KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
05 Şubat 2023 Pazar
-4 °C Kar
Hakim Bayraktar
bingolonline@hotmail.com

Termal tekelleşme ve satılan geleceğimiz!

10 OCAK 2016 PAZAR 18:40
0
3888
0
AA aa

 Hafta sonu, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası ile Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası arasındaki “Kardeş Oda” protokolü imza töreni için Afyonkarahisar'daydık. Dört Bakanın katılımıyla gerçekleştirilen törende imzalanan bu protokol, çatışmalı bir süreçten geçtiğimiz bugünlerde hem anlamlı bir mesaj niteliği taşıyordu, hem de ekonomik alandaki işbirliklerinin sağlanmasında önemli bir yer tutuyordu.

Hele ki, Afyonkarahisar Organize Sanayi Bölgesi'ndeki işletme ziyaretlerimiz, yatırımda doğru adımlar ve imkânların verimli değerlendirilmesi konularında ciddi fikirler oluşturmuştu. Sanayi şehri değildi. Ama yine de başarılı işlere imza atılan bir OSB idi. En azından, bizim OSB'nin yanında sanayi kenti gibi duruyordu. Bingöl'de OSB'de hiçbir yatırım yapmadan yer kapma yarışı varken, adamlar ihtiyaçları olan arazide binalarını dikip yatırımda yarışmışlar! İki dönüm üzerine kurulabilecek yatırım için devletten 10 dönümlük arazi alıp gerisini konmanın hesabına girmemişler! “Adı OSB olsun da, nasıl olursa olsun”  mantığıyla hareket etmemişler!

Ziyaret ettiğimiz bir sucuk ve pastırma üretim tesisindeki ilgili kişinin “Etimizi sadece Afyon'dan tedarik etmiyoruz. Kars'tan bile hayvan alıyoruz” söylemesi karşısında “Bizim hayvanımız var ama sadece kavurmayla yetiniyoruz” diye mırıldanabilmiştim sadece…

Bir diğer işletme ise şekerleme fabrikasıydı. Sıra dışı bir hammadde gerektiren bir işletme değildi elbette. “Her yerden temin edilebilecek bu hammadde ile hayata geçirilen üretim, Bingöl OSB'de neden yok?” diye de düşündüm. Kısmen benzeri işletmemiz var olsa da, bu kapsamda neden bir tesisimiz kurulamıyor? Bu da ayrı merak konusu!

Yine mermer rezervi bakımından önemli yeri bulunan ve sanayisini önemli oranda mermercilik üzerine kuran Afyonkarahisar, artan mermer işletmeciliği sayesinde hem rezervini işleyebilmiş, hem de ülkede mermerin merkezi haline dönüşebilme başarısını ortaya koymuştu.

Ve gelelim asıl ve can alıcı konumuza!

Malumunuz, son yıllarda termal turizmin merkezi haline gelen Afyonkarahisar'da teşviklerin de katkısıyla her geçen gün yeni bir işletme kurulmuş ve kamplar, tatiller ve dinlenme amaçlı seyahatler tümüyle bu bölgeye kaymış durumda.

Bingöl ile Afyonkarahisar arasında birçok benzerlik bulunsa da, ana benzerlik noktamız termal kaynaklarımız.

Fakat Afyonkarahisar bu anlamda Bingöl'ü fena sollamış. Şehrin her köşesine bir termal otel kurulmuş, ciddi bir turizm potansiyeli yakalanmış vaziyette. Bizim buradaki gibi kaynaklar şahıslara satılıp ipotek altına alınmamış, aksine, İl Özel İdaresi ile Belediyenin ortak şirketi üzerinden herkese adil ve ücretlendirmesine göre kaynak sağlanıyor.

Bingöl Eski Valilerinden İrfan Balkanlıoğlu, termal turizm konusunda hayalini şöyle anlatıyordu; “Termal oteller yaptıralım, getireceğimiz suyla aynı zamanda şehrin ısıtmasını sağlayalım. Hatta, seracılığı geliştirip bu sıcak suyu seraların ısıtmasında da kullanalım.”

İrfan Bey, bu hayalini Bingöl'de gerçekleştirememişti ve ne hikmettir ki, Bingöl'den Afyonkarahisar'a tayin olmuştu. Ve görmüştü ki, hayalleri orada çoktan gerçeğe dönüşmüştü bile!

Çünkü Afyonkarahisar'da kurulan ısı merkezinde toplanan üç ayrı termal kaynak buradan otellere dağıtılıyor, kurulan seraların ısıtılmasında kullanılıyor, hatta şehrin yüzde 30'u bu suyla ısıtılıyor. Ve su, hiçbir şekilde heba edilmiyor. Kullanılan su yer altına aktarılıp yeniden ısıtılmış şekilde yüzeye çıkartılıyor. Bu devir dayım devam ettikçe ısınma probleminin çözümüne katkı sağlanıyor.

Peki, termal kaynakları bulunan Bingöl'de durum ne?

Tek kelimeyle özetlersek “içler acısı” diyebiliriz.

Ama biraz açacak olursak, şu sitem dolusu sözleri sarf etmekten kaçamayız!

Bingöl'de termal kaynağın yıllardır tek kişinin tekelinde olması, Bingöl'ün gelişimine vurulmuş en büyük darbedir! Devletin de kendi ayağına sıkan tarafını görmekte fayda var. Yıllarca İl Özel İdaresi tarafından kiraya verilen tesis, sonunda Bingöl Üniversitesi'ne devredilse de, yine beklenenin ötesinde bir tablo ortaya çıkmadı! Yıllardır iki ayrı havuzda içimizi ısıtıp, havuz işletmeciliğini termal turizm diye yutturuyorlar. Hastalığına şifa arayanların havuz girdikten sonra yüzünde çıkan yara bereyi de hatırlatmayayım…

Yani anlayacağınız, bu kafa yapısı ve “peşkeş çekme kültürümüz” var oldukça, biz daha çok bekleyecek, iki tane havuzla mutlu olmaya çalışmaya devam edeceğiz!

Oysa bu kaynakların bulunduğu Ilıcalar Beldesi'nde inşa edilecek 3-5 tane kapsamlı termal otel, bu şehre hayat verebilirdi. Tabi otel dediysek, mevcutlar gibi değil! Hem modernizasyonu, hem de profesyonel işletme mantığı itibariyle “kalite” kokmalı!  Suyun arta kalanıyla da, bırakın şehri ısıtmayı, seracılığı geliştirip ısıtmasında kullansak da kâfidir.

Böyle bir tesisleşme olması durumunda, hem Bingöl'de yaşayanlar özellikle hafta sonlarını buralarda değerlendirebilir, hem de bölge illerinden ciddi bir yerli turist akışı sağlanabilir.

Hatırlayanınız vardır! 2009'da Hacılar Köyü'nde 70 santigrat derecede bir su bulunmuş ve ne yazık ki, bu su da herkesten habersiz bir şekilde Maden Tetkik Arama (MTA) tarafından 470 bin dolara aynı kişiye satılmıştı. Belli bir süre içerisinde yatırım yapması şartı da vardı ama sanırım o da çoktan unutuldu!

Sonuç olarak;

Bingöl'ün en güçlü kalkınma hamlelerinden biri termal turizm sektörüne hayat vermekle mümkün olabilir. Lakin su kaynaklarını birilerine peşkeş çekmek yerine, devlet eliyle kurulmuş ama özel sektör işletme mantığıyla işleyen şirketler vasıtasıyla hem tekelleşme önlenebilir, hem de birden fazla kişinin bu alanda yatırım yapmasına olanak sağlanabilir. Afyonkarahisar örneği önümüzde duruyor. ‘Kardeşlik Protokolü” de bu bilgi ve işbirliği paylaşımı için önemli bir fırsattır. Bu sebeple, protokolün gerçekleşmesinde emeği geçenleri kutluyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Buna rağmen halen adım atılamıyorsa, kimse kusura bakmasın ama bu da şehir olarak bizim basiretsizliğimiz sayılır.

Un var, yağ var, bir zahmet helvayı da yapalım artık.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın