Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
29 Kasım 2020 Pazar
14 °C Güneşli
Misafir Kalem
Belirtilmemiş

Hayat Eve Sığar! Ama...

26 MART 2020 PERŞEMBE 13:58
2
4898
0
AA aa

Sait AYDEMİR yazdı...

COVİD-19'un Çin'in Wuhan kentinde görülmesi, Dünyanın en büyük ekonomilerinden birine sahip olan Çin'i sarstığı gibi, zaten var olan ekonomik krizin küresel çöküşe dönüşmesine de engel olamadı. Bu çöküş tüm kesimleri hatta en fazla vatandaşları etkileyecek gibi görünse de kapitalist ekonomiyi yok edeceği gerçeğini gözler önüne sermektedir.                                 

Kapitalist ekonomi son kırk yıldır etkin talebin anahtarı haline geldi. Sermaye giderek artan oranda talep ve ihtiyaç güdümlü durumda. COVİD-19 ile birlikte güncel kapitalist tüketiciliğin son moda biçimine dair çoğu şey mevcut koşullar altında işlevsiz. Telafi edici tüketicilik dürtüsü köreldi. Bu da gösteriyor ki, sosyoekonomik anlamda yeni bir dünya yapısı bizleri bekliyor. Bu durumu fırsata çevirmek isteyecek olan kapitalist ekonomi iyi bir örgütlenme ile tamamen yok edilebilir. Unutulmamalıdır ki, dünya yeni bir düzene muktedir, tabi dünya halkları bu gerçekliğin farkında olurlar ise... COVİD-19'un doğuracağı ekonomik sonuçlar şimdi bir kenarda dursun, biz sosyal yaşantılarımıza ve neler yaptığımıza bir bakalım.

“Evde kal, hayat eve sığar” gibi yaratıcı sloganlar aslında bu anlamda farkındalığa davet etse de vatandaşları, birde bizi realist olmaya davet eden bir pazarcı kardeşimiz var. Ne demişti o kardeşimiz? ‘Evde kalırsam eve kim ekmek götürecek? Faturaları kim ödeyecek? Ben öğrenciyim, masraflarımı nasıl karşılayacağım?' gibi sorularla farklı ve doğru bir noktaya değinmişti.

Örneğin; içinde bulunduğumuz durumda, kimlerin evden çalışabileceği, kimlerin çalışamayacağı gibi bir sorun mevcut. Bu sorun toplumsal ayrıştırmayı keskinleştirmenin yanında kimlerin kendini izole etmeye ya da karantinaya almaya ayırabilecek yeterli bütçesi olduğu sorusunu da beraberinde getirmektedir. Bu sebeple vatandaşın beklentilerini de karşılayabilecek yeni bir paket acilen açıklanmalı ve sokağa çıkma yasağının elzemliği üzerinde ciddiyetle düşünülmelidir.

COVİD-19 ne kadar sınıfsal farklılık gözetmiyor gibi görünse de, gelişim sürecinin sınıfsallaşmış durumda olduğunu, işçi sınıfının yine ön cephede yer aldığını görmek mümkün.

Neo-liberalizmim dünyayı terk etmeye hazırladığı bu süreçte, iyi bir örgütlenmenin yanında toplumun da bazı kalıplarından kurtulması gerekiyor. Örneğin; “Allah'ın dediği olur, Allah'tan gelen baş göz üstüne” gibi söylemlere ithafen; bilimin ve aklında Allah'tan geldiğini hatırlatmak, yaşanılan sorumsuzlukları Allah'a havale edilmesine izin vermemek gerek. Ayrıca farkındalık eylemleri espri malzemesi edilmemeli, şov haline dönüştürülmemelidir. Üretmek ve bilmişlik taslamak yerine bizlere düşen, uzmanları dinleyip söylenenlere riayet etmektir.

Altını çizeceğimiz bir başka husus da, hemen her toplumsal vakada bir kahraman yaratma çabasıdır. Farklı vakaların farklı meslek gruplarını bir nebze de olsa daha fazla ön plana çıkardığını biliyoruz. Şu an kahraman ilan edilen sağlık emekçilerinin, daha önce maruz kaldıkları şiddeti yine basın açıklamalarında ne denli aşağılandıklarını unutmadık! Umarım bu kutsama ve bu günler unutulmaz... Yine bu sebeplerin sağlık çalışanlarında kalıcı kahramanlığa değil, iş farkındalığının yaşamın geri kalanında da sürmesine vesile olmasını temenni ediyoruz.

Niyetimiz iyi olsa da, yardımlaşma ve dayanışma konusunda holigan bir tavır sergileyerek onun da hakkını veremiyoruz. Konvoylar eşliğinde bir hastanenin acil kapısını gasp etmek korkunç bir sonuca sebebiyet verebilirdi. Bu şekilde durumu şova çevirmek, eğlence devşirmek açıkçası çok sağlıksız ve talihsiz bir destek oldu. Umuyoruz ki, bir daha böyle sorumsuz davranışlarla karşılaşmayız. Evet, her işi ehline bırakıp dua edelim eyvallah! Ama yerel yönetimlerinde dua senfonisinden kurtulup ihtiyaç sahibi aileleri belirlemeleri ve derhal bu anlamda harekete geçmeleri gerek. Hastanelerin durumu ile ilgili de sorulacak onlarca soru var tabi, o da ayrı bir konu.

Biz yine sağlık emekçileri nezdinde; market çalışanlarını, duyarlı esnafları, tekstil işçilerini, zor şartlarda çalışan çağrı merkezi emekçilerini ve en önemlisi bütün virüsleri içinde barındıran çöpleri toplayan kutsal emekçilerimizi de alkışlıyor, onlarla dayanışma içerisinde olduğumuzu belirtiyoruz. Son olarak sağlık emekçilerinin bir kısmına önerimdir; sosyal medyayı çok aktif kullanmanız, sizleri iş sorumluluğu gerçeğinden uzaklaştırabilir. Bir süre mesafeli olmanız sizler içinde daha iyi olacaktır.

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın