KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
17 Mayıs 2026 Pazar
°C
Bünyamin Bayram
binbay12@hotmail.com

Tevhid formüllerinden imana ulaşmak!

17 MAYIS 2026 PAZAR 22:41
0
74
0
AA aa

Kur'an-ı Kerim; kâinatı, dünyayı, canlıları ve özellikle insanı, Allah'ın varlığı ile birliğini gösteren birer İlahi mektup, mesaj ve sanat eseri (ayet/kanıt) olarak takdim eder. Bu bürhanların İlahi kaynağa nasıl işaret ettiğini anlamak için zihinsel bir örgüye, hikmete ve olaylara doğru bir bakış açısına ihtiyacımız vardır.

Biz bu çıkarım yöntemlerini "Tevhid Formülleri" olarak niteleyebiliriz. Nasıl ki ham verileri matematik formüllerine işleyerek kesin sonuçlara ulaşıyorsak; bu Tevhid formüllerini de evrendeki olgulara uygulayarak iman hakikatine ulaşabiliriz. Hz. Musa'nın asasını vurup su çıkarması gibi, biz de bu formüllerle baktığımız her şeyden bir "iman suyu" çıkarabiliriz.

Kur'an, bizi bu düşünce biçimine davet eden yüzlerce örnekle doludur:

Gökyüzünün bir tavan gibi korunması, Güneş'in ısı ve ışık kaynağı, Ay'ın ise bir takvim kılınması; gece ve gündüzün birbirini takip ederek dinlenme ve çalışma dengesini kurması; gökten inen suyla ölü toprağın canlanması bu formüllerdendir. Ayetlerde sıkça geçen "Akletmez misiniz?", "Düşünmez misiniz?" gibi sarsıcı hitaplar, her şeyin ardındaki ölçü, düzen, denge ve hikmete dayalı bu Tevhid formüllerini okumamızı emreder.

Sebeplerin Acziyeti ve Sonuçların Muhteşemliği Formülü

Dünya üzerindeki varlıkların oluşumunu sağlayan sebeplere baktığımızda; toprak, hava, su, güneş, atomlar, elementler, sıcak ve soğuk gibi etmenlerle karşılaşırız. Bu nedenlerin ortak özelliği; aciz, zayıf, şuursuz ve cansız olmalarıdır. Ancak bu basit etmenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan sonuçlar muazzam birer şaheserdir. Sebepler ve sonuçlar arasındaki bu çelişki ve zıtlık, bu uçurum varlıkların görünen sebeplerinin, o varlıkların var oluşunda asıl ve hakiki bir etkiye sahip olmadığını açıkça kanıtlar.

Biyokimya Hayat Nasıl Ortaya çıktı?

Biyokimya, canlılık nedir hayat nedir bunu araştırır. Anlamaya çalışırken bunu anlamanın mümkün olmadığını görünce, biyokimya canlılardaki olayları anlayıp açıklamak durumunda kalmıştır.

Canlar alemi muazzam bir dünya, canlılarda moleküller, proteinler ve nükleik asitler oluşur. Bunlar canlı değiller. Ancak bir araya geldiklerinde hayat ortaya çıkıyor, işte bilim bunu anlamakta zorlanıyor.  Eğer bir yaratıcı ilim olmaz ise bunları nihayetsiz akıllı kabul etmemiz gerekiyor.

Ancak Allah denir.

Bundan dolayı bazı biyokimyacılar diyoruz ki, proteinlerin akıllı olması lazım. Çünkü o kadar muazzam iş yapıyorlar, halbuki kendi başına akıllarının olması da yetmiyor. Her biri büyük koordinasyonun parçasıdır. Diyelim ki proteinler akıllı. Ama akıllı olmaları da yetmiyor, o vucudun bütünün genel durumuna göre hareket etmesi, onları tamamlaması veya eksiltmesi gerekiyor, yani bütününden de haberdar olmanız lazım. Bu büyük koordinasyon için ilahi güç gerekiyor. İşte bu nedenle Allah diyoruz.

Evren ve İnsanın karşılaştırılması:

Muazzam ve düzen içinde bir kainatta yaşıyoruz ve dünyamız saniye şaşırmadan dönüyor.

Bu aleme rağmen insan bu alemden daha harika mucizevi bir varlık.  İnsanda 37 trilyon hücre olduğu tahmin ediliyor. Evrende 2 trilyon galaksi ve her galakside milyarlarca yıldıza karşılık, insanda 37 trilyon hücre,her hücrede 200 trilyon atom var. İnsan bu evrenin küçük bir misali, ama kainattan daha harika.

Ekolojik denge:

Şimdi mesela bizde oksijen miktarı %21'dir. Değişmiyor, artmıyo. Halbuki oksijen alan canlılar var, karbondioksit veren, karbondioksit verip oksijen alan canlılar var.  Buna rağmen denge bozulmuyor. Fazla olsa yangınlar artacak, az olsa hayat bitecek, dengeyi görüyor musunuz?

Bahar geldiğinde yeryüzünün canlanmasını düşünelim: Kupkuru, dilsiz ve sağır bir topraktan; rengi, kokusu, tadı ve vitaminleri bizim biyolojik ihtiyacımıza tam uyumlu olarak üretilen kavunlar, karpuzlar, sebzeler fışkırır. Bizi tanımayan, ağız tadımızı bilmeyen şuursuz tabiat veya kör bir kuvvet-enerji, serseri bir tesadüf, yahut mutasyon ve doğal seleksiyon gibi bilinçsiz evrim mekanizmaları bu harika eczaneyi ve mutfağı asla organize edemez. Bu maddi sebepler canlılığı izah etmekte yetersizdir; demek ki arka planda sonsuz bir ilim, irade ve kudret işlemektedir.

Örneğin bir üzüm salkımını ele alalım: Tohum kuru, toprak karanlık, asma çubuğu odunsu ve serttir. Ortada sadece basit bir su ve mineraller vardır. Fakat o kuru daldan, adeta birer bal tulumbacığı gibi zarif üzüm taneleri sarkar. Üstelik bu tatlı sular dağılmasın, bozulmasın diye her bir tane doğal ve koruyucu bir kabukla mükemmel şekilde ambalajlanmıştır.

Uzaydan bir yabancı gelse ve ona bu harika meyvenin şu karanlık topraktan ve kuru odun parçasından kendi kendine çıktığını söyleseniz, aklınızla alay eder. Aynı mantığı; mühendislik harikası geometrisiyle nar tanelerine, C vitaminiyle kışın imdadımıza yetişen portakala, içindeki süte hiç toprak karıştırmayan Hindistan cevizine veya inek/koyun memesinin kan ve fışkı arasından çıkan halis süte de uyarlayabiliriz.

Mantıksal Çıkarım: Şuursuz, basit ve aciz sebepler; şuurlu, sanatlı ve hikmetli işler yapamaz. Öyleyse bu etmenleri kontrol eden, perde arkasında her şeyi sevk ve idare eden sonsuz bir İlim ve Hikmet Sahibi vardır.

İnsan Sarayı ve Hücresel Bütünlük Formülü

Kur'an, insanın bir damla sudan (nutfeden) aşama aşama yaratılış mucizesine sıklıkla dikkat çeker. Anne karnındaki döllenmeden sonra oluşan zigot ve embriyo, ilk haftalarda sadece basit bir hücre bölünmesiyle çoğalır. Ardından biyolojide "hücre farklılaşması" denilen mucizevi bir süreç başlar: Aynı kökten gelen hücrelerin bir kısmı sertleşip kemik olurken, bir kısmı saydamlaşıp göz merceğini, bir diğeri ise elektrik sinyallerini ileten beyin dokusunu oluşturur. Dokuz ayın sonunda o basit sudan; konuşan, düşünen, özleyen, ağlayan, gülen, hüzünlenen, sorgulayan, akıllı ve medeniyetler inşa eden, estetik algısı olan ve erkek ile dişi olarak birbirini tamamlayan harika bir İNSAN ortaya çıkar.

Basit ve değersiz (hakir bir su) bir başlangıç (sebep), muhteşem ve paha biçilemez bir neticeye, “Ahsen-i Takvim” (güzel ve kıvamında) olan insana dönüşmüştür.

Bu mikro âlemdeki organizasyon, makro düzeyde bütünsel bir sistemi doğurur. Genetiğinde yapımızla ilgili milyonlarca bilgilerin DNA sında kodlandığı ve vücudumuzun yapı taşları hükmünde olan hücrelere bakalım: Vücudumuzdaki trilyonlarca hücre; dokuları, dokular organları, organlar ise tam bir uyum içinde insan bedenini meydana getirir.

Aklımıza şu soru geliyor: Nasıl oluyor da trilyonlarca hücre böyle bütünsel bir uyumu yakalayarak insan bedeninin oluşmasını, o mükemmel sistemi sağlıyor?

Bunu bir analojiyle açıklayalım: Bir binanın tuğlaları, çimentosu, demiri ve camları kendi başlarına hareket ederek; "Hadi bir araya gelelim de şuraya mükemmel bir saray yapalım, mutfağı şurada, pencereleri burada olsun" diyemezler.

Aynen öyle de, ilim ve kudret sahibi bir yaratıcı mimar olmadan, atomların ve hücrelerin kendi başlarına bir araya gelerek "insan binasını" inşa etmeleri akıl dışıdır.

Sonuç

Yaratıcı, kâinatın her köşesine bu Tevhid formüllerini nakşetmiştir.

Böyle aciz, cansız ve şuursuz etmenlerden şuurlu bir iş yapmalarını beklemek veya bu olayları sağır tabiata, kör kuvvete/enerjiye, serseri tesadüf olan kendiliğinden oluşuma, şuursuz evrim mekanizmalarına havale etmek akılla bağdaşır mı?

Bizler varlıkların ön yüzünü (maddi ve fiziki yapısını) gözümüzle okurken; arka yüzündeki sanatı, anlamı, hikmeti ve mesajı ise akıl, kalp ve iman gözüyle (basiretle) görürüz.

Böylece tüm bu eserlerin asıl “Sanatkârını tanıma” bahtiyarlığına ulaşırız.

Göz sanatı görüp de basiretimiz (akıl ve kalp gözümüz) Sanatkârı görmezse, bu durum çok acayip ve garip düşmez mi? İnsanlık adına en büyük körlük olmaz mı?

Selam ve sevgilerimle…

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın