Evrenselliğin yerelliği ve yerelliğin evrenselliği karşısında devletin konumu/2Devletin zuhuru, insanlık tarihi ile eşdeğerdir. Devletin tarih sahnesinde görünürlüğü insanın ortak alanda hareket etmesiyle birlikte var olmuştur. Vatandaşına “güven vermek” ve “güven içinde yaşatmak” devlet olmanın bir gereği ve aynı zamanda meşruiyetin temel kaynağıdır. Devlet, “ haklı olanın hakkını haksızdan alan” aygıttır. Yani haklı olanın hakkını koruyan, haksız olana karşı da müeyyideler ortaya koyandır. “Adalet” ve “ ceza” kavramı devletin sosyal hayatta görünürlüğünün ifadesidir. İnsanlar devletin bu iki özelliğine bakarak onun meşruiyetini pozitif veya negatif anlamda değerlendirmede bulunurlar. Evrensel devlet anlayışı bütüncüldür ve fıtrat üzerinedir. Yerel devlet anlayışı, sosyolojik olgulardan ziyade ve fiktif değerler üzerinde varlık bulur. İdeolojiktir ve jakobenisttir. Bu iki parametrelerinin dışında yer alan yerli ve mili devlet ise hakem olan, hakim olan ve herkese aynı uzaklıkta davranan ve herkesi kapsayan nizam'ül alem ülküsünü sembolleştiren ideal devletin beş ana görevi vardır. -Hukuki normları vaz'etmek ve uygulamak. Kanuni dayanaklar perspektifinde kurallar koymak, uygulamak ve müeyyidelerde bulunmaktır. Bir İslam aliminin değişiyle hukuk/şeriat, “kişinin kendi lehinde veya aleyhinde vuku bulacak hadiseler hakkında bilgi sahibi” olmasıdır. Müğlak, müphem ve keyfiyete müsaade etmeyen kuralları tesis etmek ideal devletin temellidir. -Mülkiyet hakkını korumak. Alın terinin ürünü olan helal kazancı her türlü tecavüzlerden korumak ve güvence altına almaktır. Devlet, herhangi bir düşünceye taraf olduğunda orada gelişme olmaz. Başka bir tabirle, herkesin aynı düşünceye ve görüşe sahip olduğu yerde gelişme ve ilerleme de olmaz. Herkes aynı şeyi düşünüyorsa, orada hiç kimse düşünmüyor demektir. “Hakikat zıtlıkların çarpışmasından doğar” der, Hz Ali.
Devlet, ortak iyiliğin, güzelliğin ve doğruluğun adresidir. Devlet, olaylar ve olgular karşısında taraf değil hakem olmalıdır.
Halkla temasın en az olduğu fakat kaynaşmanın en fazla olduğu bir sistem, ideal bir sistemdir. Başka bir tabirle devlet ile toplum arasında ilişkinin en az düzeyde cereyan ettiği yönetim, en iyi yönetimdir. Yani beşeri hayatta devletin hiçbir varlığı görülmeyecek fakat varlığı her yerde hissedilecek şekilde olmalıdır. YORUM YAZIN
|
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ 16 Şubat 2026 Kötülüğün Sıradanlaşması, Devletin Ölümü ve Deccal'in Görünürlüğü02 Ocak 2026 Kabuktan Kimliğe/ Kimlikten Hakikate İnsanın Yolculuğu01 Aralık 2025 Entelektüel mi? Kime 'entelektüel' denir?08 Kasım 2025 Yeni dünya düzeni ve New York'taki seçimin dip akıntısı bize neyi anlatıyor?
|