KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
04 Ekim 2026 Pazar
Hakim Bayraktar
bingolonline@hotmail.com

Parçalanmış Bir Gücün Hikâyesi: Daraheni!

18 MAYIS 2026 PAZARTESİ 00:04
22
2516
12
AA aa

Cumartesi günü Zikte SURKAP öncülüğünde İstanbul'da önemli bir buluşma gerçekleştirildi.

Zikte ailesi mensuplarının bir araya geldiği program, sıradan bir hasret giderme toplantısından çok daha derin bir anlam taşıyordu. Çünkü o ortamda sadece insanlar buluşmadı; yıllardır konuşulamayan kırgınlıklar, bastırılmış sitemler, kaçırılmış fırsatlar ve geleceğe dair kaygılar da aynı masaya oturdu.

Yapılan konuşmaların ortak noktası ise tek bir soruda düğümleniyordu:

“Neden birlik olunamıyor?”

Aslında bu soru sadece bir aileye ait değildir.

Bu, bizim coğrafyamızın kaderine dönüşmüş büyük bir sorudur.

Yeri gelir bir şehri küçültür, yeri gelir bir ilçeyi kendi içine hapseder, bazen de aynı toprağın çocuklarını birbirine yabancı hale getirir.

Bir Gençli, diğer adıyla Darahenili olarak kendi coğrafyamın fotoğrafına baktığımda, ekranı karartan en büyük gölgenin dışarıdan değil, içeriden düştüğünü görüyorum.

Çünkü Genç'in asıl problemi imkânsızlık değil, ortak akıl üretememektir.

Biz yıllardır büyümek için değil, birbirimizin büyümemesini sağlamak için enerji harcadık.

İlçeye dönünce bölgeler ayrıştı…

Bölgelere girince köyler ayrıştı…

Köylere inince aileler birbirine mesafe koydu…

Sonunda ortaya güçlü bir toplum değil, birbirini tüketen küçük iktidar alanları çıktı.

Oysa medeniyet dediğimiz şey, aynı toprağın çocuklarının birbirini ezmesi değil; birbirini tamamlamasıdır.

Bizde ise çoğu zaman şu refleks hâkim oldu: “Ben kazanamıyorsam, o da kazanmasın…”

İşte bir memleketi sessizce çürüten cümle tam olarak budur.

Bugün dönüp geçmişe baktığımızda şunu çok net görüyoruz; Genç, insan kaynağı bakımından fakir bir ilçe değildi hiçbir zaman.

İş insanları vardı, okumuş insanları vardı, bürokraside yetişmiş isimleri vardı, kalabalık bir nüfusu vardı… Ama ortak hedefe yürüyebilme iradesi yoktu.

Çünkü biz liyakati konuşurken bile çoğu zaman adaleti değil, yakınlığı merkeze koyduk.

“Ehliyet mi?” dedik…

Ama iş dönüp dolaşıp bizim kapıya geldiğinde “bizim çocuk” refleksine teslim olduk.

Halbuki bir memleketi ayağa kaldıran şey akrabalık değil; adalet duygusudur.

İbn Haldun'un çok çarpıcı bir sözü vardır:

“Bir toplumu ayakta tutan şey adalet, yıkan şey ise taassuptur.”

Biz ise yıllarca aidiyetleri büyütüp ortak aklı küçülttük.

Her seçim döneminde aynı manzarayı izledik.

Onlarca isim ortaya çıktı. Herkes kendi bölgesini, kendi çevresini, kendi ailesini merkeze koyarak bir denklem kurmaya çalıştı.

Kimse dönüp şu soruyu sormadı: “Bu memlekete kim gerçekten hizmet eder?”

Daha kötüsü ise şuydu! Bir isim öne çıktığında onu desteklemek yerine önce nasıl aşağı çekileceği hesaplandı.

Sonra da dönüp: “Neden Genç siyasette güçlü değil?” diye hayıflandık.

Bir sohbette paylaşılan tespit hâlâ kulaklarımda çınlıyor:

“Gençliler aday alamıyor. Çünkü herkes birbirinin önünü kesmeye çalışıyor. Parti merkezleri de bu tabloya bakıp ‘Bunlardan birini seçersek diğerleri küser' diyerek ilçeyi tamamen devre dışı bırakıyor.”

Acı mı?

Evet.

Ama hakikatin en sert tarafı şudur: Dağınık toplumlar masada güçlü oturamaz.

Birbirine güvenmeyen topluluklar, başkalarının karar verdiği kaderleri yaşamaya mahkûm olur.

İşte bu yüzden Genç yıllardır bazen kıyısından geçtiği fırsatları tam anlamıyla yakalayamadı.

Çünkü içeride birlik oluşmadan dışarıda güç olunmuyor.

Şunu artık açık açık konuşmanın zamanı gelmiştir:

Genç'in kaybetme sebebi rakiplerinin güçlü olması değil, kendi içinde ortak bir irade oluşturamamasıdır.

İstanbul'daki toplantıda Halit Sanır dostumun verdiği örnek bu yüzden çok kıymetliydi.

Kiğılılar ve Adaklılılar, belki her zaman siyasetin merkezinde olmadılar ama özellikle İstanbul'da ciddi bir dayanışma kültürü oluşturdular. Belediye meclislerinde, bürokraside, ticarette ve sosyal hayatta birbirlerine omuz vererek büyüdüler.

Kapıları tek tek çalmak yerine birlikte yürüdüler.

Çünkü onlar şunu fark etti:

Bir insanın gücü sınırlıdır ama bir topluluğun iradesi, kader değiştirebilir.

Ne yazık ki Genç'te uzun yıllardır eksik olan şey tam da budur.

İş insanlarımız var ama kopuk…

Kalabalık nüfusumuz var ama ortak hedef yok…

Siyasi potansiyelimiz var ama ortak refleks yok…

Hal böyle olunca siyasette gücü olmayanın bürokraside de ağırlığı olmuyor.

Ve açık konuşalım…

Genç bir gün gerçekten birlik olursa, sadece bir ilçe olmaktan çıkar.

Bingöl siyasetinde dengeleri değiştiren bir aktöre dönüşür.

Asıl korkulan şey de budur.

Çünkü bugüne kadar parçalanmış bir Genç tablosu herkesin işine geldi.

Birbirine düşen yapılar kolay yönetildi.

Ayrışan topluluklar kolay yönlendirildi.

Birbirini tüketen insanlar ise başkalarının gücüne güç kattı.

Ama tarih bize şunu gösteriyor:

Bir toplum kendi içindeki kavgalardan kurtulduğu gün, kaderini değiştirmeye başlar.

Necip Fazıl'ın dediği gibi:

“Bir toplumun çöküşü, düşmanlarının gücüyle değil; kendi içindeki çözülmeyle başlar.”

İşte bizim de önce kendi içimizdeki çözülmeyi durdurmamız gerekiyor.

Artık yeni bir siyasal ahlâka ihtiyaç var.

Önce bölgeler kendi içinde konuşmalı.

Sonra herkes daha büyük bir masada ortak bir akılda buluşmalı.

Kişisel ihtiraslar değil, memleket menfaati öne çıkarılmalı.

Ve en önemlisi…

Birileri artık fedakârlık yapmayı öğrenmeli.

Çünkü herkesin lider olmak istediği yerde toplum ayağa kalkamaz.

Bazen geri çekilmek de hizmettir, bazen susmak da memleket sevgisidir, bazen bir adım geri atmak da toplumun önünü açmaktır.

Şayet birileri hâlâ kendi siyasi ikbalini memleketin geleceğinin önünde tutuyorsa bilinmelidir ki; o anlayış Genç'in geleceğine omuz değil, yük olur.

Gençliler artık şunu anlamalıdır:

Bizim başkalarıyla kavga etmeye ihtiyacımız yok.

Bizim kendi içimizdeki ayrışmayı yenmeye ihtiyacımız var.

Çünkü kendi içinde kenetlenmiş bir toplumu dışarıdan kimse yok sayamaz.

Yakında yine seçim süreçleri başlayacak! Yine bölgecilik konuşulacak, yine aşiret hesapları yapılacak, yine aile nüfusları üzerinden siyaset kurulacak…

Ve biz yine aynı hataları yaparsak, birileri Ankara'nın yolunu tutarken biz birbirimize bakmaya devam edeceğiz.

O yüzden artık karar verme zamanı gelmiştir.

Ya herkes kendi küçük hesabının peşinden gidip Genç'i zayıf bırakacak…

Ya da herkes biraz fedakârlık yapıp güçlü bir iradenin parçası olacak.

Çünkü bu saatten sonra mesele bir kişinin kazanması değildir.

Mesele; Genç'in artık kaybetmemesidir.

Son sözüm şudur:

Gençliler bir olursa sadece bir seçim kazanmaz.

Özgüven kazanır, itibar kazanır, söz hakkı kazanır, masada ağırlık kazanır.

Ve o gün geldiğinde, yıllardır Genç'i dağınık görmek isteyenler ilk kez gerçekten endişelenmeye başlayacaktır.

Çünkü birlik; sadece omuz omuza durmak değildir.

Birlik, aynı kaderi birlikte yazmaya karar vermektir.

Bir dipnot da düşmek isterim;

Son dönemlerdeki eğitim atılımları ve aile birliğinin sağlanması için önemli çalışmalar yapan Zikte SÜRKAP'ı, Kıymetli Başkan Mehmet Atalay'ı ve yönetimi ile tüm aile mensuplarını da tebrik ediyor, muvaffakiyetler diliyorum.

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119031)
20 Mayıs 2026 Çarşamba 13:51
Üstadım; Birlik ise neden Genç in tamamını kapsayıcı bir platform değil de sadece belirli bir bölgenin platformu? Daha baştan zaten ayırım olmuş olmuyor mu? Söz konusu platforma son derece saygı gösteriyor ve taktir ediyorum. Bu bölgesel bir platform ve Genç ilçesinin tamamını kesinlikle temsil etmiyor.
İyi niyetle başlayan bu tür oluşumlar, maalesef zamanla bazılarının şahsi gelecekleri için birer basamak haline geliyor. Bu durum insanlarda rtık güven kaybı oluşturmuş.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119029)
20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:02
Başta eline kalemine sağlık bazen yıllarca anlatmaya çabalamaya çalıştığın şeyi kaleme döktüğünde çok şeyi değiştirebilirsin umarım bu yazıdan biraz da olsa birleşmenin ne kadar büyük bir aşir olduğumuz anlaşılmıştır. Gerçekten artık birbirimize kenetleme zamanı gelsin artık o eski günlerdeki gibi teşekürller.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119028)
20 Mayıs 2026 Çarşamba 08:56
Bir Gençli olarak söylüyorum toplum Hz. Musa (as) ile yahudi milletini özetliyor. İnsanları öne sürerler arkasından çukur kazarlar. İlla ki başlarında bir çoban bulunsun. Kendi fikirleri kendi yaşantılarını başkalırının iki dudağı arasına bırakıyor. Yediğinin helal mı haram mı olmaksınız yeterki günü tamamlayayım ertesi gün Allah büyük. Cehalet desen en belirgin özelliğimiz devlet dairelerinde kı işleyiş. İçeriden giren kendi aşiretindeyse işlem tamam yabancıysa muamele kanun ve nizam üzerine. Kurumlara adam yerleştirme gayreti. Medyatiklik ü
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119021)
19 Mayıs 2026 Salı 18:59
Torpil devrani olduğu sürece.
Bu millet bu akılla . Yürüdüğü sürece.
Bu memlekete hiç birsey olmaz.
Yani Devamke
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119019)
19 Mayıs 2026 Salı 15:06
Ufkumuzun ötesine bakmaya cesaret edemediğimiz sürece, elimizde kalan tek şey yerel bir dar görüşlülük olur
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119011)
18 Mayıs 2026 Pazartesi 23:04
Konu siyaset değil fabrika yok eski hükümlü yüz ise alınmıyor uz ne yapalim cozum bulmqk.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_118997)
18 Mayıs 2026 Pazartesi 10:07
Darheni yeniden küllerinden doğuyor kimsenin şüphesi olmasın
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119026)
20 Mayıs 2026 Çarşamba 08:47
@Misafir Kullanıcı Adamın mı milletvekil adayı.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_118992)
18 Mayıs 2026 Pazartesi 08:49
Siz Gençliler arasında birlik istiyorsunuz Genç bir milletvekili çıkarsın yeter ve bununla ne kadar küçük düşündüğünüzü gösteriyorsunuz , büyük resmi görmüyorsunuz , bu tarzınızla Genç' Bingöl'ün karşısında konumlandırıyorsunuz ve birlik derken kendinizle çelişiyorsunuz.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_119027)
20 Mayıs 2026 Çarşamba 08:48
@Misafir Kullanıcı 3 milletvekili Genç ilçesinden çıkarılsa hiçbirşey değişmez memleket geri gider ileri gitmez bundan emin ol. Gölgesini beğenmeyen bir milletiz
Misafir KullanıcÄ (@Misafir_118991)
18 Mayıs 2026 Pazartesi 01:06
Sevgili dostum ve Bingöl'ün ilk haber portalı Bingöl online ile memlekete katkı sunan gazetecisi olarak bu güzel analizi yapmandan dolayı seni şahsım adına tebrik ediyorum.
Bizim büyük bir özveri ile yaptığımız çalışmaları da biz talep etmediğimiz halde özverili bir gazeteci gibi takip edip haber yapmandan dolayı da teşekkürler kardeşim.
Ben Mehmet Atalay Zıktê Sürkap platform Başkanı olduğum gün kardeşlerime şunu ifade ettim önce somut adımlar atıp kendi itibarımızı sağlamamız sonra ailemizin memleket için bir değer olduğunu göstermeliyiz.
Misafir Kullanıcı (@Misafir_118990)
18 Mayıs 2026 Pazartesi 00:36
Bu kadar çekişmeli bir halkın bir araya gelip ortak paydada buluşması imkansız.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın