KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
29 Mayıs 2024 Çarşamba
°C
Yılmaz Ekinci
yekinci07@hotmail.com

Giden'e gazel

22 KASIM 2016 SALI 16:19
0
4853
2
AA aa

“Soluk soluğa; dörtnala koşan,

koşarken ayaklarını yere vurarak ateş çıkaran,

sabah erken baskın yapan,

orada tozu dumana katan

ve düşman topluluğunun ortasına dalan

Atlara ( gidenlere) and olsun ki ”,

iyiliği emredip kötülüğü nehyedenlere, zalim bir kavmi görüp de onlardan uzaklaşanlara ve  uzaklaşıp gidenlere selam olsun !...

Gitmek, kopup geldiği şeyin yokluğunu yaşamaktır. Bizde kalan O'nun yokluğunu aramaktır.

Gitmek, insan varlığının içine ekilmiş olan bir vuslat tohumudur. Zaten hayat da varlığa yönelmiş  bir yolculuktur. Bu yolculukta en nihai yolculuk ölümdür. Hiç bir içsel ve dışsal faktör onu erteleyemez ve etkileyemez. İnsan nereye giderse gitsin, onu da beraberinde taşıyıp  götürecektir. Onun için “ölüm geldiğinde biz yokuz”der, filozof.

Gitmek, gecenin granit kokan renginde bir dostun mesajıyla uyanmaktır. İki kolunu açıp uzayın sonsuzluğunda derin bir nefes alıp ve yıldızlara göz kırpmaktır.

Gitmek, bilinmedik bir zamanda ve bilinmedik bir mekanda bütün duygu ve düşünceleri geride bırakarak gözlerden uzaklaşmaktır.

Gitmek, bir şeyleri keşfetmenin sarhoşluğunu yaşamaktır. Bir hayal dumanı içinde hiç tanımadığın insanların ülkesine  hicret etmektir.       

Gitmek, kendi gerçeğiyle başbaşa kalmaktır. Tüm yaşanmışlıklara, önyargılara “hayır!” diyebilmektir. Tüm verili kimliklerin dışında kendi varlığıyla hemhal olmaktır.  

Üstad Şair Sezai Karakoç'un  değişiyle: 

“Herkes gibi olmak, olmayacak bir şey

Herkes gibi olmak, olmamak gibi bir şey”

Ancak böylesi anlardan sonra insan kendi gerçeği dışında ötekilerle temas kurabilir. Kendi kabilesi dışında başka kabilelerle hemhal olabilir.

Gitmek; bildiğin, öğrendiğin, birlikte bir ömür geçirdiğin yerleşik kavramların bir işe yaramadığını idrak etmektir. Yaşamın yeniden anlam kazanabilmesi için insanın kendi iç dünyasında ördüğü duvarları yıkması ve yaşamış olduğu dünyanın dışında yeni dünyaların olduğunu keşfetmesi gerekiyor.  

Zamanı geldiğinde gitmeyi bileceksin. Makamdan, mevkiden firar etmeyi bileceksin. Kalmakta ısrar edersen; kirlenirsin, yükün ağırlaşır, pas tutar kalbin. Onun için bir kuş kadar hafif kalmak istiyorsan, hayatı güzelleştireceksin ! Yoksa   şairin  bedduasına muhatap  olursun.

“Biz dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun” / Y.Emre

“Eğer böyle gidecekse dünya kalanlara haram olsun”/ S. Eyüpoğlu

Gitmek, kendi içinde rönesansı yaşamaktır. Kendini yeniden okumaktır, tanımaktır, anlayıp  görmektir. Kendisine ait olmayan fakat varlığının devam etmesine  imkan tanıyan nesnelere köle olmamaktır.

Gitmek, kendisine ait olmak ve  kendisini yeniden  keşfetmektir. Yaşadığı müddetçe özne kalabilmektir.

Gitmek, zamanı duymaktır. Zamanı duymadan yaşamak, gitmek değildir. İnsan, şartların biçimlendirdiği  ortamın bir ürünü değil, o ortamı dönüştürdüğü anda “eşref'ül mahlukat” makamına yükselir… Mekana çakılı kalmak, mekan dışında düşünmemek, gelişmeyi ve büyümeyi engeller.

Yaşayanlar, zamanı sabit parametrelerle ölçmezler; biyolojik bir veri olarak ele alırlar. Günümüzde zaman, güneşin hareketine göre ölçülmektedir; halbuki zaman insanın iç saatine göre geçmektedir.

Gidenler ve hicret edenler, sabit ve mekanik saate bağlı kalmadan yaşayanlardır. Büyük ruhlar, yere (mekan) ve zamana (süre) bağlı kalmadan yaşarlar. İnsan ile bitki arasında en büyük fark budur. Bitkiler, coğrafi koşullara bağlı ken insanlar bu koşullara bağlı kalmadan,  hatta bu koşulları dönüştürerek yaşarlar.

Gitmek, arınmaktır. Eğer insan yaşadığı yerde varlıklar aleminde bir özne olamıyorsa ve  iç dünyası katılaşmış ve donmuş ise; uzaklara, çok uzaklara gitmelidir...

Ve dünya, bir yer ile sınırlandırılamayacak kadar güzeldir. İçimizde ördüğümüz dünya, bizi biz kılamaz; farklı kültürel coğrafyalara atılan her bir adım bizi yeni heyecanlara garkeylemelidir. Her renk, her çiçek bizi sonsuza değin uzaklara götürmelidir.

Gitmek, herşeye fani gözü ile bakmaktır. İnsan, bu kainatta bir gezginci misali gibidir; çeşitli hanlardan geçer, diğer varlıklarla temas kurar, temaşa eyler ve  onlarda anlam bulur. İnsan, kozasından çıkmaya çalışan bir kelebek gibi - ana rahminden koptuğu gün gibi - yeni bir dünya ile tanışmanın sarhoşluğunu yaşar. Onun için gitmek, arınmaktır. Kendini  ve başkalarını keşfetmektir; varlıklar aleminde anlam bulmaktır.

Önsöze ekleyebileceğim son sözüm:

Gidenlere selam olsun !

 

 

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Maruf ARABOĞA (@Misafir_20076)
30 Kasım 2016 Çarşamba 13:26
Eğer bana son kez sormuş olsalardı
O zaman çok şeye, Eyvallah derdim
Eyvallah;
Bazen kabullenmek,
Bazen boş vermek,
Bazen de yol vermek.
Sonunda rahata ermek,

Gidenlere Eyvallah Yılmaz Abe
Biz yolvermedik boşverdik.
Recep Anuk (@Misafir_20061)
28 Kasım 2016 Pazartesi 10:38
Yüreğinize sağlık Yılmaz Abi, Selam ve Muhabbetle..
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın