acep? Garaudy olmasın?
Mederese de olmaz, 'medrese'dir o. Metinde çok sayıda hata mevcut. Uzmanlıktan önce imlâ kurallarına bir baksanız iyi olur.
Beğendim (2) Beğenmedim (1)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61264)
21 Ağustos 2020 Cuma 22:21
@Misafir Kullanıcı Teşekkür ederim, imla konusunda bazen ihmalkarlık yapıyorum, biraz daha dikkatli olmak gerekiyor. Selamlar
Beğendim (0) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61179)
19 Ağustos 2020 Çarşamba 16:40
4 illahi kelam ayni seyi söyler bizi aldatan bizden deyildir
Peki bizler ne kadar dürüstüz birbirlerimize
Beğendim (4) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61177)
19 Ağustos 2020 Çarşamba 16:37
Asli 4 kitaptir peygamberler vasitasiyla bütün insanliga inmistir
3 nün hükmü kalmamis tek hüküm veren yüce kuran olmustur
Bizler kuranin üzünü anlamini anlamadigimiz sürece bir yere varamayiz kuran sadece ölülere yada mezar alemine. inmemistir.mutlaka onlarada okuyacagiz ama kuran yasayan bütün yaratilisa bütün canli mahlukata indirilmistir.
Ilk Emir oku deyilmidir .
Bütün insanlar birdir hepimiz ademin cocuklariyiz siyahin beyaza beyazin kirmiziya karsi bir üstünlügü yoktur üstünlük ancak takva iledir
Bizi aldatan bizden deyildir
Saygilar sevgiler
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61175)
19 Ağustos 2020 Çarşamba 16:21
Mükemmel tesbitler sayın abim herkesin okuyup iyi anlaması dileğiyle
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61174)
19 Ağustos 2020 Çarşamba 16:20
Hocam,
Üç kitap demişsin,
İki kitaptan bahsetmişsin.
Üçüncüsü kayıp mı?
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61209)
20 Ağustos 2020 Perşembe 00:29
@Misafir Kullanıcı Kainat canlilar bütün evren iste o yüce kuranda gecmektedi
Akli olan nasibini alir
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61187)
19 Ağustos 2020 Çarşamba 19:20
@Misafir Kullanıcı Kur'an, kainat, insan-canlılar
Beğendim (1) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_61165)
19 Ağustos 2020 Çarşamba 13:15
Mükemmel tesbitleri,elinize ve yüreğinize sağlık
Beğendim (3) Beğenmedim (0)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın