Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
13 Aralık 2019 Cuma
°C
Yılmaz Ekinci
yekinci07@hotmail.com

Siyasi Ve İdari Sistemimizde Son Viraj: Yeni Hal

12 TEMMUZ 2018 PERŞEMBE 22:19
8
2526
2
AA aa

İnsanoğlu çevresini idrak ettiğinden beri, nerede hata yaptığını ve tökezlediğini sorgulayan tek varlıktır dersem mübalağa etmiş olmam. Her birimizin kendimize, çevremize ve devlet düzenine ilişkin fikirlerimiz olabilir ve birbirimizden  çok farklı şekilde  arz etmiş de olabiliriz. Önemli olan görüşlerimizi  meşru kanallarla ifade etmeye çalışmaktır. 

Değişimi ve dönüşümü istemenin  yanında mevcut yapıyı az bir maliyetle  değiştirmek büyük  bir meziyet gerektirir.

Türkiye'de değişimin hep verili yapılardan kaynaklandığını ve yine devlet endeksli elitler tarafından gerçekleştirildiğini unutmamak gerekiyor. Bunun tarihsel bir geçmişi vardır. 

Devlet, hem gelişmenin önünde engel, hem de değişimin katalizörü olagelmiştir. Bu bize özgü bir devlet geleneğidir. Bizim dışımızdaki  toplumlarda bu fazla görülür bir durum değildir.

Ülkemizde  tarihsel açıdan bir ilk/e imza atıldı. İdari sistemiz kan dökülmeden (darbe, ayaklama ve iç kargaşa yaşamadan ) milletin reyiyle  değişti/ Değişiyor / Ve değişecek de... 

Yapılan hamle tarihsel açıdan doğruydu ve kaçınılmazdı. Mevcut idari yapıyla Türkiye'nin bölgesinde başat bir aktör olamayacağı açıktı. 

Bu değişimi anlamlı kılan iki özellik vardır. Birincisi idari/ kamu düzenine ilişkin değişimi içermesi ve ikincisi ise siyaset etme ve siyasi yapıya ilişkin kapsayıcı değişimi kapsamasıdır. 

Hiçbir yöneticinin ve siyasetçinin cesaret edemeyeceği şeyi Sayın Recep Tayyip Erdoğan yapmıştır. Büyük bir kararlılık ve cesaretle bu değişimi gerçekleştirmiştir. Tarih bunu hanesine öyle de yazacaktır. 

Bu değişimle birlikte, belki siyasi hayatımızda marjinal fikirler, çıkışlar ve kişiler varlıklarına uzun süre  devam edeceklerdir, fakat marjinalizm  bir daha dirilmemek üzere  toprağa gömülmüştür.

Demokrasinin önündeki engelleyici, vesayetçi ve bürokratik  yapılar bu değişimle birlikte  tarihin çöplüğüne atılmış oldular. 


Bu değişim olmasaydı, bırakın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun kılına bile dokunulmazdı. Bu değişiklik bile büyük bir yeniliktir.

Bir kamu yönetim uzmanı olarak idari sistemde yapılan  küçük bir değişikliğin  ne kadar meşakkatli olduğunu  çok iyi  bilirim.

Başkanlık sistemini  önemli  kılan özellik ise  "beni kimin yönettiğine" dair özneyi  tesbit etmesidir.  Ülkemizde gerçek anlamda hiçbir zaman parlamenter sistem belirleyici olamamıştır. Siyasi elitlerin, "İktidardayız ama muktedir değiliz" bahaneleri bu yapıyla tarihe karışmıştır. 

Kim ne derse desin yapılan bu değişim, bir devrimdir.

Bu değişimi diğer  modernleşme hareketlerimizden  farklı kılan bir özelliği daha vardır. Cumhuriyet kurulduktan sonra  yapılan ilk  sistem değişikliğidir !

Bütün devrimler, süreçler sancılıdır. Mutlaka  bu değişimin de eksik tarafları  vardır ve olacaktır. Şunun iyi bilinmesi gerekiyor: İnsana mahsus olan hiçbir şey hatadan   münezzeh değildir.  Yürütme, yasama  ve denetim mekanizması arasındaki dengelerin belirsizliği, yerel demokratik yapıların güçsüzlüğü bu eleştirileri haklı çıkarmaktadır. Bütün bu eleştirileri doğru kabul etsek  bile "kervan yolda düzelir " atasözümüze  kulak vermemiz gerekir diye düşünüyorum.

Bu değişimle birlikte, Türkiye'de  siyaset gütmek isteyen her aktör veya siyasi parti ister istemez  değişimden doğrudan etkilenecektir. CHP mevcut yapısıyla gidemeyecektir. İsmi dahil olmak üzere değişime maruz kalacaktır.

MHP, bu değişimin önünde kilit parti olarak yer almıştır.  Eğer değişimi ve dönüşümü iyi okursa ileri dönemlerde oyun kurucu olacaktır. 

HDP, PKK'nın şiddet sarmalından kurtulursa, demokratik siyasi yapının önemli  figürü olacaktır. 

İyi Parti gerekli olan çıkışı yapmış, fakat istenilen performansı gösterememiştir. Daha çok değişerek, dönüşerek kentlileşmiş orta sınıflara hitap edebilir bir pozisyona evrilecektir.

Türkiye'de toplumsal mühendislik anlamında siyasi ideolojizmler bitmiştir. Fakat Türkiye'de ideolojik anlamda devletin amentüsü olan milliyetçi damar, muhafazakar ve evrensel değerlerle yüzyüze gelip değişime uğrayacaktır. Gelişme ve değişim, toplumsal taleplerle doğru ilintili olacaktır.

Yeni Hükümet Sisteminin ülkemize, milletimize hayırlara vesile olmasını diliyorum.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_35516)
22 Aralık 2018 Cumartesi 19:39
devrim niteliğindeki başkanlık sistemini gördünmü ? ülkeyi ne hale getirdiniz muz cumhuriyetine dondu yargı yok yasama yok ekonomik kriz almış başını gidiyor enflasyon pahalılık zamlar milleti yedi bitirdi. dünyaya rezil ettiniz ülkeyi devrimi çok güzel yapmışsınız tebrikler.bu eleştirdiklerim gerçekleri köşenizde yazmazsınız nasilsa bir günde ulkenin gerçek sorunu olan ekonomiyi.yargıyı kötüye giden gidişatı yazın
Beğendim (2) Beğenmedim (0)Cevapla
Misafir Kullanıcı (@Misafir_30008)
13 Temmuz 2018 Cuma 18:21
Yeni sistemde yürütme-yargı-yasama erkleri arasında denge ve denetlemede çok büyük sıkıntılar yaşanacağı aşikardır.Bunun doğruluğunu zaman teyit edecektir....inşallah yanılan ben olurum...
Beğendim (4) Beğenmedim (0)Cevapla
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın